<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>McrGrup Sağlık &#187; boyun fıtığı</title>
	<atom:link href="http://www.mcrgrup.com/etiket/boyun-fitigi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mcrgrup.com</link>
	<description>Sağlığınız İle İlgili Herşey Burada</description>
	<lastBuildDate>Fri, 10 Feb 2012 21:16:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Boyun Fıtığı Ameliyatı</title>
		<link>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/boyun-fitigi-ameliyati.html</link>
		<comments>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/boyun-fitigi-ameliyati.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Dec 2009 13:06:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Arkadan yapılan ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[boyun fıtığı]]></category>
		<category><![CDATA[boyun fıtığı ameliyat çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[boyun fıtığı ameliyatı]]></category>
		<category><![CDATA[boyun fıtığı ameliyatı nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[boyun fıtığı ameliyatı yapılışı]]></category>
		<category><![CDATA[boyun fıtığı tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Önden yapılan ameliyat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mcrgrup.com/?p=796</guid>
		<description><![CDATA[boyun fıtığı sıkça karşılaşılan problemlerdendir. Özellikle fazla ilerlemediğinde fizik tedavi ve ilaç tedavisileri ile giderilebilir ama tedavisi gecikmiş ise ameliyat yapılması gerekebilir. Yapılan ameliyatlar&#8230; 1-Önden yapılan ameliyat (anterior girişim): Şayet fıtık alt boyun omurlarındaysa uygulanır.Yani 4.boyun omuru ve altındaki fıtıklarda yapılabilir.Genel anestezi altında,boynun ön tarafından yaklaşık 2-3 cm.lik bir cilt kesisi yapılarak omurgalar arasındaki kayan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>boyun fıtığı sıkça karşılaşılan problemlerdendir. Özellikle fazla ilerlemediğinde fizik tedavi ve ilaç tedavisileri ile giderilebilir ama tedavisi gecikmiş ise ameliyat yapılması gerekebilir. Yapılan ameliyatlar&#8230;</p>
<p>1-Önden yapılan ameliyat (anterior girişim): Şayet fıtık alt boyun omurlarındaysa uygulanır.Yani 4.boyun omuru ve altındaki fıtıklarda yapılabilir.Genel anestezi altında,boynun ön tarafından yaklaşık 2-3 cm.lik bir cilt kesisi yapılarak omurgalar arasındaki kayan kıkırdak alınır. Ameliyat sonuçları çok başarılıdır.Hastayı narkozun etkisi geçtikten sonra aynı gün hastaneden taburcu edebiliyoruz..10-15 gün sonra da işinin başına dönebilir. </p>
<p>2-Arkadan yapılan ameliyat (Posterior girişim): Üst boyun omurlarına önden girilerek ulaşılamaz.Çünkü,önce çene ve yüz yapıları buna engel olur.Üst boyun omurları çenenin ve yüzün arkasında saklıdır.Bu nedenle,üst mesafelere ancak boynun arkasından ulaşılabilmektedir.<br />
Arkadan yapılan cerrahi girişimler oldukça zordur.Boyun omurlarının<span id="more-796"></span> arka kısımlarında bulunan kemik kanatların alınması gerekir.Bu boyun omurilik kanalının arka kısmının tamamen açılması demektir ki,boynun fiziki yapısını oldukça bozmakta ve kişinin ileri ki yaşamında boynu ile ilgili bir takım yapısal bozukluklara neden olabilmektedir.Ayrıca boynun arka kısmındaki kasların büyük oranda tahribat görmesine yol açar. </p>
<p>Bu nedenlerden dolayı,arkadan girişim oldukça zor ve sevimsiz bir işlemdir.Özellikle üst mesafe boyun fıtıklarında ameliyatsız tedavi yöntemlerini ön planda tutuyoruz.Ameliyatı yine son çare olarak düşünüyoruz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/boyun-fitigi-ameliyati.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bel Fıtığı ve Boyun Fıtığı Hastalarının Yapması ve Yapmaması Gerekenler</title>
		<link>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/bel-fitigi-ve-boyun-fitigi-hastalarinin-yapmasi-ve-yapmamasi-gerekenler.html</link>
