<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>McrGrup Sağlık &#187; Duyu Sistemleri Sağlığı</title>
	<atom:link href="http://www.mcrgrup.com/kategori/duyu-sistemleri-sagligi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mcrgrup.com</link>
	<description>Sağlığınız İle İlgili Herşey Burada</description>
	<lastBuildDate>Fri, 10 Feb 2012 21:16:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Akut Sinüzit Nedenleri Belirtileri ve Tedavisi</title>
		<link>http://www.mcrgrup.com/duyu-sistemleri-sagligi/akut-sinuzit-nedenleri-belirtileri-ve-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.mcrgrup.com/duyu-sistemleri-sagligi/akut-sinuzit-nedenleri-belirtileri-ve-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 24 Sep 2010 06:00:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Duyu Sistemleri Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Akut Sinüzit belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Akut Sinüzit nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[akut sinüzit nedir]]></category>
		<category><![CDATA[akut sinüzit önemi]]></category>
		<category><![CDATA[akut sinüzit tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mcrgrup.com/?p=2100</guid>
		<description><![CDATA[Özellikle soğuk havalarda kendisini gösteren akut sinüzit hakkında sizlere bilgi vereceğiz. Soğuk havalarda soğuk algınlığına yakalandınız ve bir haftadan daha fazla sürdü. Burnunuzdan nefes almakta güçlük çekiyorsunuz. Öne doğru eğildiğinizde, yüzünüzde zonklama tarzında bir ağrı hissediyorsunuz. Bu durumda sizde, artık yalnızca basit bir soğuk algınlığı mevcut olmayabilir. Bunun yerine sinüs boşluklarının enfeksiyonu anlamına gelen sinüzit [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: x-small;">Özellikle soğuk havalarda kendisini gösteren akut sinüzit hakkında sizlere bilgi vereceğiz. Soğuk havalarda soğuk algınlığına yakalandınız ve bir haftadan daha fazla sürdü. Burnunuzdan nefes almakta güçlük çekiyorsunuz. Öne doğru eğildiğinizde, yüzünüzde zonklama tarzında bir ağrı hissediyorsunuz. Bu durumda sizde, artık yalnızca basit bir soğuk algınlığı mevcut olmayabilir. Bunun yerine sinüs boşluklarının enfeksiyonu anlamına gelen sinüzit gelişmiş olabilir.</span></p>
<p>Sinüzit, soğuk algınlığına yakalanan insanların sadece küçük bir yüzdesinde gelişir. Yine de soğuk algınlığı çok yaygın olduğundan her yıl milyonlarca Amerikalı sinüzite yakalanmaktadır.</p>
<p>Sinüsler, burnunuzun etrafındaki yüz kemiklerinizde bulunan içi havayla dolu boşluklardır. Sinüsleri kaplayan doku örtüsü, genellikle virüsler ya da bakteriler nedeniyle, enfekte olduğunda şişebilir ve normal mukus drenajını engelleyecek şekilde bir tıkanmaya neden olabilir. Sinüzit önemli düzeyde rahatsızlığa neden olabilir ve eğer tedavi edilmezse daha ciddi enfeksiyonlara yol açabilir.</p>
<p>Sinüzit, bazen kronik olabilmesine karşın, çoğu vaka kısa sürelidir (akut) ve yaklaşık 2 haftada tedaviye yanıt verir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mcrgrup.com/duyu-sistemleri-sagligi/akut-sinuzit-nedenleri-belirtileri-ve-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Deviasyon (Burun Bölmesi Eğrilikleri) Nedenleri Belirtileri ve Tedavisi</title>
		<link>http://www.mcrgrup.com/duyu-sistemleri-sagligi/deviasyon-burun-bolmesi-egrilikleri-nedenleri-belirtileri-ve-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.mcrgrup.com/duyu-sistemleri-sagligi/deviasyon-burun-bolmesi-egrilikleri-nedenleri-belirtileri-ve-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 23 Sep 2010 06:00:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Duyu Sistemleri Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[burun bölmesi eğrilikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Burun Bölmesi Eğrilikleri belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Burun Bölmesi Eğrilikleri nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Burun Bölmesi Eğrilikleri tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Deviasyon belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Deviasyon nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[deviasyon nedir]]></category>
		<category><![CDATA[deviasyon tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mcrgrup.com/?p=2107</guid>
		<description><![CDATA[Bu yazımızda sizlere deviasyon hakkında bilgi vereceğiz. Burun bölmesi eğriliklerine (deviasyon) bağlı olarak ağız, dil, yutak, gırtlak ve soluk borusunda kuruluk oluşur. Dil paslanır, lezzet duyumu azalır, ağız kokar, gıcık ve öksürük oluşur. Çok kolay ve sık farenjit ve soğuk algınlığı için müsait hale gelir. Koku duyusu azalır veya kaybolur, genizden konuşma olur. İleri boyutta [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: small;"><strong></strong></span><span style="font-size: x-small;">Bu yazımızda sizlere deviasyon hakkında bilgi vereceğiz. Burun bölmesi eğriliklerine (deviasyon) bağlı olarak ağız, dil, yutak, gırtlak ve soluk borusunda kuruluk oluşur. Dil paslanır, lezzet duyumu azalır, ağız kokar, gıcık ve öksürük oluşur. Çok kolay ve sık farenjit ve soğuk algınlığı için müsait hale gelir. Koku duyusu azalır veya kaybolur, genizden konuşma olur. İleri boyutta ise uyku bozuklukları, horlama, sabahları güne yorgun başlama, dikkat dalgınlığı, uykuya eğilim görülür. Uzun süreli burun tıkanıklığı olan kişilerde kulaklar, gözler etkileşebilir. Sık ve kolay orta kulak iltihapları, buna bağlı işitme kayıpları, göz ağrıları, göz sulanması oluşabilir. Burunla direkt ilişkili olan sinüslerde problemler başlar, sinüzit oluşumu kolaylaşır, iyileşmesi zorlanır.</span></p>
<p>Burun yüzümüzün en uç noktasında yerleşmiş, yüz karakteristiğimizin önemli unsurlarından olan bir organdır. Dış görünüşümüz yönünden önemlidir. Fakat fonksiyonları çok daha önemlidir.</p>
<p>Burnun fonksiyonları: Solunum havasını ısıtmak, nemlendirmek ve süzmek, koku almak, sesin karakterini ve rengini oluşturmakta görev almak. Burnun dış çatısını oluşturan kemik ve kıkırdak yapıdır. Yine kemik ve kıkırdaktan oluşan bir orta bölmesi (septum) vardır. Burun boşluğu yan duvarlarında konka dediğimiz burun etleri vardır. Bunlar havanın ısıtılması, nemlendirilmesi ve süzülmesi için önemli görevler yaparlar. Öyle ki, elli derecelerde, tozlu, kuru bir hava burundan geçip de<span id="more-2107"></span> boğazımıza ulaştığında 36-37 dereceye kadar ısıtılmış, vücudun istediği oranda (yüzde 45-55) nemlendirilmiş ve tozlarından süzülmüş olur. Yani akciğerlerin istediği kaliteye ulaşmış olur. Dünyanın en mükemmel hava filtresi burundur desek abartmış olmayız. Bu kaliteye ulaşmış havadan akciğerlerde de en iyi şekilde yararlanılmış olur. Aksi durumda yani soğuk, kuru, tozlu-kirli bir havanın akciğerlerimize neler yaptığını da tahmin etmek zor olmasa gerektir.</p>
<p>Burnun fonksiyonlarını yerine getirilmesi için sağlıklı olması gerekir. Yani her iki deliğinden yaklaşık eşit basınç ve miktarda hava geçebilmelidir. Burun içini döşeyen doku (mukaza) sağlıklı olmalıdır. Burun tıkanıklığı oluşturan nedenler; burun bölmesi eğrilikleri, polipler, yabancı cisimler, adnoid vegetasyon (geniz eti), burun ve geniz tümörleri, konka büyüklükleri, burun iltihapları ve allerjiler.</p>
