Şub 01

Dişlerle ilgili en çok karşılaşılan problemlerin başında diş çürükleri gelmektedir. Diş çürüğü özellikle ilerlediği zamanlarda çok büyük ağrı vermektedir. Bu yüzden dişlerimizin sağlığına dikkat etmeli yeme ve içme alışkanlıklarımızı düzenlemeliyiz. Diş çürüğünün birçok nedeni olabilir.

Diş çürükleri, koyu renklenmelerle birlikte görülen oyuklar olarak bilinmektedir. Önlenebilir bir hastalık olmasına karşın dünyada diş çürüğü deneyimi yaşamayan çok az insan vardır. Ağızda bulunan bakterilerden oluşan bakteri plağı, şekerli ve unlu yiyeceklerin ağızda kalan artıklarından asit oluşturabilmektedir. Bu asitler, dişlerin mineral dokusunu çözerek dişin minesinin bozulmasına ve sonuçta da diş çürüğünün başlamasına ve diş hekimlerinin kavite dedikleri oyuklara neden olmaktadır.

Sürekli kahve molası: Gün boyu kahve, çay içme ve atıştırma alışkanlığı, ağızda asit salgılayan bakterileri aktive ederek bu bakterilerin diş yüzeyinde yaşamasına ve dişleri Devamını Oku…

Tem 26

Sağlık önemli bir nimettir ihmal etmemek lazım ayağımızdaki bir kusurun knağı beynimiz olabilir yani anlatmak istediğim, önemsiz bir yer doktora göstermesemde olur dememeliyiz. İşte buna bir örnek…

Almanya’da yayımlanan Bild am Sonntag gazetesinde yer alan haberde, “Kötü bir diş, birçok rahatsızlığın kaynağı olabilir. Kalbi, kasları ve bağışıklık sistemini zayıflatabilir” denildi.

Hamburg kentindeki bir klinikte diş uzmanı olan Dr. Jürgen Reitz, Almanya’daki yetişkinlerin yüzde 45 ila 60′ında diş eti iltihabı bulunduğunu belirterek, bakterilerin çene kemiğine ve diş köklerine saldırdıklarını, bunun sonucunda dişlerin döküldüğünü, bağışıklık sisteminin de böylece zayıfladığını ifade etti.

Reitz, “Bakteriler kan dolaşımıyla vücudun her bir yanına ulaşır. Zatürreye ve kalp krizine de neden olabilirler. Hamile kadınlarda erken doğumlar gerçekleşebilir. Şeker hastalarında da kan şekeri değerleri bozulabilir” dedi.

Stresten kaynaklanan diş gıcırdatmalarının da ense, sırt ve baş ağrılarına yol açabileceği uyarısında bulunan Reitz, bu nedenle spor ve çeşitli gevşeme yöntemleriyle stresin atılması tavsiyesinde bulundu.