		<comments>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/bel-fitigi-ve-boyun-fitigi-hastalarinin-yapmasi-ve-yapmamasi-gerekenler.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Sep 2009 17:39:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[bel fıtığı]]></category>
		<category><![CDATA[bel ve boyun fıtığı yapılmaması gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[bel ve boyun fıtığı yapılması gerekenler]]></category>
		<category><![CDATA[boyun fıtığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mcrgrup.com/?p=390</guid>
		<description><![CDATA[Sizlere daha önce bel ve boyun fıtığı hakkında kapsamlı bilgi vermiştik bu yazımızda sizlere doğru bilinen yanlışlardan bel ve boyun fıtığı rahatsızlığı olanların yapması ve yapmaması gerekenlerden bahsedeceğiz. Bel fıtığı da, boyun fıtığı da insanlarımızın kabusu haline gelmiş durumda. Birçok kişi bel fıtığım var, boyun fıtığım var; felç olacağım, büyük abdestimi ve küçük abdestimi tutamayacağım, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sizlere daha önce bel ve boyun fıtığı hakkında kapsamlı bilgi vermiştik bu yazımızda sizlere doğru bilinen yanlışlardan bel ve boyun fıtığı rahatsızlığı olanların yapması ve yapmaması gerekenlerden bahsedeceğiz.</p>
<p>Bel fıtığı da, boyun fıtığı da insanlarımızın kabusu haline gelmiş durumda. Birçok kişi bel fıtığım var, boyun fıtığım var; felç olacağım, büyük abdestimi ve küçük abdestimi tutamayacağım, tekerlekli sandalyeye düşeceğim korkusunda. Erkekler  iktidarımı kaybedeceğim korkusu içinde ve panik<span id="more-390"></span> halinde bir takım yanlış uygulamaların kurbanı oluyorlar.</p>
<p>Şehir efsaneleri<br />
Bel fıtığı ve boyun fıtığı olan kişilere sesleniyorum: Bu söylemler şehir efsaneleridir.<br />
Dikkat ederseniz bu söylemler köylerde ve kasabalarda çok dile getirilmez. Çünkü birçok insan bel fıtığı ve boyun fıtığının var olduğunu bilmeden yaşar. Ancak çok dayanılmaz ağrıları olduğu takdirde doktora müracat ederler. Çoğu “siyatiğim var” der. Siz hiç “siyatiğim var” deyip de siyatikli bacağından felç olan kimseye rastladınız mı? Siz hiç “bel fıtığım var” deyip de iktidarını kaybeden kimseye rastladınız mı? Siz hiç “boyun fıtığım ve bel fıtığım var” deyip de büyük abdestini ve idrarını kaçırana rastladınız mı? Siz hiç tekerlekli sandalyede olup da “ben bel veya boyun fıtığından bu hale düştüm” diyene rastladınız mı?<br />
Gelişen ülkemizde safsataları ve boş lafları bırakıp bunları sorgulamayı özellikle istiyorum. Komşunuzun tavsiyesi ile gidip apandisit ameliyatı yaptırıyor musunuz? Midenizde ekşime veya yanma var diye yine tavsiye ile gidip mide ameliyatı yaptırıyor musunuz? Dişinizi bile artık komşu tavsiyeleri ile çektirmiyorsunuz. Acaba bir tedavisi var mı diye araştırıyorsunuz. Belki estetik ameliyatlarınızı tavsiyelerle yaptırabilirsiniz. Onu da iyi bir plastik cerrah bulursanız yaptırıyorsunuz.<br />
Hatırlayın eskiden mide ve on iki parmak bağırsağı ülserlerinin bir çoğu ameliyat edilirdi. Şimdi kanser olmadıktan sonra etrafınızda “mide ameliyatı yaptırdım” diyen kaç kişiye rastlıyorsunuz? Neden? Çünkü şimdi artık mide ve on iki parmak bağırsağı ülseri tedavi edilebiliyor.<br />
Burada bel fıtığı ve boyun fıtığı olanlar iyi düşünsünler, sorsunlar ve soruştursunlar. Bilimsel tedavilerin dışına çıkmasınlar. Çünkü bilimsel ve aklı başında yapılan tedavilerden zarar gelmez. Sadece ağrıdan dolayı da paniğe kapılıp yanlış işler yapmasınlar.</p>
<p>Ağrı sizi korkutmasın<br />
Her zaman söylüyorum yine söyleyeceğim; ağrı sizi korkutmasın. Ağrı, o çok mükemmel olan vücudunuzun yalan söylemeyen dilidir. O dili de hemen koparmanın yanlışlarını defalarca yazdım. O müthiş sinyalin sizi korumaya yönelik olduğunu hep söyledim. Çok şiddetli olan ağrılar hariç, o sinyalin vücudunuzu hangi tehlikelerden ve yanlışlardan koruduğunu yine hatırlatmak istiyorum.<br />
Şunu da unutmayın, bel fıtığı insan vücudunda 59 hastalıkla karıştırılabiliyor. Bu da benim İstanbul Üniversitesi’nde yaptığım bir çalışma&#8230;<br />