<p>Burnun en sık rastlanan hastalığı burun bölmesinin eğrilikleridir. Halk arasında çoğu zaman burunda kemik bazen de burun eti diye adlandırılan durum, burun bölmesinin hava geçişini engelleyecek derecedeki eğrilikleridir. Tıp dilinde septum deviasyonu toplumun geniş kesimlerinde görülür. Bu sıklığı oluşturan en önemli neden burnun sık darbeye maruz kalmaya müsait konumudur.</p>
<p>Burun bölmesi eğriliğinin belirtileri ve neden olduğu sonuçlar</p>
<p>Genellikle burun tıkanıklıklarının zararlarını şöyle sayabiliriz: Ağız solunumuna bağlı olarak ağız, dil, yutak, gırtlak ve soluk borusunda kuruluk oluşur. Dil paslanır, lezzet duyumu azalır, ağız kokar, gıcık ve öksürük oluşur. Çok kolay ve sık farenjit ve soğuk algınlığı için müsait hale gelir. Koku duyusu azalır veya kaybolur, burunda (genizden) konuşma olur. İleri boyutta ise uyku bozuklukları, horlama, sabahları güne yorgun başlama, dikkat dalgınlığı, uykuya eğilim görülür. Uzun süreli burun tıkanıklığı olan kişilerde kulaklar, gözler etkileşebilir. Sık ve kolay orta kulak iltihapları, buna bağlı işitme kayıpları, göz ağrıları, göz sulanması oluşabilir. Burun fizyolojisi bozulur burunla direkt ilişkili olan sinüslerde problemler başlar, sinüzit oluşumu kolaylaşır, iyileşmesi zorlanır.</p>
<p>Hastalığın teşhis ve tedavisi</p>
<p>Hastalığının tanısında direkt muayene, endoskopi direkt ve bilgisayarlı tomografiden yararlanılır. Problem kemik ve kıkırdak ise ilişkili olduğundan tedavide ilacın yeri yoktur. Eğer mutlaka gerekli ise ameliyat edilir. Ameliyat öncesi değerlendirme dikkatli yapılmalıdır. Birlikte sinüzit mevcutsa bu ilaç ile tedavi edilmelidir. Bu tedavinin bitimi beklenmelidir, eğer düzelmezse kombine ameliyatla tek seansta problem çözülmelidir. Ameliyat için çok zorlayıcı bir neden yoksa kemikleşmenin tamamlandığı 18 yaş sonu beklenmelidir. Ameliyat lokal ve genel anestezi ile yapılabilir. Ameliyatta eğriliği oluşturan kemik veya kıkırdak çıkarılır, eğer düzeltilmesi mümkünse düzeltilir. Bu yöntemlerin seçimi hastadan hastaya değişir. Ameliyat sonrası burunda 2 gün tampon kalır, bir hafta kadar süreyle de bakım ve pansuman gereklidir. Burun içindeki problemlerle beraber çoğu zaman dış görünümde bozulabilir. Eğer böyle bir durum varsa ameliyat KBB ve Plastik Cerrahi uzmanlarının oluşturduğu ekiple tek seansta yapılabilir. Bu en iyi sonuçların bedensel ve ekonomik yönden en avantajlı şekilde elde edilmesini sağlayabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mcrgrup.com/duyu-sistemleri-sagligi/deviasyon-burun-bolmesi-egrilikleri-nedenleri-belirtileri-ve-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Burun Tıkanıklığı Nedenleri ve Tedavisi</title>
		<link>http://www.mcrgrup.com/duyu-sistemleri-sagligi/burun-tikanikligi-nedenleri-ve-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.mcrgrup.com/duyu-sistemleri-sagligi/burun-tikanikligi-nedenleri-ve-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Sep 2010 06:00:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Duyu Sistemleri Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[burun tıkanıklığı]]></category>
		<category><![CDATA[Burun Tıkanıklığı çözüm yolları]]></category>
		<category><![CDATA[burun tıkanıklığı çözümü]]></category>
		<category><![CDATA[burun tıkanıklığı nasıl geçer]]></category>
		<category><![CDATA[burun tıkanıklığı nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Burun Tıkanıklığı tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mcrgrup.com/?p=2109</guid>
		<description><![CDATA[Özellikle kış aylarında burun tıkanıklığı ile sıklıkla karşılaşırız. Bu durum insana büyük rahatsızlık vermektedir. Nefes alıp vermede zorluklar yaşatmaktadır. Burun tıkanıklığı, nefes almada zorluk çekme insanların en eski şikayetlerinden biridir.Kimileri için bu çok önemli olmasa bile kimileri bu şikayetlerden dolayı çok zorluk çeker. Doktorlar burun tıkanıklarının nedenlerini dört bölümde inceler ve bunlar arasında bazen benzer [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: x-small;">Özellikle kış aylarında burun tıkanıklığı ile sıklıkla karşılaşırız. Bu durum insana büyük rahatsızlık vermektedir. Nefes alıp vermede zorluklar yaşatmaktadır. Burun tıkanıklığı, nefes almada zorluk çekme insanların en eski şikayetlerinden biridir.Kimileri için bu çok önemli olmasa bile kimileri bu şikayetlerden dolayı çok zorluk çeker. Doktorlar burun tıkanıklarının nedenlerini dört bölümde inceler ve bunlar arasında bazen benzer noktalarda olabilmektedir. Özellikle şikayetlerine birden fazla şeyin neden olduğu hastalarda bu ortak noktalar artmaktadır.</span></p>
<p><strong>YAPISAL NEDENLER</strong></p>
<p>Bu sınıf içinde burnun ve ince bir kıkırdaktan oluşan ve burnu iki ayrı bölüme ayıran burun septumunun bozuklukları incelenir. Bu bozukluklar genellikle insanın hayatında geçirdiği herhangi bir kaza sonucu oluşmaktadır. Kaza çocukluk çağında olmuş olabileceği gibi unutulmuş bile olabilir. Yeni doğan bebeklerin yüzde yedisinde doğum esnasında burun zedelenmesi<span id="more-2109"></span> olabilmektedir. Şu bir gerçektir ki insan, hayatı boyunca en az bir kere burnunu bir yere çarpar. Bu nedenlerden dolayı burun deformiteleri ve septum deviasyonları çok sık görülen nedenlerdir. Eğer bunlar soluk almayı güçleştirirse cerrahi olarak düzeltilebilir.</p>
<p>Çocuklarda en sık rastlanan burun tıkanıklığı nedeni geniz etinin büyümesidir. Bu bademciğe benzeyen ve damağın gerisinde burnun arkasında yer alan bir dokudur. Bu problemi olan çocuklar geceleri sesli nefes alırlar, hatta horlarlar. Bunun yanı sıra bu çocuklar sürekli olarak ağızlarından nefes alırlar, yüzlerinde bir mutsuzluk ifadesi vardır. Hatta dişlerinde de bozukluklar söz konusu olabilir. Geniz etini almaya yönelik cerrahi girişimler önerilebilir.</p>
<p>Bu kategori içinde yer alan başka nedenler arasında burun tümörleri ve yabancı cisimler de vardır. Çocuklar küçük parçacıkları burunlarına sokma eğilimindedir. Bunlar düğme, çengelli iğne, oyuncak parçaları, bezelye ve nohut olabilir. Tek taraflı kötü kokulu akıntı hissettiğinizde dikkatli olun. Çünkü bu yabancı cisim tarafından tıkalı bir burnun uyarısı olabilir. Bu durumda muhakkak bir doktora başvurulmalıdır.<br />
<strong><br />
ENFEKSİYON</strong></p>
<p>Normal bir insan yılda ortalama bir iki kez soğuk algınlığı geçirebilir. Bu gençlerde daha fazla, bağışıklık sistemi gelişmiş yaşlı kişilerde ise daha azdır. Soğuk algınlığı virüsler tarafından oluşturulan bir hastalıktır. Bazı virüsler hava yoluyla geçerken çoğunlukla el burun yoluyla bulaşır. Virüs bir kere buruna yerleşince vücutta bulunan histamin adında bir kimyasal maddenin salgılanmasına neden olur. Bu madde sonucunda buruna giden kan miktarında belirgin bir artış gözlenir. Sonuç olarak burun zarları şişer. Diğer taraftan burun zarlarından sıvı salgılanması da artar. Antihistaminikler ve dekonjestanlar bu şikayetlerin azaltılması için kullanılabilir. Fakat soğuk algınlığı zaman içinde kendi kendine geçer.</p>
<p>Virüs enfeksiyonları sırasında burnun ve sinüslerin bakteri enfeksiyonlarına olan direnci azalır. Bu da soğuk algınlığı sırasında neden sıklıkla burun ve sinüs enfeksiyonu görüldüğünü açıklar. Burun akıntısı berrak görünümünden sarı veya yeşile dönerse bu bakteriyel enfeksiyonu gösterir ve muhakkak doktora başvurulmalıdır.</p>
