Haz 21

Kanserin Teşhis (Tanı) Yöntemleri

Kanser Yorum Yap

Kanser çağımızdaki en büyük sağlık sorunlarının başında gelmektedir. Kanser sebebiyle her yıl binlerce kişi ölmektedir. Kanser türlerine göre tedavi seçenekleri ve tedaviye alınacak yanıt farklı olmasına rağmen tüm kanserlerin tedavisinde önemli bir nokta vardır; erken teşhis…. Kanserin tedavisinde erken teşhis çok önemlidir. Hastalık diğer dokulara ve organlara metastaz yapmadan yani yayılmadan yapılacak olan tedaviye alınacak yanıt ile yayıldıktan ve kanser ilerledikten sonra alınacak yanıt çok farklıdır. Bu nedenle erken teşhis önemlidir. Kanser ile ilgili belirtiler gördüğünüzde mutlaka bir uzmana başvuru yapmalısınız. Bu durumda teşhis aşamasına geçilir. Teşhiste uygulanan yöntemler ise şöyledir.

Hikaye: Tüm diğer hastalıklarda da olduğu gibi hangi şikayetlerin olduğu, bunların ne zaman başladığı, ne kadar sürdüğü şeklinde soruşturma tanı koymanın ilk basamağıdır. Bu soruşturma ile elbette ki kesin tanı mümkün olmayacaktır. Ancak hızlı ve pratik olarak olası tanıları düşündürerek, hekime sonraki basamakta nasıl davranması, hangi tetkikleri yapması gerektiği konusunda yol gösterecektir.

Muayene: Tanının temel basamaklarından birisidir. Vücudun her bölümü ayrıntılı olarak muayene edilmelidir. Kesintanı konmamakla birlikte hekim muayene sonunda bazı kanser türlerinden kuvvetle şüphelenebilir ve sonraki aşamalara kendisini ve hastasını hazırlar.

Laboratuar incelemeleri: Teknoloji insanlığın hizmetine çok gelişmiş laboratuar testleri sunmuştur. Bu yöntemler sayesinde kanser tanısı daha kolay ve güvenli hale gelmiştir. Hekim, aşağıda verilen belli başlı tanı yöntemlerinden şüphelendiği kanser türüne göre uygun olanını planlar ve yaptırır.

Kan sayımı: Tüm hastalarda yapılan temel bir tetkiktir. Hastanın alyuvarlarlarının ve akyuvarlarının hastalıktan etkilenip etkilenmediğini gösterir.

Biyokimyasal analizler: Kanda ve vücut sıvılarında çeşitli biyomoleküllerin (enzimler, elektrolitler, mineraller, hormonlar, immün kompleksler, antikorlar, eser elementler vb.) düzeyleri ölçülür. Bu maddeler normalde vücutta bulunan maddeler ise miktarlarmdaki azalma veya artma anlamlı olabilir. Normalde vücutta bulunmayan bazı maddelerin de vücutta bulunması tanıda yol gösterici olabilir. Bu analizler sadece tanıda değil hastalarda uygulanan tedavinin izlenmesinde de yararlı olurlar. Ancak biyokimyasal incelemeler tek başlarına yeterli değildirler, diğer tanı yöntemleri ile desteklenmelidirler.

Röntgen incelemeleri: Çok sık kullanılan yöntemlerdir. Düz akciğer, kemik filmleri, ağızdan Radyoopak madde verilerek çekilen sindirim sistemi filmleri, damardan radyoopak madde verilerek çekilen böbrek-idrar yolları filmleri sık kullanılanlarıdır. Memedeki şüpheli kitlelerin gösterilmesinde “Mammografi” özel bir tanı yöntemidir. Sadece röntgen filmleri ile kanser tanısı koymak yanıltıcı olabilir. Çünkü kanser dışındaki bazı hastalıklarda benzer bulguları gösterebilirler. Bu nedenle kanserde kesin tanı için mutlaka biyopsi ve histopatolojik inceleme gereklidir.

Radyoizotop taramalar: Bunlar yardımcı tanı yöntemi olup tek başına tanı koydurucu değildirler. Karaciğer, dalak, tiroid, beyin, kemik sintigrafileri en sık yapılanlarıdır. Bu yöntemde radyoaktif işaretli belirli bazı maddelerin vücuda verildikten sonra bu organlardaki dağılımları o maddelerin yaydığı radyoaktivitenin özel cihazlarla ölçülmesi esasına dayanır.

Endoskopi: İçi boş organların içine özel aletle girilerek hasta bölge doğrudan görülerek incelenebilir. Aynı sırada kanser şüphesi taşıyan bölgeden de biyopsi yapılabilmesi de bir avantaj oluşturmaktadır. Bu yöntemlerle yemek borusu, mide, oniki parmak barsağı, kalın barsak, solunum yolları, mesane ve kadın üreme organlan incelenebilir.

Ultrasonografi: Yüksek frekanslı ses dalgalarının organlara gönderilmesi ve bu organlardan yansıyan ışınların kaydedilerek ekrana yansıtılması esasına dayanır. En yaygın kullanılan yöntemlerdendir. Çünkü verdiği güvenilir bilgilere ek olarak en zararsız yöntem olması nedeni ile günümüzde vazgeçilmez tanı yöntemlerinden olmuştur. Özellikle karın bölgesi kanserlerinde daha sık kullanılmaktadır.

Bilgisayarlı tomografi: Diğer radyolojik yöntemler ile görülemeyen ayrıntıların gösterilebildiği radyolojik bir yöntemdir. Yöntemde röntgen ışınları ile bilgisayar teknolojisi birleştirilmiştir. Bir cm’lik tümörleri bile gösterebilmektedir. Özellikle diğer yöntemlerle iyi gösterilemeyen beyin tümörlerinin gösterilmesinde olmak üzere, tüm kanser türlerinde çok yaygın olarak kullanılmaktadır.

Magnetik rezonans görüntüleme: Hastaya zarar vermeyen, radyasyonun kullanılmadığı en yeni görüntüleme yöntemidir. Bunlara ek olarak daha ayrıntılı, daha net görüntü vermesi nedeni ile de çığır açmış ve çok yaygın kullanım alanı bulmuştur. Pahalı bir tetkiktir. Ancak teknolojik gelişmelerle birlikte maliyetinin de düşürülmesi umut edilmektedir. Ülkemizde de büyük merkezlerde bulunmaktadır.

Sitoloji: Son yıllarda vücut salgılarına dökülen veya müköz membranlardan kazman hücrelerin mikroskop altında incelenmesi ile birçok kanser türünde tanı konması mümkün olabilmektedir. Solunum sisteminde, idrar yollarında, özellikle kadınlarda üreme sisteminde sık kullanılan bir yöntemdir. Özelikle balgam incelemesi, kadınlarda rahim ağzından alman örneklerin incelemesi oldukça yararlı olmaktadır. Son yıllarda radyolojik tetkiklerin yardımı ile kanserli dokulardan alman ince iğne aspirasyonları da kanser tanısında çok kullanılmaya başlamıştır.

Biyopsi ve histopatolojik tam: Kanserin tanısı histopatolojik inceleme ile yapılır. Bu kanserli dokudan biyopsi ile alman örneklerin mikroskop altında incelenmesi demektir. Şüphelenilen dokulardan mutlaka biyopsi alınmalıdır. Ayrıca başka nedenlerle ameliyat edilen hastalardan alman doku parçaları da mutlaka histopatolojik olarak incelenmelidir. Çünkü başlangıçta kanserden şüphelenilmediği halde kanser çıkan durumlarda olabilir.


Etiketler : , , ,

Yorum yapın