37 &#8211; 38 yıllık hekimim ve bunun 30 yılında özellikle bel fıtığı ve boyun fıtığının tespiti ve tedavisi ile uğraştım. Hastalardan ne felç olana ne de tekerlekli sandalyeye düşene rastladım. Fakat yanlış uygulamalar sonucu bu sorunları yaşayanları da çok sık gördüm ve görmekteyim&#8230;<br />
Ciddi yapılan ve hastanın sorunlarına yönelik uygulanan fizik tedavi ve rehabilitasyon programları ile tedavi mümkündür.</p>
<p>Boyun fıtığı belirtileri</p>
<p>Genellikle hastanın boynunda ve bir kolunda şiddetli ağrı vardır. Ayrıca o koldaki uyuşma ve şiddetli ağrıdan da söz edilebilir. Bazı hastalar sorun yaşayan kolda 1., 2. ve 3. parmaklarında uyuşukluktan bahseder, bazıları ise 4. ve 5. parmaktaki uyuşukluk ve güçsüzlükten. Bazıları da tüm parmaklarında uyuşukluk olduğunu söylerler.<br />
Yalnız burada el bileğinde oluşan bası sonucu (Carpal Tunnel) meydana gelen sorunları birbirine karıştırmamak lazım. Hasta kolunda zayıflama olduğunu fark edebilir de fark etmeyebilir de. Bu yapılacak ciddi bir nörolojik muayene ile tespit edilir. Özellikle nörolojik kusur var mı diye bakılır ve bunun derecesi saptanır. Şayet nörolojik kusur varsa tedavinin hemen başında bu kusurlara yönelik uygulamalara başlanır. Bunlar da rehabilitasyon programlarıdır. Hasta başparmağı ile diğer parmaklarını birleştirebiliyor mu, birleştirebiliyorsa gücü ne kadar? Burada kayıp varsa tedavinin başında bu güçlendirme egzersizleri ile yapılması gereken uygulamalardır. Ayrıca üst ekstremitelerde patolojik refleksler var mı? İlk dikkat edilmesi gereken, hastada spastisite gelişip gelişmediğidir. Şayet gelişmişse bu spastisiteye yönelik uygulamalar başlatılır. Kas gücü kayıpları (atrofi) var ise onun da tespit edilip güç kaybına yönelik tedavi programları devreye sokulur.<br />
Tüm bunlar yapıldıktan sonra hastada düzelmeye doğru bir gidiş görülmezse bu hasta cerrahiye yönlendirilir. Bunun oranı da yüzde 1’dir. Yani 100 hastadan 1’inde cerrahi gereksinim duyulur.</p>
<p>Bel fıtığı belirtileri</p>
<p>Bel fıtıklarına gelince; onlarda da benzer sorunlar bacaklarda görülebilir. Hasta bir veya iki bacağının veya sadece belinin ağrısından bahseder. Yine bir veya iki bacağındaki uyuşukluk hastanın yakınmaları arasındadır.<br />
Hasta uyuşukluğun topuğuna  veya parmak uçlarına doğru geldiğini ifade edebilir. Bu tamamen belde sıkışan sinirin yeriyle ilgilidir. Genelde L4-L5 arasındaki sinirde sıkışma varsa hastanın ayak parmaklarında güç kaybı oluşabilir. Burada da önemli olan bu güç kaybının ileri gitmemesidir. Hekim ve tedaviyi uygulayan fizyoterapistler burada çok dikkat etmelidir. Bunun çok basit bir biçimde anlaşılabilmesi için hasta topuk üstü ve parmak üstü yürütülür. Hasta şayet sorunlu olan bacakta parmak üstü yürüyemiyorsa bu L5-S1 yani kuyruk sokumuyla onun üstündeki omur arasındaki bir sinir basısının varlığını gösterir. Eğer hasta topuk üstü yürüyemiyorsa bu da L4-L5 arasındaki bir basının belirtisidir.<br />
Yani burada sadece ağrı bu hastalıkların tüm şikâyeti değildir. Ağrıdan daha önemli olan yukarıda anlattığım problemlerdir. Bu belirtiler varsa hemen bu konuda yeterli bir hekime müracat edin. İçinizi de çok fazla karartmayın.<br />
Bel ve boyun fıtığından korkmayın, kesinlikle tedavi edilebilecek hastalıklar. Yeter ki zamanında tedbir alın ve tedavinizi yaptırın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/bel-fitigi-ve-boyun-fitigi-hastalarinin-yapmasi-ve-yapmamasi-gerekenler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>11</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Boyun fıtığı korunma teşhis tedavi belirtiler nedenler</title>
		<link>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/boyun-fitigi-korunma-teshis-tedavi-belirtiler-nedenler.html</link>
		<comments>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/boyun-fitigi-korunma-teshis-tedavi-belirtiler-nedenler.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 20 Aug 2009 23:48:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[boyun fıtığı]]></category>