<p>Ani sinüs enfeksiyonlarında burunda tıkanıklık, Koyu bir akıntı, hangi sinüsün etkilendiğine bağlı olarak yanaklarda ve üst dişlerde, gözler arasında ve gerisinde veya üzerinde ağrı ve hassasiyet bulunur.</p>
<p>Kronik sinüs enfeksiyonları ağrı yapabilirde yapmayabilir de. Fakat burun tıkanıklığı ve burun akıntısı sürekli vardır. Bazı hastalarda sinüslerden polip denilen yapılar gelişir. Hastalık aşağı hava yollarına da yayılarak kronik öksürük, bronşit ve astıma neden olabilir. Akut sinüzit genellikle antibiyotik tedavisine cevap verir, kronik sinüzit için ise genellikle cerrahi tedavi önerilir.</p>
<p><strong>ALLERJİ </strong></p>
<p>Saman nezlesi allerjik rinite verilen isimdir. Allerji ; yabancı bir cisim, polen, ev tozu akarı, hayvan atıkları veya ev tozundaki bazı parçacıklara karşı oluşan aşırı enflamasyon yanıtıdır. Bazen besinler de rol oynamaktadır. Polenler ilkbaharda veya sonbahar da sorun yaratırlar. Bunun yanında ev tozu bütün bir yıl boyunca rahatsız edebilir. Bunun ideal tedavisi şikayetlere neden olan şeylerden uzak durmaktır. Ancak çoğu zaman bu pratik değildir. Allerjik hastalarda, soğuk algınlığında olduğu gibi, vücutta histamin salgılanmasına neden olan parçacıklar sonucunca burun tıkanıklığı ve akıntısı oluşur. Antihistaminik ilaçlar histaminin etkisini önleyerek şikayetleri ortadan kaldırılabilir. Dekonjestanlar genişlemiş kan damarlarnı büzerek burnun açılmasını sağlarlar. Antihistaminiklerin büyük çoğunluğu uykuya meyli artırırken dekonjestanlar tam bunun aksi olarak uyarıcı etki gösterir. Bu nedenle bu ilaçları bir arada kullanmak en doğru seçim olacaktır.</p>
<p><strong>UYARI </strong></p>
<p>Antihistaminik kullanırken uykuya meyili olanların otomobil kullanmaları veya tehlikeli işlerde çalışmaları çok sakıncalıdır. Dekonjestanlar kalp hızını ve kan basıncını artırdıkları için yüksek tansiyonu, kalbin ritim bozukluğu, glokomu ve idrara çıkmada zorluğu olan hastalarda kullanılmamalıdır. Hamileler alacakları herhangi bir ilaç için mutlaka doktorlarına başvurmalıdırlar.</p>
<p>Kortikosteroidler (Kortizon) birçok allerjik hastada belirgin bir şekilde etkindir ancak bilinen yan etkilerinden dolayı muhakkak doktor kontrolunda kullanılmalıdır. Bunun yanında bu ilaçlar burun spreyi olarak kullanıldıklarında da etkilidirler ve bu kullanım şekli daha güvenlidir.</p>
<p>Allerji iğneleri en spesifik tedavi yöntemidir ve yüksek düzeyde başarıya sahiptir. Bazan hastanın hangi maddelere karlı allerjik oluşunu anlamak için kan ve deri testleri yapılır. Doktor tedavinin başlangıç şemasını belirleyecektir. Bunlar genelde enjeksiyonlar şeklinde olacaktır.</p>
<p>Bu tedavi insandaki antikorları bloke ederek allerjik reaksiyonun önlenmesi yoluyla etki gösterir. Birçok hasta ilaçların yan etkilerinden dolayı enjeksiyonu tercih eder.</p>
<p>Allerjisi olan hastaların sinüs enfeksiyonu olma eğilimleri daha da artmışdır.<br />
<strong><br />
VAZOMOTOR RİNİT </strong></p>
<p>Rinit burunun ve burun zarlarının enflamasyonu demektir. Vazomotor kan damarları ile ilgili demektir. Burun zarları çok miktarda genişleme ve daralma yeteneğine sahip atar damar, toplar damar ve kılcal damarlara sahiptir. Normalde bu damarların yarısı açık yarısı kapalıdır. Fakat kişi ağır egzersiz yapıyorsa uyarıcı etkili hormonların (adrenalin) salgılanması artar. Adrenalin damarların büzülmesine neden olur. Bunun sonucunda zarlar büzülür, hava yolu açılır ve kişi daha rahat nefes alır.</p>
<p>Bunun tam tersi allerjik atakta veya kişi soğuğa maruz kalınca gelişir. Kan damarları genişler ve burun tıkanır. Allerji ve enfeksiyonlara ek olarak bazı başka nedenler de burun damarlarının genişlemesine sebep olarak vazomotor rinite yol açar. Bunlar arasında stres, tiroid foksiyonlarında yetersizlik, hamilelik, bazı tansiyon ilaçları, doğum kontrol hapları ve dekonjestan ilaçların aşırı veya uzun kullanılması sayılabilir.</p>
<p>Bütün bu nedenlerin başlangıcında burun tıkanıklığı geçici ve geri dönebilir niteliktedir. Yani neden ortadan kaldırılırsa hastalık düzelecektir. Bunun yanında eğer yeterince uzun sürerse bu sefer de kan damarları elastikiyetini kaybedecek ve olay geri dönülmez bir duruma dönüşür. Varisleşmiş damarlara benzerler. Hasta sırt üstü yattığında veya bir tarafına döndüğünde aşağı kısımları kanla dolar.<br />
<strong>Burun tıkanıklığı sağlığı ve gelişmeyi olumsuz etkiliyor!</strong><br />
Geniz ve burun eti, alerji, burun eğriliği ve sinüzitin neden olduğu burun tıkanıklığının uzun süre devam etmesi halinde, çocuklarda zeka gelişimi olumsuz yönde etkileniyor. Uzun süreli burun tıkanıklığı yetişkinlerde ise kalp hastalıklarına yol açabiliyor.</p>
<p>İHA &#8211; Burun tıkanıklığı çok sık rastlanan bir durum. Çocuklukta da erişkin yaşta da görülebiliyor. Genellikle basit bir sorun olarak algılandığı için üzerinde pek fazla durulmuyor. Aslında burun tıkanıklığının neden olduğu ağızdan nefes alıp verme çok ciddi probleme dönüşebiliyor. Acıbadem Kadıköy Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Hasan Tanyeri, vücudun kliması olarak tanımlanan ve çok önemli bir görev üstlenen burnun yapısını şöyle açıklıyor:</p>
<p>&#8220;Burnun ortasında burun pasajlarını iki eşit yarıma ayıran bir duvar ve yan duvarlarda hastalarımızın burun eti diye tabir ettiği, parmak şeklinde çıkıntılar mevcuttur. Bütün bu oluşumların yüzeyini ise cildimizin devamı pembe renkli mukoza denilen bir halı kaplar. Yan duvarlardaki konka dediğimiz oluşumlar, burun içindeki yüzey alanını artırıyor. Burnun koku alma işlevinin yanı sıra en önemli fonksiyonu, nefes alıp verme organı olması. Nefes alıp verirken konkalar vasıtasıyla hava temizleniyor, nemleniyor ve ısınıyor. Konkalar burnun klimalarıdır. Yazın havayı soğutuyorlar, kışın ısıtıyorlar. Aynı zamanda temizleyip, nemlendiriyorlar&#8221;</p>
<p><strong>HAVA KİRLİLİĞİ BURUN TIKANIKLIĞINA YOL AÇIYOR</strong></p>
<p>Geçici burun tıkanıklığına yol açan nezle dışında, burun tıkanıklığının başlıca sebebi, organın doğuştan ya da sonradan kazanılan ve anatomik olarak deviasyon şeklinde tanımlanan eğrilikleri gösteriliyor. Burnun orta bölümünün eğriliği nefes alıp vermeyi etkiliyor. Ancak tıkanıklığın tek sebebi bu değil. Doç. Dr. Tanyeri, tıkanıklığa sebep olan etkenleri şöyle sıralıyor:</p>
<p>&#8220;Hava kirliliği, sigara, alerji, burun spreyi bağımlılığı, alkol tüketimi ve atmosfer basıncı değişiklikleri gibi burun mukozasını şişiren, ödemini artıran dış nedenler burun tıkanıklığına başlı başına yol açar. Konkaların anatomik olarak büyük olması, geniz eti büyümesi, polip, sinüzit gibi durumlar da burun tıkanıklıklarına neden olurlar. Klima organları konkaların, şişip inebilme özelliği bu faktörlere bağlı olarak bozulduğunda uzun süreli kalıcı şişlikler burun tıkanıklığı ortaya çıkar ve düzeltilmesi gerekir&#8221;<br />
Geçen 20 yıl içerisinde giderek artan oranda yapılan burun estetik ameliyatları sonrası, ortaya çıkabilen burun kanatlarındaki çöküntünün de burun tıkanıklıklarına yol açtığını kaydeden Tanyeri, bunun tedavisi mümkün bir durum olduğunu ifade ediyor.</p>
<p><strong>DOĞRU TEDAVİ İÇİN DOĞRU TANI</strong></p>
<p>Burun tıkanıklığı çok uzun süre devam ettiğinde bir uzman yardımı almak gerektiğinin altını çizen Tanyeri, &#8220;Burun tıkanıklığının neden kaynaklandığını tespit etmek gerekiyor. Tanı noktasında hastayı iyice dinlemek şart. Rutin muayene dışında günümüzde kullanılan birçok yeni alet var. Bunların başında ise endoskop geliyor&#8221; açıklamasında bulunuyor. Doç. Dr. Tanyeri; bu aletlerin eğilebilen, yumuşak olanları ile burunu daha iyi tetkik edebildiklerini belirterek, şöyle devam ediyor:</p>
