Mar 11

Özellikle gençlik dönemlerinde hemen hemen herkes akne problemi ile karşılaşmıştır. Bazıları bu dönemden fazla etkilenmeden birkaç sivilce ile dönemi atlatabilirken, bazıları bu dönemde çok daha büyük sıkıntılar çekmektedir. Akne ile mücadelenin çeşitli yolları vardır. Akne mücadelesinde kullanılan sivilce ürünlerinde genelde AHA, PHA ve Niasinamid maddeleri bulunur. Şimdi sizlere bu konu ile ilgili kaynağı iletiyoruz.

Akne (sivilce) gençlerin % 85-90’ı gibi çok büyük bir oranda görüldüğü için dünyada “akne salgını” olarak tanımlanıyor. Özellikle erken dönemde “uygun metotlarla” akne oluşumu önlenmez ya da var olan akne lezyonları giderilmezse, ciltte kalıcı kusurlar ortaya çıkabiliyor.
Genç erişkinlerdeki sivilce görülme oranı %95 ila %79 arasında değişiyor. 20’li yaşlardan sonra kadınlarda akne görülme oranı erkeklerden fazla… Yaşları 26 ile 45 arasında bulunan kadınlarda akne görülme oranı %42.

Sivilcelerden kurtulmak çok da kolay bir iş değil. Her gün yüzlerce çözümsüz çözüm ile karşılaşıyoruz. Peki sivilce ile mücadele ederken nelere dikkat etmelisiniz? Konuyla ilgili derin bilgi birikimine sahip olan Mikro–Gen Ar-Ge direktörü Dr. Altuğ Barut ve Farmakognozi ve Fitoterapi Derneği üyesi Dr. Özgür Göknel öncelikle sivilceden kurtulmanın birkaç günde başarılabilecek bir iş olmadığını kabul Devamını Oku…

Eki 25

Ergenlik Sivilcesi (Akne)

Sivilce özellikle gençlik yıllarında sıkça görülen problemlerden birisidir. Sivilce yani akne pek fazla dikkate alınmamasına rağmen ileride estetik olarak görüntüyü bozabileceğinden eğer sivilce sorununuz fazla ise bir doktora başvurun.

Uzmanlar, genellikle 12-24 yaş arasında ve bazen 40 yaşlarında bile görülebilen sivilcenin (akne) hastanın yüzüyle oynaması, kaşıması ve sıkmasıyla ciltte kalıcı izler bırakabileceğini belirterek, sivilcenin tedavisinin doktor kontrolü ile yapılması gerektiği konusunda uyardı.
Deride bulunan yağ bezlerinin hastalığı olan sivilcenin (Akne) hafife alınmaması gerekmektedir. Akne oluşumunda ciltte bulunan bakteriler, iltihabi reaksiyon, yağ bezi hücrelerinin sayıca artması ve birbirlerine yapışmaları gibi 4 faktör etkilidir. Açık-kapalı komedonlar (siyah-beyaz noktalar), papüller (kırmızı kabarıklıklar), püstüler (iltihaplı sivilceler), kist ve nodüller, sebumun gelişimini sağlar. Kişinin yüzüyle oynaması, sıkması, kaşıması, iz kalma riskini artırır. Akne uzun süren bir hastalıktır, dolayısıyla uzun sürebilecek tedavi gerektirir. Akne tedavi edilmezse iz kalma riski artar , akne deri hastalığıdır ve tedavisinin cilt hastalıkları doktoru tarafından yapılması gereklidir. Akne vulgaris, infantil akne, akne konglobata, pomad aknesi, deterjan aknesi, akne rosasea, tropikal akne, meslek aknesi, endokrin akne ve akne ekskoriye gibi çeşitliliği bulunan sivilcenin pek çok kişi tarafından bir hastalık olarak görülmemesi, akneli hastaların doktor olmayan kişilerce değerlendirilip yanlış uygulamalara maruz kalmalarına neden olmaktadır. Sonuç olarak hastalar, uzman hekimlerin karşısına oluşmuş izlerle ve/veya iz bırakma eğilimi gösteren aknelerle çıkmaktadır. Topikal (harici) ilaç tedavisi, oral (ağızdan) ilaç tedavisi, ısı ve ışık yöntemleri ile tedavi edilebilir. İlaç tedavisi kişiye göre değişir. Bu nedenle arkadaştan, komşudan ilaç tavsiyesi almak yanlıştır. İlaç seçimini uzman hekim, hastanın yaşına, cinsiyetine, sivilcelerin şiddetine, yaygınlığına göre yapar.