		<category><![CDATA[boyun fıtığı ameliyatı]]></category>
		<category><![CDATA[boyun fıtığı nasıl tedavi edilir]]></category>
		<category><![CDATA[boyun fıtığı olduğumu nasıl anlarım]]></category>
		<category><![CDATA[boyun fıtığı teşhis ve tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[boyun fıtığının nedenleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mcrgrup.com/?p=317</guid>
		<description><![CDATA[Boyun fıtığı sık görülen rahatsızlıklardan birisidir. Sinir sisteminde önemli görevleri olan boyundaki fıtık sinir sisteminin etkileyerek hastada çeşitli sorunlara neden olabilir. Bu yazımızda sizlere boyun fıtığı hakkında çok geniş bilgiler vereceğiz. İşte tüm yönleri ile boyun fıtığı. Boyun fıtığı, boyun omurlarının arasındaki kıkırdağın, omurilik kanalına doğru yer değiştirmesi, çıkması sonucu, kola gelen sinirlere ve omuriliğe [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Boyun fıtığı sık görülen rahatsızlıklardan birisidir. Sinir sisteminde önemli görevleri olan boyundaki fıtık sinir sisteminin etkileyerek hastada çeşitli sorunlara neden olabilir. Bu yazımızda sizlere boyun fıtığı hakkında çok geniş bilgiler vereceğiz. İşte tüm yönleri ile boyun fıtığı.</p>
<p>Boyun fıtığı, boyun omurlarının arasındaki kıkırdağın, omurilik kanalına doğru yer değiştirmesi, çıkması sonucu, kola gelen sinirlere ve omuriliğe baskı yapması ile oluşan hastalığa denir. </p>
<p>Belde olduğu gibi boyunda da fıtık olabilir. Omurları birbirinden ayıran diskler<span id="more-317"></span> yarı eklem sayılırlar. Disk ortasında jel kıvamında bir madde ve bunun çevreleyen yastıkçıklardan oluşur. Bu yastıkçıklardan daha dışta olanlar içtekilere göre serttirler. Yaşın ilerlemesi ve travmaya maruz kalma durumlarında bu yastıkçıklar yıpranmaya başlar. Dıştaki tabaka giderek incelir, ani yapılan ters bir hareket sonrasında yırtılır. </p>
<p>İçteki jel kıvamındaki madde bu yırtıklardan dışarı doğru kayarak, omurilikten çıkıp kolumuza giderek o bölgelere hareket emri veren veya o bölgelerin duyusunu algılamanızı sağlayan sinirimize baskı yapar. Böylece boyun-kol ağrısı ve o kolumuzda uyuşma, karıncalanma, bazen de güçsüzlük hissederiz. </p>
<p>Kıkırdak doku  yıpranıyor. Arkada bulunan küçük eklemler bozuluyor, bunların geçip geldiği sinir delikleri daralıyor. Ve kişide boyun ağrısı, kol ağrısı, elde uyuşma, hatta beyne giden kan damarlarını etkilediği için baş dönmesi, dengesizlik, unutkanlık gibi bir çok şikayetleri de beraberinde getiriyor.</p>
<p>NEDENLERİ</p>
<p>-Trafik kazaları, travmalar, şoförlük, boynu çok etkileyen bir meslek. Frenler, manevralar ve çarpmalar, trafik kazaları,<br />
-Günlük hayatın gerilimleri,<br />
-Boyunun yanlış hareketleri ve yanlış pozisyonları,<br />
-Emosyonel gerginlik, boyun kaslarında zayıflık,<br />
-Yaşlanmaya bağlı kemik yapısındaki dejeneratif değişiklikler<br />
-Boyun kireçlenmesi<br />
-Sık görülen bazı iltihaplı romatizmal ağrılar (Ankilozan Spondilit, Romatoid artrit)<br />
-Fibromiyalji<br />
-Yanlış duruş, psikolojik stres, soğuğa maruz kalmak, yorgunluk<br />
-Uzun süreli bilgisayar &#8211; daktilo kullananlar, sürekli tek noktaya odaklaştıkları için boyun kaslarının yeterince hareket etmemesi sonucu ağrı çekerler.<br />
-Ev işleri, dikiş nakış, temizlik, perde asma, silme gibi bunlar son derece boyun ağrılarını arttıran faktörlerdir.Bu yüzden kadınlarda boyun ağrılarının görülme sıklığı fazladır.Sekreterlik, Öğretmenlik </p>
<p>-Özellikle stres boyun kaslarında kasılmaya neden olur ve boyun ağrısı ve gerilim baş ağrısı ortaya çıkar. Bu şekilde ortaya çıkan ağrılarda kas gevşeticilerin yanı sıra bölgeye yapılan enjeksiyonlar, gevşeme egzersizleri, fizik tedavi yapılması ve antidepresan ilaç verilmesi yoluna gidilir. </p>
<p>Gerilim, stres: Boyun ağrısını artıran ve kronikleştiren en önemli sebeplerdir. Ekonomik, sosyal ve psikolojik sorunlarımız boyun ağrısını artırır. Boyunda sürekli gerginlik ve ağrılı noktalar tespit edilebilir. Gülmek, düzenli çalışmak, sosyal uğraşılar ve hayata bağlılık boyun ağrısına karşı en önemli silahtır.</p>