<p>&#8220;Endoskopla muayeneyi tamamladıktan sonra kompüterize tomografi ya da burun içi basıncını ölçen özel cihazlarla tıkanıklığını, nedenini ve yerini saptama yoluna gidebiliyoruz. Tanısı konduktan sonra tedavisi de günümüz şartlarında daha etkin olarak yapılabiliyor. Alerjisi olan hastalarımızda ilaçlarla tedavi söz konusu. Alerji ilaçları ile burun mukozasının şişkinliğini azaltarak hastaların nefes alıp vermesini düzenlemek mümkün&#8221;</p>
<p>Özellikle içinde bulunduğumuz çağda yaşadığımız atmosfer şartları, hava kirliliği, egzoz gazları, endüstriyel atıkların burnun içinde özellikle çocuklarda burun tıkanıklığı ortaya çıkardığına işaret eden Tanyeri, &#8220;Bunu elimine etmek mümkün değil. Burun tıkanıklığının nedeni ne olursa olsun tıbbi tedavi ile düzelmeyen durumlarda ameliyata kadar varan başka tedavi seçenekleri ortaya çıkıyor. Günümüzde birçok farklı yöntem kullanıyoruz. Bunlardan bir tanesi burun eti konkanın içerisine bir tünel açmak. Bu tünelin içine aletlerimizi yerleştirerek hem mukozanın iç yüzünü yani burnu kaplayan halının iç yüzünü hem de burun etinin yapıştığı kemiği traşlayarak boyutunu küçültüyoruz&#8221; şeklinde konuşuyor.</p>
<p><strong>TEDAVİYE YANIT ALINMAZSA AMELİYAT EDİLİYOR</strong></p>
<p>Korkulanın aksine böyle bir ameliyatta kesinlikle yüzde, gözde şişme olmayacağına değinen Tanyeri, yapılan işlemle ilgili şunları söylüyor:</p>
<p>&#8220;Son derece basit bir ameliyattır. Konkalarda mukozanın fazla olduğu ve ilaçla düzelmeyen durumlarda ise radyofrekans yöntemini uyguluyoruz. Cihazdan radyofrekans enerjisi çıkıyor ve iğne radyofrekans enerjisini mukozaya ileterek işlemi takiben 2 ila 3 hafta içerisinde mukozanın büzülmesini sağlıyor. Etli mukozalarda yapılan ve hastalarda oldukça yüz güldürücü sonuçlar aldığımız, son derece basit bir yöntem&#8221;</p>
<p>Sinüzit, polip, geniz eti gibi medikal tedaviye yanıt vermeyen durumlarda ise endoskopik ameliyatlarla burun tıkanıklıklarının tedavi edildiğini söyleyen Tanyeri, &#8220;Estetik burun ameliyatları sonrası oluşabilen burun kanadı çöküntülerini de kansız ve tamponsuz bir şekilde çok basit bir yöntemle tedavi edilebiliyor&#8221; diyor.</p>
<p>Uzun süreli varolan burun tıkanıklıklarının tedavi edilmesinin kesinlikle gerektiğini söyleyen Tanyeri, &#8220;Burnun işlevlerinden bir tanesi havayı temizleyip aşağıya göndermek. Burun kullanılmadığı zaman ağız açık kalıyor. Temizlenip nemlenmeyen ve ısınmayan hava boğaz arka duvarına çarparak, burada kuruluk ve farenjit türü şikayetlere sebep oluyor&#8221; şeklinde konuşuyor. &#8220;Burun ile akciğerler arasında bir bağlantı söz konusudur&#8221; diyen Doç. Dr. Tanyeri, sözlerini şöyle tamamlıyor:</p>
<p>&#8220;Burundan solunan havayı akciğerler daha fazla emerler. Biz, ağzımızı kullandığımızda bu işlevi atlıyoruz. Ağız solunumu yaparak oksijenasyonu azaltıyoruz. Dolayısıyla uzun vadede sessiz seyreden kalp problemleri daha erken ortaya çıkabilir. Bu gibi durumlara rastlıyoruz. Çocuklarda ise alerji nedeniyle burun etlerinin şişmesi, geniz etinin büyümesi durumlarında burundan nefes alıp verememek, çocuğun zeka ve diğer gelişimini olumsuz etkiler&#8221;.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mcrgrup.com/duyu-sistemleri-sagligi/burun-tikanikligi-nedenleri-ve-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dış Kulak İltihabı Nedenleri Belirtileri ve Tedavisi</title>
		<link>http://www.mcrgrup.com/duyu-sistemleri-sagligi/dis-kulak-iltihabi-nedenleri-belirtileri-ve-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.mcrgrup.com/duyu-sistemleri-sagligi/dis-kulak-iltihabi-nedenleri-belirtileri-ve-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Sep 2010 06:00:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Duyu Sistemleri Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[dış kulak iltihabı]]></category>
		<category><![CDATA[Dış Kulak İltihabı belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Dış Kulak İltihabı belirtileri nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[Dış Kulak İltihabı nasıl geçer]]></category>
		<category><![CDATA[dış kulak iltihabı nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dış Kulak İltihabı Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[dış kulak iltihabı tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mcrgrup.com/?p=2111</guid>
		<description><![CDATA[Dış kulak, yüzücü kulağı diye de bilinir. Yüzücü kulağı (External otitis) dış kulak kanalının ısrarlı biçimde tahriş olması ve iltihaplanması halidir. Ayrıca bir enfeksiyon da bulunabilir. Kanalda cildin kat kat soyulması (egzama) gelişebilir. Egzamayı kaşırken cilt çatlar ve kulak kanalını bakteri ve mantar istila eder. Kirli suda yüzmek bu hastalığı kapmanın yollarından biridir. Kulak salgısı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: x-small;">Dış kulak, yüzücü kulağı diye de bilinir. Yüzücü kulağı (External otitis) dış kulak kanalının ısrarlı biçimde tahriş olması ve iltihaplanması halidir. Ayrıca bir enfeksiyon da bulunabilir. Kanalda cildin kat kat soyulması (egzama) gelişebilir. Egzamayı kaşırken cilt çatlar ve kulak kanalını bakteri ve mantar istila eder. Kirli suda yüzmek bu hastalığı kapmanın yollarından biridir. Kulak salgısı kanaldan temizlenmeye kalkışıldığında, cilt tahriş olur, kaşınır veya yırtılır. Bu da o kişinin en gözde &#8220;aletiyle&#8221; (toka vs.) kulağını daha fazla karıştırmasına sebep olur. Bir risk daha da vardır. 0 da kulak zarını delme olasılığıdır. Saç spreyleri ve saç boyaları da kulak kanalını tahriş edebilir. Dış otit yüzücü kulağı bazen mantardan kaynaklanır. Aspergillus niger en sık görülen mantardır. Belirtileri, urukkulosisle aynıdır. furunkulosis tekrar tekrar çıbanlar çıkması halidir ve kulak kanalındaki bir tüy kesesinin mikrop kapmasıyla başlar. Bu rahatsızlık sık sık tekrar eder Dış otit (yüzücü kulağı) genç yetişkinlerde görülür. </span></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">Belirtileri </span></strong></p>
<p><span style="font-size: x-small;">- Dış kulak kanalının kaşınması </span></p>
<p><span style="font-size: x-small;">- Kulak ağrısı </span></p>
<p><span style="font-size: x-small;">- Kulakta sarı veya yeşil sarı kötü kokulu cerahat oluşması </span></p>
<p><span style="font-size: x-small;">- Başın hareketiyle kulakta ağrı duyulması </span></p>
<p><span style="font-size: x-small;">- Duyma kaybı. </span></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">Teşhis </span></strong></p>
<p><span style="font-size: x-small;">Eğer kulağınızda kaşınma,kulağınızın içinde pullanma ya da kulak kanalınızda ağrı varsa, bunlar dış kulak yolu iltihabının göstergesi olabilir. Çoğu kez kulaktan dışarı doğru sarımsı ya da sarımsı yeşil bir akıntı olur ve bazen bu akıntıdan sonra ağrı hafifler. Eğer iltihap ya da dokudaki şişme kulak kanalını tıkarsa duyma-da bir azalma olabilir. </span></p>
<p><span style="font-size: x-small;">Doktorlar otoskop denen bir aletle kulak kanalına bakarak dış kulak yolu iltihabı tanısını koyarlar. Eğer iltihap varsa örnek alınarak laboratuvara gönderilebilir. </span></p>
