Eki 16

Çeşitli türde cilt kanserleri mevcuttur. Kötü huylu cilt kanserlerinden biriside melanomdur. Melanom çok kötü huylu bir cilt kanseridir. Melanomların yaklaşık %70-75′i normal deri üzerinde, %25-30′u ise benlerin üzerinde gelişir. Vücutta çok sayıda ben bulunması melanom riskini artırır. Vücudunda çok fazla beni olan kişiler melanom’a karşı düzenli olarak takip edilmelidir. Bunun dışında açık ten rengine sahip kişilerde melanom riski daha fazladır. Ayrıca genetik olarak yatkınlığı olan kişilerde melanom daha fazla görülür. Uzun süre güneşte kalma durumuda melanom oluşmasını kolaylaştırır.

Vücutta bulunan bir ben, aniden ortaya çıktıktan sonra çok hızla büyür ve kabarıklaşırsa, boyutu 6 mm’nin üzerinde ise, oldukça koyu kahve veya siyah renkte ise, içinde birden fazla renk barındırıyorsa, sınırları düzensiz, girintili çıkıntılı ise, kanıyorsa bir dermatoloji uzmanına acilen başvurulmalıdır.

Aşağıdaki resimde melanom’un mikroskopik görüntüsünü görüyorsunuz.

Ara 15

Kanser hastalıklarında erken teşhisin önemini hepimiz biliyoruzdur. Bu kapsamda kanserin belirtilerini bilmemiz ve eğer bu belirtiler gözleniyorsa en kısa uzmana başvurmamız hayati önem taşımaktadır. Bu yazımızda sizlere cilt kanserinin belirtilerinden bahsedeceğiz.

Uyarıcı Belirtilen Düzensiz sınırları olan küçük bir lezyon (yara, bere) ve vücutta veya kol ve bacaklarda kırmızı, beyaz, mavi veya mavi-siyah lekeler; cildin herhangi bir yerinde rengi inci beyazından siyaha kadar değişen yumru veya lezyonlar; avuç içi, ayak tabanı, el ve ayak parmaklarının uç kısımlarında koyu renkli lezyonlar; güneşe maruz kalmış cilt üzerinde daha koyu renkli beneklerle birlikte geniş kah-verengimsi lekeler; cildin herhangi bir yerinde kırmızımsı mor lekeler; ayak parmakları veya bacakta mor-kahverengi veya koyu mavi no-düller; yüz, kulak veya boyunda inci gibi veya mumlu gibi yumru Devamını Oku…

Kas 08

Yine sıkça karşılaşılan kanserlerden olan cilt kanserinden bahsedeceğiz. Bu yazımızda sizlere özellikle cilt kanserinin belirtilerinden bahsedeceğiz.

Uyarıcı Belirtilen Düzensiz sınırları olan küçük bir lezyon (yara, bere) ve vücutta veya kol ve bacaklarda kırmızı, beyaz, mavi veya mavi-siyah lekeler; cildin herhangi bir yerinde rengi inci beyazından siyaha kadar değişen yumru veya lezyonlar; avuç içi, ayak tabanı, el ve ayak parmaklarının uç kısımlarında koyu renkli lezyonlar; güneşe maruz kalmış cilt üzerinde daha koyu renkli beneklerle birlikte geniş kah-verengimsi lekeler; cildin herhangi bir yerinde kırmızımsı mor lekeler; ayak parmakları Devamını Oku…

Tem 29

Cilt kanseri tedavisi zor olan bir hastalıktı ama artık aşıları kullanılmaya başlandı ve bu aşılar artık Türkiye’de bundan sonra inşallah kimse bu hasatalığa yakalanmaz yakalansa bile en kısa zamanda tekrar sağlığına kavuşur… Sağlıklı günler…

Türkiye’de 4 ildeki merkezlerde uygulanmak üzere, ameliyata uygun olmayan, ciltte metastaz oluşmuş malin melanom (cilt kanseri) hastalarına aşı tedavisi başlatılıyor.

Uluslararası katılımlı klinik araştırma kapsamında, Türkiye’de 4 ildeki merkezlerde uygulanmak üzere, ameliyata uygun olmayan, ciltte metastaz oluşmuş malin melanom (cilt kanseri) hastalarına aşı tedavisi başlatılıyor.

Ankara Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Cebeci Hastaneleri Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Demirkazık, AA muhabirine yaptığı açıklamada, cilt kanserlerinin “malin melanom” ve “melanom” olmak üzerek iki grupta incelendiğini, yaygın metastaz yapabilen, ciltteki benlerden kaynaklanan malin melanomun çok tehlikeli olduğunu söyledi.

Melanom veya melanom dışı cilt kanserlerinin erken evrelerinde tedavinin cerrahi olduğunu, cerrahi müdahale mümkün olmadığında ya da cerrahiden sonra radyoterapi uygulanabildiğini ifade eden Demirkazık, kemoterapi ve benzeri ilaç tedavilerinin ise hastalığın yaygın olması veya nüks etmesi durumlarında söz konusu olduğunu anlattı.

-”TÜMÖRLERİ YÜZDE 20-25 ORANINDA GERİLETİYOR”-

Demirkazık, yurt dışında bu yöntemlerin dışında “aşı” tedavisinin de en az 20 yıldır yapıldığını söyledi.

Tedavinin ya hazır ya da kişiye özgü geliştirilen aşı şeklinde 2 türlü uygulanabildiğini anlatan Demirkazık, “Aşı tedavisi, araştırma amacıyla yapılan bilimsel çalışmalardır ve nüks olmuş melanom başta olmak üzere bazı kanser türlerinde Türkiye’de de seyrek olarak uygulanabilmektedir” dedi.