<p>En üst boyun omurumuz, C1, C2 dediğimiz omur arasından başa giden sinirler çıkmaktadır. Eğer sıkışmışsa, şiddetli baş ağrısı yapabilir. Bir de boyun kasları, aynı zamanda başa yapışan kaslardırda. Bunların da aşırı kullanımı, gergin duruş, çalışma koşullarının ağırlığı, stresin birikmesi, şiddetli boyun ağrıları yapabilir. Çünkü, stresin esas birikimi omuz ve boyundadır. Dolayısıyla baş ağrıları kassal olarak boyundan kaynaklanabilir. C1 sinirinin sıkışmasına bağlı, boynun arkasından başlayıp, kulağa, göze vuran bir ağrı gelişebilir. </p>
<p>BOYUN FITIĞI BELİRTİLERİ </p>
<p>-Ensede ağrı, kas spazmı, boyun hareketlerinde kısıtlılık<br />
-Enseden kol veya kollara bazen art kafaya, göğse ve sırta yayılabilen ağrı<br />
-Kollar ve/veya ellerde uyuşma hissi<br />
-Baş dönmesi, kulak çınlaması, gözlerde sinek uçuşması, bulantı, konsantrasyon bozukluğu gibi semptomlar<br />
-Kol ve/veya ellerde kas gücü azalması (elinden sık sık bir şeyleri düşürme, kavrama güçlüğü)<br />
-Ağrı özellikle gece uykuda aşırı derecede artar</p>
<p>-Omuz ve kollarda ağrı, uyuşma ve iğne batar gibi olması<br />
-Bacak ve kollarda uyuşma veya güçsüzlük<br />
-Mesane kontrolü sorunları<br />
-Bacaklarda dengesizlik veya sertlik<br />
-Boyun omur hastalığı (cervical osteoarthritis), boyundaki omurların üstüne kemik çıkıntılarının oluşmasıdır. Bu yavaşça gelişir ve boyun giderek sertleşir. Kemikler giderek periferik sinir sistemine baskı yaparak omuz ve kollarda ağrılara ve diğer duygulanımlara yol açar. Bu çıkıntılar eğer omuriliğe de baskı yapmaya başlarsa, bacak kasları ile mesane ve bağırsak kasları da etkilenebilir. Boyun zedelenmesi yıllar sonra servikal omur hastalığına dönüşebilir. Ancak genellikle bu hastalık yaşlanmayla ilgilidir. Boyun omurlarının diskleri zamanla yıpranıp incelince dışarı fırlarlar. </p>
<p>KORUNMA</p>
<p>DURUŞ BOZUKLUĞUNUN ETKİSİ<br />
Boyun hiçbir bükülme göstermeksizin, herhangi bir aktivite sırasında ve dönme halinde olmaksızın serbest biçimde ve dikey doğrultuda bakması lazım. Vücudumuzla bakmamız ve okuyacağımız, yazacağımız şeyleri başımızı eğerek, cismi kendimize kaldırarak dikey vaziyette ona doğrultmamız doğru olur. Bütün sistemi buna doğru düzenlemek lazım. Boynu büken, eğen, kaldıran sistemlerden ziyade boynun dik, düzgün kullanma, sistemli şekilde masayı, çalışma koşullarını düzenlenmek lazımdır. </p>
<p>BİLGİSAYAR KULLANIRKEN YAPILAN YANLIŞLAR<br />
Bilgisayar kullanımında, masanın, bilgisayar ekranının, klavyenin ve çalışma, duruş şeklinin mutlaka iyi bir ergonomi uzmanı tarafından kişiye belirtilmesi ve gösterilmesi lazım. Kişinin de bu imkanları sağlaması lazım. İkinci olarak 20 dakikada bir ara verilmeli ama 20 dakikada bir insanın kalkıp ara vermesi çalışma hayatında mümkün değil. Ama 45 dakikada çalışmayı aynı bir ders saati düşünürsek, 45-50 dakikada bir 5-10 dakika verilip, boyun hareketleri yapılır. Şöyle bir gevşeyip, esneyip ve ondan sonra tekrar çalışmaya geçilebilinir.<br />
Mekanik kaynaklı ağrılarda ağrı kesici almanın, yapıcı bir faktör olmamaktadır. Sadece ağrıyı keser, olayı düzeltmez. Dolayısıyla mutlaka olayın esas nedenini saptayıp, buna uygun, kökten kaldırıcı fizik tedavi ve egzersiz, eğer buradaki sorun kötü kullanımsa, onun da mutlaka düzeltilmesi gerekmektedir. Ağrı kesiciyle boyun ağrısını tedavi etmek, hiçbir mekanik ağrıyı tedavi etmek mümkün değil.</p>
<p>TEŞHİS</p>
<p>Kesin teşhis için MR çektirilir. MR&#8217;ın olmadığı yerlerde tomografide iş görebilir.Ancak MR varsa tercih edilmelidir. </p>
<p>MRI: Günümüzde en duyarlı ve en güvenli görüntüleme tekniğidir. Yumuşak dokuyu da göstermesiyle kesin teşhis koydurur. Radyasyona maruz kalma söz konusu değildir. </p>
<p>TEDAVİ</p>