<p><span style="font-size: x-small;">Çoğu dış kulak yolu enfeksiyonu rahatsızlık duygusu yaratsa da, uygun tedavi edildiklerinde genellikle tehlikeli değildirler. Bu enfeksiyon,özellikle şeker hastalarında tedavi edilmezse çevre kemiklere ve kıkırdaklara yayılarak hasar verebilir. </span></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">Tedavi </span></strong></p>
<p><span style="font-size: x-small;">Eğer yüzücü kulağı rahatsızlığınız olduğundan şüphelenirseniz, doktora gitmeden önce sancıyı geçirecek bazı şeyler yapabilirsiniz. Kulağınızın üzerine ılık (sıcak değil) bir ufak yastık koymak faydalı olur. Aspirin veya başka bir ağrı kesici de sancıyı azaltır. </span></p>
<p><span style="font-size: x-small;">Teşhisten sonra doktorunuzun kulak kanalını bir emme aletiyle veya pamuklu çubukla temizlemesi beklenir. Bu tahrişin ve sancının geçmesini sağlayabilir. Doktor daha sonra çeşitli tedavi metodlarından birini önerebilir. Ekseriyetle kortikosteroidli (kaşıntıyı durdurmak ve iltihabı azaltmak için) bir kulak damlası ve bir antibiyotik (enfeksiyon kontrol etmek için) verilir. Bazen ağızdan alınan haplar da kullanılabilir. Şiddetli ağrı olduğundan ağrı kesici tavsiye edilir. İyileşme sırasında kulağa su kaçmamasına dikkat edilmelidir. </span></p>
<p><span style="font-size: x-small;">3 veya 4 gün sonra eğer gözle görülür bir iyileşme olmazsa, doktorunuz ağızdan alınmak üzere antibiyotik verebilir. Enfeksiyona neden olan organizma laboratuvar testleriyle belirlenmişse, özellikle onu etkileyecek antibiyotik seçilir. Dış kulak iltihabı (yüzücü kulağı) mantardan kaynaklanıyorsa sülfanilamid tozu serpilerek urunkolisisden kaynaklanıyorsa, ağızdan alınan veya kulak damlası şeklinde verilen antibiyotikle tedavi edilir. Özellikle neden mantar olduğunda bu durum birçok defa tekrar edebilir. </span></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">Önlenmesi </span></strong></p>
<p><span style="font-size: x-small;">Dış otit ekseriyetle önlenebilir. Pis suda yüzmeyin. Banyodan ve yüzmeden sonra kulaklarınızı kurutun. Kulak kanalının rutubetli olması enfeksiyon kapmasını kolaylaştırır. Saçınızı boyarken veya saç spreyi kullanırken kulak deliklerinizi kuzu yününden ufak toplarla kulağınızı kapayın. Bunlar suyu geçirmez.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mcrgrup.com/duyu-sistemleri-sagligi/dis-kulak-iltihabi-nedenleri-belirtileri-ve-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anjin Nedenleri Belirtileri ve Tedavisi</title>
		<link>http://www.mcrgrup.com/duyu-sistemleri-sagligi/anjin-nedenleri-belirtileri-ve-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.mcrgrup.com/duyu-sistemleri-sagligi/anjin-nedenleri-belirtileri-ve-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 20 Sep 2010 06:00:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Duyu Sistemleri Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[anjin]]></category>
		<category><![CDATA[Anjin belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Anjin nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[anjin nedir]]></category>
		<category><![CDATA[anjin tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mcrgrup.com/?p=2103</guid>
		<description><![CDATA[Anjin, ağzın içinde, yutağın başlangıcında, sağ ve solda bulunan bademciklerin iltihabıdır. Bu yazımızda sizlere anjin hakkında bilgi vereceğiz. Çok rastlanan bu hastalık, kendi yaptığı ziyandan çok, vücudun başka yerlerinde çeşitli organlarda meydana getirdiği dolaylı bozukluklar (komplikasyonlar, iltihablar) sebebiyle oldukça önemlidir. Anjin en çok 5-15 yaş grubunun hastalığı olup, orta yaş ve sonrasında pek rastlanmaz. 1. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: x-small;">Anjin, ağzın içinde, yutağın başlangıcında, sağ ve solda bulunan bademciklerin iltihabıdır.</span> Bu yazımızda sizlere anjin hakkında bilgi vereceğiz.</p>
<p>Çok rastlanan bu hastalık, kendi yaptığı ziyandan çok, vücudun başka yerlerinde çeşitli organlarda meydana getirdiği dolaylı bozukluklar (komplikasyonlar, iltihablar) sebebiyle oldukça önemlidir. Anjin en çok 5-15 yaş grubunun hastalığı olup, orta yaş ve sonrasında pek rastlanmaz.</p>
<p>1. Hastalık sebebi: Hemolitik streptokok denilen mikrop grubu başta olmak üzere çok çeşitli bakteriler.</p>
<p>2. Hastalığın seyri: ani titreme ile kol ve bacaklarda ağrılar başlar. Ardından ateş 39-40 dereceyi bulur. Nabız 120’yi aşar. Yutkunma güçlüğü, boğazda kulağa vuran şiddetli ağrı vardır. Muayenede bademcikler kırmızımtrak şiş, kıvrımları arasında cerahat toplanmış halde görülür. Küçük dil, yumuşak damak ve yutak, şiş, kırmızı veya iltihablıdır. 3-4. günlerde ateş normale düşer ve genellikle hastalık geçer.</p>
<p>3. Komplikasyonları: Bu hastalığın en önemli tarafı, vücudun başka yerlerinde yapabildiği bozukluklar, yani komplikasyonlarıdır. Bunlar arasında en başta gelenleri şunlardır: Sinüzit, boyun ve çenealtı bezlerinde iltihablanma, boğazda bademcikler çevresinde abseleşme. Bu sayılanlar anjinin yakın komplikasyonlarıdır. Anjin bir de uzak organlarda olan bozukluklara sebeb olur. Bunlar:</p>
<p>a) Ani böbrek iltihabı (akut glomerulonefrit) ve bunun müzminleşmesi ile devamlı böbrek iltihabı (kronik glomerulonefrit). Sonuncusu da devamlı yüksek tansiyona ve böbrek yetmezliğine (üremiye) sebeb olabilir.</p>
<p>b) Ateşli romatizma: Kız çocuklarında daha sık görülür. Vaktinde ve yeterli tedavi yapılmazsa, ilerde kalp kapak yetmezliklerine sebeb olabilir (kalb romatizması).</p>
<p>c) Toplardamar iltihabları: Daha çok boyun, baş ve yüzdeki toplardamarlarda görülür. Öldürücülük oranı yüksektir.</p>
<p>4. Tedavisi: Yatak istirahatı yapılmalı, ılık sulu gıdalar verilmelidir. Gargara olarak % 2 karbonat solüsyonu ile ağız çalkalanmalıdır. İltihaba karşı doktor tavsiyesinde antibiyotikler, ağrılara karşı da aspirin veya novalgin verilmelidir.</p>
<p>Her bademciği ameliyatla almak gereksizdir. Ancak sık sık iltihablanırsa; romatizma veya böbrek iltihabına (nefrite) sebeb olmasın diye alınması uygun olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mcrgrup.com/duyu-sistemleri-sagligi/anjin-nedenleri-belirtileri-ve-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bademcik Hastalığı Nedenleri Belirtileri Teşhisi ve Tedavisi</title>
		<link>http://www.mcrgrup.com/duyu-sistemleri-sagligi/bademcik-hastaligi-nedenleri-belirtileri-teshisi-ve-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.mcrgrup.com/duyu-sistemleri-sagligi/bademcik-hastaligi-nedenleri-belirtileri-teshisi-ve-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 19 Sep 2010 06:00:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Duyu Sistemleri Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[bademcik]]></category>
		<category><![CDATA[bademcik alınması]]></category>
		<category><![CDATA[Bademcik Hastalığı belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Bademcik Hastalığı nasıl geçer]]></category>
		<category><![CDATA[Bademcik Hastalığı nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[bademcik tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[bademcik yararı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mcrgrup.com/?p=2105</guid>