Hazır aşıların, ticari amaçlı üretilmediği için piyasada bulunamayacağını, ancak hastanelerde bilimsel araştırma amaçlı olarak hastalarda kullanıldığını ifade eden Demirkazık, şunları kaydetti:

“Kişiye özgü üretilen aşılar, hastanın kendisinden üretiliyor. Bu aşı için, öncelikle tümörün metastaz yaptığı bölgeden biyopsi alınıyor ve kan örneği ile birlikte laboratuvarda inceleniyor. Kanın içerisindeki bağışıklık hücreleri ile tümör hücresi, özel bir ortamda bir araya getirilerek, bağışıklık hücrelerinin tümörü tanıması sağlanıyor. Ardından tümörü tanımış bağışıklık hücreleri, tümörden arındırılarak hastaya geri veriliyor.”

Uygulama ile bağışıklık hücrelerinin, tümörü düşman olarak algılayıp, vücudu tümörden temizlemesinin amaçlandığını belirten Demirkazık, “Dünyada yapılan denemelerde, aşı uygulamasının hastanın vücudundaki tümörleri yüzde 20-25 oranında gerilettiği hatta bazılarında tamamen kaybettiği belirlendi” dedi.

-”HASTA İSTEDİĞİ ZAMAN AYRILABİLİR”-

Demirkazık, şu anda Türkiye’de kişiye özgü aşı geliştirmeye yönelik klinik bir araştırma olmadığını, ancak cilt kanseri tedavisinde hazır aşı
uygulamasının Ağustos ayı içinde başlatılacağını söyledi. Demirkazık, “Ciltte nüks olmuş melanomlu hastalarda, kemoterapi tedavisi ile hazır aşı uygulamasını karşılaştıran klinik araştırma yapılacak” diye konuştu.

Projede, ABD ve çok sayıda Avrupa ülkesinin yer aldığını anlatan Demirkazık, klinik araştırmaların Türkiye’de İzmir, İstanbul, Ankara ve
Antalya’da 4 merkezde yapılacağını belirtti. Demirkazık, uygulamaya ilişkin şu bilgileri verdi:

“Hastalara uygulanacak standart tedavi kemoterapidir. Bu araştırmada da kemoterapiyle aşı tedavisi karşılaştırılacak. Araştırma kapsamında, hastalardan birine standart tedavi olan kemoterapi, 2 hastaya ise sadece aşı uygulanacak. Hastalar, bu iki tedaviden sadece birini alabilecek.

Hastanın hangi tedaviyi alacağını hekimler önceden bilmeyecek. Bu, internet aracılığıyla hasta kayıtlarının ve bilgilerinin yapıldığı, uluslararası
telefon bağlantısıyla hiç kimsenin müdahalede bulunamadığı sistem sayesinde otomatik belirlenecek. Kişileri, yurt dışındaki çalışma merkezi ayarlayacak ve bize hangi tedavinin kime uygulanacağını bildirecek.”

Hastalarının tümünün, uygulamanın klinik bir çalışma olduğunu bilerek projede yer alacağını vurgulayan Demirkazık, şöyle devam etti:

“Araştırma için etik kurullar ve Sağlık Bakanlığından gerekli izinler alındı. Uygulama öncesinde hastalara, klinik çalışmaya yönelik tüm detaylar
hakkında sözlü bilgi verilecek, ardından yazılı olarak klinik araştırmanın tüm detaylarının yer aldığı sözleşme imzalatılacak. Sonra, hastanın bilgileri uluslararası çalışma merkezine gönderilecek ve alınan cevaba göre hasta tedaviye kabul edilecek. Hasta istediği zaman araştırmadan çekilebilecek ve standart tedaviye geçebilecek.”

Demirkazık, “araştırmanın projenin uygulanacağı hastanelerdeki ciltte nüks olmuş melanomu (cilt kanseri) bulunan ve hiç bir ilaç tedavisi almamış hastaları kapsayacağını” ifade etti. Üniversite olarak Ankara’daki diğer merkezlere de haber verdiklerini belirten Demirkazık, araştırmaya katılacak hastalar için herhangi bir yaş sınırının olmadığını kaydetti. Demirkazık, “Tek şart, melanom cilde metastaz yapmış olmalı” dedi.

Uygulamanın nasıl olacağı hakkında da bilgi veren Demirkazık, “Aşı, doğrudan tümörün içine enjeksiyonla sıkılacak ve etkileri gözlemlenecek. Aşı ile tümörlü dokudaki değişiklikler kayıt altına alınacak. Tümörün gelişimini gerileyip geriletmediğine bakılacak. Çalışma süresi 1 yıl kadar devam edecek” diye konuştu.

Demirkazık, bu süreçte hasta bakımı ve takibin çok önemli olduğu için sınırlı sayıda hastanın kabul edilebileceğini ifade ederek, bu sayının kendi merkezleri için 10’u geçmeyeceğini söyledi.

-”BU İLAÇLAR, PARA İLE SATIN ALINAMAZ”-

Klinik çalışmaların Türkiye’de çok iyi anlaşılmadığı için çok az kişinin araştırmalarda yer aldığını belirten Demirkazık, Türkiye’de bugüne kadar uluslararası çok merkezli yeni ilaç kullanılan kanser araştırmalarına yaklaşık bin kişinin katıldığını söyledi.

Demirkazık, bu tür klinik çalışmaların hastalar için de bir fırsat ifade ederek, “Bunlar piyasada para ile alınamayacak ilaçlardır. Hasta, tek bir kuruş ödemeden böyle bir imkandan yararlanabilmektedir. Çünkü, araştırma ilaçları henüz dünyada hiç bir ülkede ruhsatlı olmadığı için dışarıdan temin edilemez” dedi.