<p>Bu gün  dünyada bel ve boyun fıtığı tedavisinde birden fazla tedavi yöntemi mevcuttur. Buda hastalar ve hatta hekimler arasında bile zaman zaman problemlere yol açmaktadır. </p>
<p>Bugün için bilinen tedavi yöntemleri;<br />
1-KONSERVATİF ( AMELİYAT DIŞI ) YÖNTEMLER</p>
<p>-Manuplatif (elle) tedavi </p>
<p>-Ortopedik yatak istirahati + ilaç tedavisi (ağrı kesici, kas gevşetici, inflamasyon giderici ) </p>
<p>-Traksiyon yöntemleri ve diğer fizik tedavi ajanları</p>
<p>2-CERRAHİ TEDAVİLER&#8217;dir.<br />
Bel ve boyun fıtıklarının çoğu konservatif (ameliyat dışı) tedaviler denen bu ilk üç yöntemden biri veya birkaçı ile iyileşir. Çok az bir kısım hastada cerrahi tedavi gerekir.</p>
<p>Cerrahi tedavi kriterleri şunlardır: </p>
<p>Konservatif (ameliyat dışı ) tedavi yöntemlerine cevap alınamaz ise (4-12 haftada)<br />
-Kol ve/veya bacaklardaki nörolojik bulgularda artma. (Örneğin: İlerleyen kas gücü azalması veya kaybı)<br />
-İdrar &#8211; gaita inkontinansı ( idrar &#8211; büyük abdest kaçırma ) ve süvari yaması tarzı parestezisi (kalça, apış arası, uyluk iç yüzlerinde uyuşma, hissizlik) olan (cauda equida sendromu ) hastalar içindir.</p>
<p>-Manuplatif (elle) tedavi;</p>
<p>Manuplatif tedavi denen elle tedavi, Türk doktorları arasında fazla bilinmeyen bir tedavi yöntemidir. Bu tedavi, klasik masajdan çok farklıdır. Avrupa, Kanada, Amerika Birleşik Devletleri ve Uzakdoğu ülkeleri gibi bir çok ülkede uzun zamandır kullanılmakta ve bir çok okul ile klinikte öğretilmektedir. Bu tedavi sırasında germe, bastırma, döndürme gibi değişik elle tedavi teknikleri hastalıklı bölgeye uygulanmaktadır. Genellikle, tedavi başarılı sonuçlarını 3-7 seansta gösterir. Fakat ağır vakalarda 10-20 seans gerekebilir. Tedavi sırasında herhangi bir ilaç kullanımına da genellikle ihtiyaç duyulmamaktadır. Bu tedavi bel ve boyun fıtıkları, kas spazmları, kontraktürler, ense orjinli baş ağrıları, omurga kilitlenmeleri ve hatta bazı mide-bağırsak rahatsızlıklarında da başarılı sonuçlar vermektedir. Özellikle bel ve boyun fıtıklarının % 95&#8242;i manuplatif (elle) tedavi ile tedavi edilebilir. Bel ve boyun fıtığı, diğer fizik tedavi yöntemleri ile de tedavi edilebilmektedir. Fakat hastalarda, yüksek tansiyon, kalp-akciğer veya şeker hastalığının da birlikte olabilmesi, bu fizik tedavi yöntemlerinin uygulanmasını bazen engelleyebilir. Manuplatif tedavide, genellikle bu hastalıkların bir engel oluşturmamasıda önemli diğer bir avantajdır.</p>
<p>TEDAVİ ŞEKLİ:<br />
Boyun omurları, omurgalarımızın en küçükleridir. Aynı zamanda en üstte olmaları nedeniyle TRAKSİYON, yani boyun çekme için çok avantajlı konumdadır. Şayet boyun fıtığı kolda aşırı kuvvet kaybı, kaslarda erime (Atrofi) yapmamışsa genel olarak ameliyatsız yöntemlere öncelik vermek gerekir. Şayet tedaviye cevap vermezse en son çare olarak ameliyat düşünülmelidir. </p>
<p>KLİNİKLERDE  UYGULANAN TEDAVİ PROGRAMI<br />
Hastaların tedavisi kaplıcada yapılabilir. Bunun nedeni, kaplıca suyunun normal şifa özelliğinin yanı sıra adale gevşetici özelliğini de kullanmaktır. Hastalar 10 günlük tedavi programına alınır.</p>
<p>1-Medikal tedavi: Hastalara yapılan muayeneleri sonucu uygun görülen adale gevşeticiler, antiromatizmal ilaçlar, antiromatizmal kremler verilir. Ağrısı çok olan hastaların tedavisine ağrı kesicilerde ilave edilir. </p>
<p>2-Kaplıca tedavisi: Sabah ve akşam 15-20 dakikalık kaplıca tedavisi uygulanır. Sıcak suda boyun suyun içinde kalacak şekilde belirlenen süre kadar kalınır. 10 gün içinde toplam 21 banyo alınması tercih edilir. Banyodan sonra yarım saat kadar istirahat yapılır. </p>
<p>3-Masaj: Kaplıca tedavisinin hemen ardından profesyonel masörler tarafından boyun masajı yapılır. Bunun amacı; kasılan boyun adalelerinin gevşetilmesi ve yüzeyel kan damarlarının genişletilmesidir. Böylece hastaya ağrı veren kas kasılmaları giderildiği gibi, hasta boyun çekme işlemine de hazırlanmış olmaktadır. </p>
<p>4-Manuel tedavi: Boyun adaleleri tamamen gevşeyen hastalara, manuel tedavi uzmanı, boyun için gerekli traksiyon yani boyun çekme işlemlerini ve diğer manuel (elle yapılabilecek) maniplasyonları yapar.<br />