		<description><![CDATA[Bademcik vücuttaki her organ gibi çok kıymetlidir. Tıp dilindeki adı tonsildir. Ama vücudun tek savunma silahı bademcik  değildir. Birçok savunma mekanizması vardır. Fonksiyon gören, yararı  zararından çok olan bir bademcik  asla alınmamalıdır. Fakat doğru endikasyonlarla yapılan bir ameliyat hastaya mutlak fayda sağlayabilir. Bademcik (tonsil), boğazımızın giriş kısmında yerleşmiş, lenfosit dediğimiz savunma hücrelerinden oluşan ve vücudun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: x-small;">Bademcik vücuttaki her organ gibi çok kıymetlidir. Tıp dilindeki adı tonsildir. Ama vücudun tek savunma silahı bademcik  değildir. Birçok savunma mekanizması vardır. Fonksiyon gören, yararı  zararından çok olan bir bademcik  asla alınmamalıdır. Fakat doğru endikasyonlarla yapılan bir ameliyat hastaya mutlak fayda sağlayabilir.</span></p>
<p>Bademcik (tonsil), boğazımızın giriş kısmında yerleşmiş, lenfosit dediğimiz savunma hücrelerinden oluşan ve vücudun hücresel savunmasına katkıda bulunan bir çift organdır. Tonsillit ise, tonsillerin çeşitli mikroorganizmalar (virüs ve bakteriler) tarafından oluşturulan enfeksiyonlarıdır. Genellikle vücut direncini düşüren lokal veya tüm vücudu ilgilendiren soğukla karşılaşma sonucu ortaya çıkar.</p>
<p>Tonsillit, her yaşta, her cinsiyette görülebilir. Fakat özellikle çocuklarda görülme sıklığı daha fazladır. Mevsim hastalığı değildir. Fakat hava şartlarının sık değiştiği<span id="more-2105"></span> geçiş dönemlerinde daha çok görülür. Hastalığın akut ve kronik olmak üzere iki dönemi vardır: Akut tonsillit bakteriyel veya virütik olabilir.</p>
<p>Tonsillit şu belirtilerle kendini belli eder:</p>
<li>Ateş</li>
<li>Boğaz ağrısı ve şişliği</li>
<li>Halsizlik</li>
<li>Eklem ve kas ağrıları</li>
<li>Baş ağrısı</li>
<li>Küçük çocuklarda karın ağrısı, bazen ishalÖzellikle çocukluk döneminde sık bakteriyel tonsillit geçiren, bu atakları yeterli tedavi edilmeyen hastalarda bir süre sonra tonsillerdeki enfeksiyon kronikleşir. Bu dönemde akut dönemden farklı olarak;</li>
<li>İştahsızlık,</li>
<li>Sabah yorgun uyanma hali sürekli veya nedensiz olarak sık tekrarlanır olur.</li>
<li>Akut enfeksiyonlar da daha sık ve kolay oluşmaya başlar.Hastalık bulaşıcı mıdır?Hastalık bir bakteri veya virüs enfeksiyonu olduğundan bulaşabilir. Ama kişi, hastalıklı veya mikrop saçan biri gibi de görülmemelidir. Aktif dönemde çok yakın temas (aynı çatal, kaşığı kullanma vs.) olmaması yeterlidir.
<p>Nasıl teşhis edilir?</p>
<p>Tonsiller direkt olarak gözle görülebilen bir organdır. Gözle muayene ile teşhis edilir. Laboratuar tahlilleri yapılırsa da akyuvar sayısında, sedimantasyon hızında artmalar olduğu görülecektir.</p>
<p>Tedavi yöntemleri nelerdir?</p>
<p>Akut dönemde ilaç tedavisi uygundur. Olayın dönemine ve şiddetine uygun doz, tür ve sürede ilaç verilir. Kronik enfeksiyonlarda ise, genellikle ilaç tedavisi yeterli olmaz. Ancak pratikte yine de hastanın ilaçla iyileşmesi umuduyla bir şans verilebilir. Düzelmezse ve ameliyat endikasyonları oluşmuşsa tonsiller alınabilir.</p>
<p>Cerrahi müdahale hangi durumlarda gereklidir?</li>
<li>Yılda 3-4 defadan fazla bakteriyel enfeksiyon geçiriliyorsa,</li>
<li>Tonsiller solunumu ve yutmayı zorlaştıracak kadar büyükse,</li>
<li>Tonsil tümörü gelişmişse,</li>
<li>Peritonsiller abse geçirilmişse,</li>
<li>Tonsillerin neden olduğu febril konvülziyonlar (ateşe bağlı havaleler)</li>
<li>Uyku apneleri varsa</li>
<li>Sık tekrarlanan kulak, burun enfeksiyonlarında</li>
<li>Horlama ve ağız solunumunda,</li>
<li>Boyun lenf bezlerinin inatçı büyümelerinde,</li>
<li>Tonsil tüberkülozunda</li>
<li>Akut eklem romatizması ve buna bağlı kardit ve nefrit geçirenlerde tonsillerin alınması gerekebilir.Bu saydıklarımız mutlak endikasyonlar değildir. Bazı hastalarda ameliyat gerekmeyebilir.Cerrahi müdahale nasıl yapılır? Özel bir yöntemi var mıdır?
<p>Cerrahi tedavisi çocuklarda mutlaka genel anestezi altında yapılır. Erişkinler için lokal veya genel anestezi mümkündür. Tonsiller kapsülleri ile birlikte çıkarılıp damarları değişik yöntemlerle bağlanır. Ameliyat sonu kanama riskine karşı hastanın yakınları ve hekim dikkatli olmalıdır.</p>
<p>Tonsiller alındıktan sonra vücut savunmasız kalır mı?</p>
<p>Tonsiller de her organ gibi çok kıymetlidir. Ama vücudun tek savunma silahı tonsiller değildir. Fonksiyon gören, faydası zararından çok olan bir tonsil asla alınmamalıdır. Fakat doğru endikasyonlarla yapılan bir ameliyat hastaya mutlak fayda sağlar.</li>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mcrgrup.com/duyu-sistemleri-sagligi/bademcik-hastaligi-nedenleri-belirtileri-teshisi-ve-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akustik Nöronom Nedenleri Belirtileri Teşhisi ve Tedavisi</title>
		<link>http://www.mcrgrup.com/duyu-sistemleri-sagligi/akustik-noronom-nedenleri-belirtileri-teshisi-ve-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.mcrgrup.com/duyu-sistemleri-sagligi/akustik-noronom-nedenleri-belirtileri-teshisi-ve-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 18 Sep 2010 06:00:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Duyu Sistemleri Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[akustik nöronom]]></category>
		<category><![CDATA[Akustik Nöronom belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Akustik Nöronom nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[akustik nöronom nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Akustik Nöronom tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[akustik nöronom tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mcrgrup.com/?p=2098</guid>
		<description><![CDATA[İşitme siniri unu, çok ağın büyüyen selim (kanser değildir.) bir tümör (ur)dur. Sekizinci kafatası sinini üzerinde ekseriyetle kafatasından çıkıp iç kulağın kemik yapısına girdiği alanda oluşur. Bu tümöre bazen açı tümörü de denir. Çünkü bulunduğu yen beyin parçalarının (cerebellum ve pons) bir açı oluşturdukları yendir. Belirtiler - Hafif baş dönmesi - Kulak çınlaması - işitme [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: x-small;">İşitme siniri unu, çok ağın büyüyen selim (kanser değildir.) bir tümör (ur)dur. Sekizinci kafatası sinini üzerinde ekseriyetle kafatasından çıkıp iç kulağın kemik yapısına girdiği alanda oluşur. Bu tümöre bazen açı tümörü de denir. Çünkü bulunduğu yen beyin parçalarının (cerebellum ve pons) bir açı oluşturdukları yendir. </span></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">Belirtiler </span></strong></p>
<p><span style="font-size: x-small;">- Hafif baş dönmesi </span></p>
<p><span style="font-size: x-small;">- Kulak çınlaması </span></p>
<p><span style="font-size: x-small;">- işitme kaybı. </span></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">Teşhis </span></strong></p>
<p><span style="font-size: x-small;">Eğer hafif baş dönmesi, dengesizlik hissederseniz, kulakta çınlama veya kulakta seslen duyarsanız ve gitgide işitme kaybı başlarsa bu durum işitme sinini unu olabilir. Hafif baş dönmesi Menier Sendromundaki gibi tek başına görülen bin belirti değildir. Doktorunuz bin işitme gücünü ölçme testi (Odiometri) ve sinirlenle ilgili inceleme yapacaktır. Sinirlerde zedelenme varsa bunu bulmak için bin baş röntgeni veya CT (bilgisayarlı tomognafi) muayenesi isteyebilir. </span></p>
<p><strong><span style="font-size: x-small;">Tedavi </span></strong></p>
<p><span style="font-size: x-small;">Selim karakterli olduğu halde ve ağır büyümesine rağmen kafatasının içinde hayati önemi olan birçok beyin yapısına bitişik olduğu için bu tümör tehlikeli olabilir. Büyüdükçe bu yapılana basınç yapıp zarar verebilir. Tek tedavi ameliyatla alınmasıdır.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mcrgrup.com/duyu-sistemleri-sagligi/akustik-noronom-nedenleri-belirtileri-teshisi-ve-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kulak Zarının Delinmesi Nedenleri Belirtileri Tedavisi</title>
		<link>http://www.mcrgrup.com/duyu-sistemleri-sagligi/kulak-zarinin-delinmesi-nedenleri-belirtileri-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.mcrgrup.com/duyu-sistemleri-sagligi/kulak-zarinin-delinmesi-nedenleri-belirtileri-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Mar 2010 14:12:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Duyu Sistemleri Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Delik Kulak Zarı]]></category>
		<category><![CDATA[Delik Kulak Zarı Belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Delik Kulak Zarı Nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Delik Kulak Zarı Tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Kulak Zarının Delinmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kulak Zarının Delinmesi Belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Kulak Zarının Delinmesi Nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kulak Zarının Delinmesi Tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[kulak zarrının kanaması]]></category>
		<category><![CDATA[Miringoplasti]]></category>
		<category><![CDATA[Orta kulak enfeksiyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Perforasyonlu Otitis Media]]></category>
		<category><![CDATA[Timpanik zar deliği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mcrgrup.com/?p=1231</guid>
		<description><![CDATA[Bilindiği gibi dış kulak yolu ile orta kulağı birbirinden ayıran bir zar mevcuttur. Bu zarar kulak zarı veya timpanik zar denilmektedir. Bu zar özellikle travmatik sebeplerden dolayı, yani kulağa birşey kaçması, kulağa uzun bir çöp sokulması gibi nedenlerle delinebilir. Dış kulak yolu ve orta kulağı ayıran ince zarda bir delik söz konusudur. Tıbbi terminolojide kulak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bilindiği gibi dış kulak yolu ile orta kulağı birbirinden ayıran bir zar mevcuttur. Bu zarar kulak zarı veya timpanik zar denilmektedir. Bu zar özellikle travmatik sebeplerden dolayı, yani kulağa birşey kaçması, kulağa uzun bir çöp sokulması gibi nedenlerle delinebilir.</p>
<p>Dış kulak yolu ve orta kulağı ayıran ince zarda bir delik söz konusudur. Tıbbi terminolojide kulak zarına &#8220;Timpanik Membran&#8221; denilir. </p>
<p>Orta kulak östaki borusu yolu ile genize bağlanmıştır. Bu boru orta kulak basıncını eşitler. Delik kulak zarına sıklıkla ağır işitme ve bazen de kulak akıntısı eşlik eder. Ağrı genellikle yoktur. </p>
<p>Kulak zarında deliğe yol açan faktörler </p>
<p>Sebep genellikle travma veya enfeksiyondur. Aşağıdaki hallerde<span id="more-1231"></span> kulak zarında delik oluşabilir;</p>
<p>- Kulağa tokat atılması,<br />
- Kafa kemiği kırıkları,<br />
- Ani bir patlama,<br />
- Toka, pamuklu çubuk veya kürdan gibi bir cismin dış kulak yolundan içeri fazla sokulması,<br />
- Kaynak alevi veya asit gibi sıvıların dış kulaktan içeri girmesi&#8230;</p>
<p>Orta kulak enfeksiyonları; ağrı, işitme kaybı ve zarda kendiliğinden delinmeye yol açabilir. Bu durumda kulaktan iltihaplı veya kanlı bir akıntı olacaktır. Tıbbi terminolojide bu duruma &#8220;Perforasyonlu Otitis Media&#8221; denilir. </p>
<p>Nadir olarak kulak zarına daha önce yerleştirilmiş bir ventilasyon tüpü sonrası kulakta kalıcı bir küçük delik oluşabilmektedir. Kulak zarı deliklerinin büyük çoğunluğu birkaç hafta içinde kendiliğinden iyileşirken, bir kısmında bu süre ayları bulabilmektedir. İyileşme devresinde kulak su ve travmadan korunmalıdır. Kendiliğinden kapanmayan delikler ameliyatı gerektirir. </p>
<p>Delik kulak zarının işitmeye etkileri </p>
<p>Deliğin büyüklüğü oranında işitme kaybı da fazla olur. Kulak zarında deliğin yeri de işitme kaybının derecesini etkiler. Eğer ciddi bir travma sonucu orta kulaktaki sesin iletimini sağlayan kemikcikler birbirinden ayrıldılarsa veya iç kulak yapıları zarar gördüyse işitme kaybı da ciddi olacaktır. </p>
<p>Kulak zarındaki delik ani travma veya patlama sonucu oluştuysa derin işitme kaybı ve şiddetli bir çınlama bulunabilir. Bu durumda işitme genellikle kısmen geri döner ve çınlama birkaç gün içinde azalır. Delinme nedeni kronik enfeksiyonsa işitme kaybı daha ciddi olacaktır. </p>
<p>Tedavi </p>
<p>Herhangi bir müdahale bulunmadan önce işitme testi yapılmalıdır. Zardaki deliği kapatmanın, banyo ve yüzme sırasında orta kulağa su kaçmasını engellemek (aksi takdirde kulak enfeksiyonları oluşabilir), iyileşmede düzelme ve çınlamada azalma sağlamak gibi çeşitli yararları vardır. </p>
<p>Ayrıca orta kulakta kolesteatom (deri kisti) gelişmesini engeller. (Kolesteatom kronik enfeksiyona ve kulak yapılarında tahribata yol açabilir). </p>
<p>Delik küçükse, doktorunuzun bunun zaman içinde kendiliğinden kapanıp kapanmadığını kontrol etmesi gerekir. Veya, uygun durumlarda küçük bir yama yapmayı deneyebilir. Bu amaçla zardaki deliğin kenarlarına mikroskop altında iyileştirici etkisi olan ilaçlar sürer ve zarın üzerine ince bir kâğıt parçası kapatarak yama yapabilir. </p>
<p>Zardaki dilek tamir edildikten sonra işitmede genellikle bir düzelme gözlenir. Deliğin tamamen kapanması için birkaç defa (3-4) yama tatbiki gerekebilir. Eğer doktorunuz kâğıt ile kapatmanın yeterli olmayacağı görüşünde ise veya birkaç kez kâğıt yama tatbikinden sonra delik hâlâ kapanmamışsa cerrahi müdahale gerekir. Çeşitli cerrahi teknikler vardır. </p>
<p>Tüm tekniklerde iyileşmeyi sağlamak için delik olan zar bir doku parçası ile kapatılır. Bu işleme &#8220;Miringoplasti&#8221; adı verilir. Miringoplasti ameliyatı deliğin kapatılmasında ve işitmenin düzeltilmesinde kesin başarı sağlar. Basit bir operasyondur. Çoğu zaman hasta aynı gün evine gönderilir. Doktorunuz kulak zarınızdaki delik için size en uygun yolu gösterecektir. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mcrgrup.com/duyu-sistemleri-sagligi/kulak-zarinin-delinmesi-nedenleri-belirtileri-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Orta kulak iltihabı belirtileri ve tedavisi</title>
		<link>http://www.mcrgrup.com/duyu-sistemleri-sagligi/orta-kulak-iltihabi-belirtileri-ve-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.mcrgrup.com/duyu-sistemleri-sagligi/orta-kulak-iltihabi-belirtileri-ve-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Sep 2009 12:26:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Duyu Sistemleri Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[bebeklerde orta kulak iltihabı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklarda orta kulak iltihabı]]></category>
		<category><![CDATA[orta kulak iltihabı]]></category>
		<category><![CDATA[orta kulak iltihabı belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[orta kulak iltihabı nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[orta kulak iltihabı tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mcrgrup.com/?p=445</guid>