Bu tedavinin amacı boyun omurlarının arasını açarak yerinden kayan kıkırdağın yerine getirilmesidir. Böylece sinir üzerinde oluşan baskı ortadan kalkmaktadır. Manuel tedavinin ardından hastalar istirahat ederler. Ancak sabah akşam yarım saat kadar yine boyun çekme işlemi uygulanmaktadır </p>
<p>Bu işlem şekilde görüldüğü gibi kapıya asılabilen bir cihazla yapılabilir. Portatif olarak yapılan bu boyun çekme aparatı hasta taburcu edildikten sonra evinde de aynı tedaviyi uygulamasına olanak vermektedir.Yaklaşık olarak bir ay evde boyun çekme işlemine devam edilmektedir. </p>
<p>Bu tedavi boyunca hastalar boyunluk takmaktadırlar.Bunun amacı da, boyun omurlarının aşırı hareket etmesini engelleyerek boynun istirahata alınmasıdır.</p>
<p>SONUÇ: Tedavi programında, medikal tedavi, kaplıca tedavisi, manuel tedavi, masaj, traksiyon birlikte uygulanmaktadır. Dolayısıyla bu kesin bir hücum tedavisi özelliğini taşımaktadır. Bu yüzden etkinliği de çok fazla olmaktadır. Boyun fıtıklarının % 90&#8242;lara varan büyük bir bölümünü ameliyatsız tedavi yöntemleri ile tedavi edebilmektedir. Cerrahi tedavi, yapılan bu tür tedavilere cevap vermeyen, iyileşme göstermeyen hastalara ve ilerleyen nörolojik hasarlar (Adalelerde erime, kuvvet kaybı, refleks kaybı) meydana gelen hastalar için uygulanır. </p>
<p>-Bazı  durumlarda  tedavi, ilaç, fizik tedavi ya da iğne veya kateterle ilaç verilmesi söz konusu olur. </p>
<p>-İlaç tedavisinin yanı sıra öncelikle istirahat, daha sonra fizik tedavi, yetmediği durumda ise son zamanlarda gelişen tekniklerle bölgeye iğne (epidural steroid enjeksiyonu) veya kateter (epidural lizis) adı verilen ince sondalarla girilerek ilaç verilmesi, bu da olmadığı taktirde cerrahi girişim gerekebilir. Hasta düzenli olarak boyun egzersizlerini yaparak ve boyun koruma prensiplerine uyarak ağrının sık tekrarlamasını önleyebilir</p>
<p>2-Yatak istirahatı: 2-3 gün yarı yatar pozisyonda boyun eğriliğine uygun ince yastıkla istirahat konservatif tedavinin ilk aşamasıdır. Erken dönemde (ilk 48 saat) soğuk, sonra sıcak uygulamaları faydalıdır.</p>
<p>İlaçlar: Ağrı kesiciler (aspirin, asetaminofen), Anti-inflamatuar ilaçlar (Naprosyn, İndocin vs) inflamasyonu önleyerek ağrıyı azaltırlar. Kas gevşetici ilaçlar kas spazmlarını rahatlatır, sinir iritasyonunu azaltırlar.</p>
<p>Boyunluk: Boyunluk genellikle akut ağrılı dönemin ilk 2 haftasında dinlendirme ve hareketi kısıtlamak için önerilmektedir. Kaza geçirenlerde araştırmalar tamamlanana kadar mutlaka boyunluk takılmalıdır. Üç haftadan sonra uzun süreli boyunluk takılması önerilmemektedir. Boyun kaslarında erime ve kuvvetsizlik gelişmektedir. Geç dönemde mutlak boyun egzersizlerine önem verilmelidir. Geçirilen boyun ameliyatlarından sonra da doktor önerisiyle uzun süreli boyunluk takmak gerekebilmektedir.</p>
<p>Fizik tedavi: Boyun ağrısı olanlarda özellikle kronikleşen ağrılarda fizik tedavi son derece faydalıdır. Masaj, hidroterapi(su tedavisi), ültrason, elektrikli sinir dalgaları(TENS) diğer tedavi yöntemleri olup mutlaka uzman kişilerce uygulanmalıdır.</p>
<p>Boyun Çektirme (şiropraksi): Yapılan işlemin boyundaki yük miktarını azaltıp ağrıyı geçirdiği bildirilmektedir. Ciddi boyun fıtığı, romatizma yakınmaları, tümör, enfeksiyon gibi ciddi rahatsızlığı olanların uzak durması gerekmektedir. Mutlaka doktor önerisiyle ve bizzat kontrolünde uygulanmalıdır. Düzeltmek yerine sonuçlar daha da kötü olabilir.</p>
<p>Enjeksiyon tedavileri: Ağrıya neden olan yerin bulunup, oraya ağrıyı algılamayı engelliyen ilaçların verilmesidir. Tedavi dışında tanı koymakta da yardımcıdır.</p>
<p>Akapunktur ve biyolojik geri iletim (Biyoenerji): Günümüzde kısa süreli düzelme sağlamakla birlikte; boyun ağrılarının tekrarını önlediği ve düzelmeyi hızlandırdığı kanıtlanamamıştır.</p>
<p>Güçlendirme egzersizleri, Aerobik: Boyun ağrısının tedavisinde ve korunmada çok önemlidir. Boyun eğriliğinin düzeltilmesinde yardımcı olur. </p>
<p>MUAYENE<br />
-Ateş ve kilo kaybı var mı ?<br />
-Istırahat ağrısı varmı?<br />
-Ağrı geceleyin uykuyu engelleyecek şekilde artıyormu?<br />
-Kolda kuvvet kaybı varmı?<br />
-Parmaklarda uyuşma, karıncalanma,hissislik, şişlik hissi, sıcak veya soğuk hissi varmı?<br />
-Baş öne eğildiğinde boyun ağrısı, boyun hareketinde kısıtlılık ve kola yayılan ağrı varmı?<br />
-Baş arkaya , sağa ve sola çevrildiğinde ağrılımı?<br />
-Boyunda sabah tutukluğu varmı?<br />
-Baş ve boyun hareketleriyle ortaya çıkan; baş dönmesi, kulak çınlaması, bulanık görme, baş ağrısı varmı?<br />
-Boyunağrısı, tutukluk, kas spazmı, bölgesel hassasiyet, hareket kısıtlılığı varmı?</p>
<p>DEĞERLENDİRME<br />
-Ateş ve kilo kaybı varsa, ağrı ıstırahatda ve geceleyin artıyorsa Dahiliye uzmanına müracaat ediniz<br />
-Kolda kuvvet kaybı, parmaklarda uyuşma, karıncalanma, hissizlik, baş öne eğildiğinde boyun ağrısı, boyun hareketinde kısıtlılık ve kola yayılan ağrı varsa Fizik Tedavi Uzmanına müracaat ediniz.<br />
-Bu iki değerlendirme dışındaki bulgulardan, verilen tedaviler uygulanabilir. </p>
<p>AĞRILI DÖNEM TEDAVİSİ </p>
<p>-7 ila 10 gün ıstırahat ediniz<br />
-Boyuna buz uygulaması; 15 ila 20 dakika olmak üzere günde 3 ila 4 defa uygulayınız.<br />
-Servikal korse kullanabilirsiniz.<br />
-Ağrı kesici ve kas gevşetici ilaçlar kullanabilirsiniz. </p>
<p>-Boyun kaslarını kuvvetlendirici egzersizler;</p>
<p>-Eller alına koyulur, baş öne doğru itilmeye çalışılırken, ellerle engel olunmaya çalışılır, 10&#8242;a kadar sayılır ve bırakılır. 10 defa tekrarlanır.<br />
-Eller başın arkasına (enseye değil) koyulur ve baş arkaya doğru itilmeye çalışılırken, ellerle engel olunmaya çalışılır.10&#8242;a kadar sayılır ve bırakılır. 10 defa tekrarlanır.<br />
-Sağ el yüzün sağ tarafına koyulur ve baş sağa doğru itilmeye çalışılırken sağ elle engel olunmaya çalışılır. 10&#8242;a kadar sayılır ve bırakılır. 10 defa tekrarlanır.<br />
-Sol el yüzün sol tarafına koyulur ve baş sola doğru itilmeye çalışılırken sol elle engel olunmaya çalışılır. 10&#8242;a kadar sayılır ve bırakılır. 10 defa tekrarlanır.<br />
-Sağ el başın sağ arka kısmına, sol el sol şakağa koyulur. Sağ omuzun üzerinden bakmaya gayret eder gibi elin direncine karşı baş sağa dönmeye zorlanır.10&#8242;a kadar sayılır ve bırakılır. 10 defa tekrarlanır.<br />
-Sol el başın sol arka kısmına, sağ el sağ şakağa koyulur. Sol omuzun üzerinden bakmaya gayret eder gibi elin direncine karşı baş sola dönmeye zorlanır.10&#8242;a kadar sayılır ve bırakılır. 10 defa tekrarlanır</p>
<p>AĞRI AZALMAYA BAŞLAYINCA </p>
<p>1-Boyuna ıslak sıcak havlu uygulaması; 15 ila 20 dakika olmak üzere günde 3 ila 4 defa uygulayınız</p>
<p>2-Boyun hareketlerini artıran ve omuz kaslarını kuvvetlendiren egzersizler.</p>
<p>-Başınızı yavaşca sağa döndürün ve üç saniye böyle durun, başınızı öne döndürün, dinlenin, aynı hareketi aksi yöne yapın, dinlenin. Hepsini 10 defa tekrarlayın.;<br />
-Aşırı zorlanmaya sebep olmadan, başınızı çeneniz göğsünüze değecek kadar öne eğmeye çalışın, dinlenin, başınızı yavaşca arkaya bükün, dinlenin. Hepsini 10 defa tekrarlayın<br />
-Başınızı yavaşca kulağınız omuzunuza değecek kadar sağa eğmeye çalışın, dinlenin, yavaşca doğrultun, aksi yöne tekrarlayın, dinlenin. Hepsini 10 defa tekrarlayın.<br />
-Başınızı saat yönünde mümkün olduğu kadar geniş ve tam bir çember çizecek şekilde (yukarı,sola,aşağı,sağa) döndürün, aynı hareketi saatin aksi yönüne yapın, dinlenin. Hepsini 10 defa tekrarlayın.<br />
-Egzersizleri bir seferde 10 defa yapın, 3 saat arayla tekrarlayın.<br />
-Ağrılı dönemde ve ağrılar tamamen geçtikten sonra da boyun ağrılarının tekrarlanmaması için boyun koruma eğitimi öğrenilmelidir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/boyun-fitigi-korunma-teshis-tedavi-belirtiler-nedenler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