		<description><![CDATA[Bu yazımızda sizlere orta kulak iltihabından bahsedeğiz. İşte bütün yönleri ile orta kulak iltihabı&#8230; Orta Kulak İltihabı nedir ? Orta kulak iltihabı; kulak zarının arkasında orta kulak boşluğunda sıvı birikmesidir. Sıvının biriktiği yerde işitmede rol oynayan örs, üzengi ve çekiç olarak bilinen kulak kemikçikleri bulunur. Bu duruma daha çok 6 yaşa kadar olan çocuklarda rastlanır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazımızda sizlere orta kulak iltihabından bahsedeğiz. İşte bütün yönleri ile orta kulak iltihabı&#8230;</p>
<p>Orta Kulak İltihabı nedir ?<br />
Orta kulak iltihabı; kulak zarının arkasında orta kulak boşluğunda sıvı birikmesidir. Sıvının biriktiği yerde işitmede rol oynayan örs, üzengi ve çekiç olarak bilinen kulak kemikçikleri bulunur. Bu duruma daha çok 6 yaşa kadar olan çocuklarda rastlanır. Tıp dilinde &#8221; Otitis Media &#8221; olarak söylenir. </p>
<p>Orta kulakta sıvı toplanınca ne olur ?<br />
İşitme olayı: Dış ortamdan gelen sesler kulak kepçesi ile toplanıp, titreşen kulak zarı aracılığı ile orta kulağa yani örs üzengi ve çekiç kemikçiklerine iletililir. Bu titreşim iç kulağa ve oradan da sinirlerle beyindeki ilgili bölgelere iletilerek ses olarak algılanır.Orta kulaktaki hava basıncının<span id="more-445"></span> dış ortamla eşitlenmesi görevini Östaki tüpü denilen geniz boşluğu ile orta kulak boşluğu arasında uzanan bir kanal üstlenmiştir. Bu kanalın çeşitli nedenlerle iyi çalışmaması, bu basıncın eşitlenememesine ve orta kulakta sıvı birikimine sebep olur. Bu sıvı da kemikçiklerin titreşimine engel olarak işitmeyi bozar. </p>
<p>Neden küçük çocuklarda sık görülüyor ?<br />
Küçük çocuklarda östaki tüpünün yapısal özelliği ve östaki tüpünün genize açıldığı deliğinin ağzına yakın yerde geniz etinin büyüyüp tüpün açılma kapanmasına etki etmesi sonucu sıklıkla orta kulakta sıvı birikimi görülür. Aynı şekilde bebeklerde beslenme şekli, özellikle yatarak biberonla beslenmenin de rolü olduğu belirlenmiştir. </p>
<p>Orta kulakta sıvı birikimi iltihap mıdır ?<br />
Orta kulakta biriken her sıvı iltihap değildir. Biriken sıvının östaki tüpü yoluyla bakteri ve virüslerle teması sonrası iltihap oluşur. Burundaki tıkanıklıklar ve iltihaplar, geniz etinin iltihaplanması ,orta kulak sıvısının mikroplarla bulaşmasını sağlayabilir. Yutkunma hareketi bunu başlatabilir. </p>
<p>Çocuklarda Orta kulakta sıvı birikimine çok rastlanır mı ?<br />
Evet, çok sık görülür. Burnu tıkayan hemen her olay veya östaki tüpünün her fonksiyon bozukluğu orta kulakta sıvı birikimine yol açar. Ancak her sıvı orta kulak iltihabı değildir. Bu sıvının toplanmasına yol açan durum ortadan kaldırılmazsa bu sıvı iltihaplanır ve olay süreğen hale gelir. </p>
<p>Orta kulak iltihabı ne gibi belirti verir ?<br />
Çocukta ancak hızlı gelişen (=akut) orta kulak iltihabı belirti verir. Özellikle küçük çocuklarda buna karar vermek daha da zordur. Çocuğun elini kulağına sık ???ürmesi ve çekmesi, uyku düzeninde değişim, nedensiz ağlamalar ve duymasında azalma bunu düşündürmelidir. Bebek ve küçük çocukların ağrıyı tam belirleyememelerinin dışında daha büyük çocuklar da doktor korkusu gibi nedenlerle ancak zarın patlaması öncesi yakınmalarını belirtirler. Bu da tanı konmasını geciktirebilir. </p>
<p>Ne zaman doktora gidelim ?<br />
Belirtilerin başında işitme kaybı gelir. Hafif seslere yanıt alamıyorsanız ve kulaktan akıntı geliyorsa gecikmeden bir Kulak Burun Boğaz Uzmanına başvurmalısınız. Geniz etinin varlığını öğrenmişseniz veya çocuğunuz burundan konuşuyorsa veya ağzı açık uyuyorsa mutlaka kulak kontrolünü sık aralıklarla yaptırmalısınız. </p>
<p>Kulak zarı delinirse ne olur ?<br />
Akut bir orta kulak iltihabı sonrası kulak zarı delinirse uygun tedavi ile genellikle kısa sürede iyileşir ve zardaki delik kapanır. Ancak mikrop bulaşması veya yeterli tedavi edilememesi sonrası zardaki delik kalıcı olur ve iltihap kronikleşir. Ayrıca sık yineleyen orta kulak iltihapları ve zar delinmeleri, kulak zarının titreşim özelliğini bozarak ileride işitme kaybına yol açabilir. </p>
<p>Orta kulak iltihabının tedavisi nasıldır ?<br />
Orta kulak iltihabı sıklıkla bir üst solunum yolu enfeksiyonu sonrası gelişir. Burada burun tıkanıklığı ve östaki tüpünün görevini bozan her türlü gelişim suçlanır. Bu nedenle doktorunuzun yapacağı tedavi östaki tüpünü açmaya ve sıvının orta kulaktan boğaza akışına yardımcı olmaya yöneliktir. Kulak Burun Boğaz Uzmanın vereceği ilaçlar bu iltihabı tedavi edecektir. </p>
<p>İltihap tekrarlar mı ?<br />
Tedavi sonrası Östaki tüpünün fonksiyonuna engel olan mekanik veya allerjik bir durum söz konusu ise iltihap sıklıkla yineler ve kronikleşmeye yol açabilir. Bu durumda doktorunuz gerekli muayene ve testleri yaparak size operasyon önerebilir. </p>
<p>Ameliyatla tedavisi mümkün mü ?<br />
Doktorunuz ilaçla tedaviden yanıt alamıyorsa ya da östaki tüpünün çalışmasına engel olan bir geniz etinden kuşku duyuyorsa size ameliyat önerebilir. Ameliyatta öncelikle amaç östaki tüpünün açıklığının sağlanması ve orta kulak sıvısının dışarıya akıtılmasıdır. Bu nedenle geniz etinin alınması (Adenoidektomi) ve Kulak zarına çizik atarak (Parasentez) orta kulak sıvısını dışarı alma (Aspirasyon) ve gerekirse belli süre için kulak zarında bırakılarak orta kulağın havalanmasını sağlayacak olan tüp yerleştirme (Ventilasyon tüpü uygulanması) uygulanabilir. </p>
<p>Tüp takılınca çocuğumun yaşantısına kısıtlama gelir mi ?<br />
Hayır. Kulak zarına tüp takılması çocuğun yaşantısını olumsuz etkilemez. Ancak tüpün belirli aralıklarla Kulak Burun Boğaz Uzmanınızca kontrolü gerekir. Ayrıca banyo yapma sırasında özenli olunmalıdır. Ancak kulak deliğine doğru basınçlı olarak verilmedikçe banyo suyu zararlı değildir. Yine de doktorunuz size kulak yolunu kapatan tıkaçlar önerebilir. Dış kulak yolundan içeriye herhangi bir yabancı cisim sokulmaması her zaman önemlidir. Çocuğun oyun ve spor aktiviteleri sadece ilk günler azaltılacaktır. Ancak özel durumlar bunun dışındadır. </p>
<p>Geniz eti ve Kulak tüpü ameliyatı bayıltılarak mı yapılır ?<br />
Evet bu operasyon Genel Anestezi ile yapılır. Önceki yıllarda lokal yapılıyor olsa da günümüzde kesinlikle genel anestezi ile uygulanır. </p>
<p>Kulak tüpü dışardan görülür mü ve ne zaman çıkarılır ?<br />
Kulak zarına yerleştirilen havalandırma tüpü dış kulak yolundan ancak dikkatli bakılırsa görülebilir. Bu tüp sentetik, silikon veya metal olabilir. Şekline veya tipine göre genellikle bir yıl sonra (eğer kendiliğinden yerinden düşmemişse ) çıkartılır. Buna cerrahınız karar verecektir. </p>
<p>Düşerse fark edilir mi ?<br />
Çoğu kez fark edilmez. Bu nedenle doktorunuz rutin kontrollere davet edecektir. Bu kontrollerde tüplerin fonksiyonu kontrol edilecektir. </p>
<p>Tüpler alındıktan sonra yeniden kulak iltihabı olur mu ?<br />
Evet olabilir. Bu nedenle doktorunuzun önerilerine uymalısınız. Ancak yeniden iltihaplanma öncelikle ilaçla tedavi edilir. Yarar görülmezse yeniden tüp ameliyatı gerekebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mcrgrup.com/duyu-sistemleri-sagligi/orta-kulak-iltihabi-belirtileri-ve-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

