Sıcak havaların ani bir değişikliğe soğuklara yerini bıraktığı bu dönemlerde, özellikle herkesin korkulu rüyası haline gelen grip, bir diğer adıyla soğuk algınlığı da kendisini göstermeye başladı. Özellikle sıcak / soğuk hava değişiminin çok hızlı olduğu dönemlerde kendisini hissettiren grip, kişiden kişiye göre farklı ağırlıkta olabilmekte fakat herkesin bünyesini yıkmaya yetmektedir.
Bu sebeple kış gelmeden önce belirli önlemlerimizi almalı ve grip olmaya karşı tedbirli bir şekilde hazır olmalıyız. Devlet tarafından kış aylarının başlangıcında, onaylanmış bir biçimde özel grip aşıları hastanelere gelmektedir, bunlar bağışıklık sistemimize az miktarda grip virüsü vermekte ve bağışıklık elde etmemizi sağlayarak; kış döneminde vücudumuzun çok daha dirençli olmasını sağlamaktadırlar.

grip önlemleri
Bununla rağmen grip olduğumuz durumlar da gözlenebilir; fakat bu durumlarda da sorunun çözümü için her zaman bir açık kapı vardır. Herkes tarafından bilinen özellikle portakal meyvesinde bolca bulunan C vitamini bu dönemde en büyük yardımcımız olacaktır. Burada akla gelebilecek sorulardan bir tanesi de, c vitamini en çok hangi besinlerde bulunur? sorusudur. C vitamini askorbik asit olarak geçtiği için, limon ve greyfurt gibi besinlerde de bolca bulunmaktadır. Portakal ile birlikte bu meyvelerin de tüketimi konusunda daha hassas olmalıyız.
Bir diğer çözüm yöntemi ise bitkisel çaylardır. Özellikle grip döneminde yorgunluğun üst düzeyde olduğu düşünülürse, vücudumuzu dinlendirecek ve enerji katacak bitki çaylarının önemi çok daha net bir şekilde gözlenecektir. Ihlamur çayı da bu tür bitki çaylarından bir tanesidir denilebilir. Vücudun dinlenmesi için uygun mesajları ilgili sinirlere ulaştıran bitki çayları tek başına yeterli olmayacaktır, burada sizin de dinlenmeniz gerekebilir. Bitki çayının kullanımın ardından birkaç saatlik dinlenme vücudunuz için çok büyük derecede önem taşıyacaktır.
Grip olduktan sonra uygulanabilecek çeşitli önlemler ve girişimler olmakla beraber, bizim temel önerimiz grip dönemi gelmeden önce tedbirinizi grip aşısı ile birlikte almanızdır.
Halk arasında sivilce olarak tanımlanan fakat tıp dilinde akne olarak kendisine yer edinmiş olan bu cilt hastalığı, genel sağlığı etkilemeyen fakat kişinin sosyal toplum içerisinde rahatsız olmasına sebep olabilecek bir rahatsızlıktır. Genellikle yüz, göğüs ve sırtta görülmekle birlikte, kişiden kişiye göre de rahatsızlığın derecesi fark edebilir.
Akne nasıl oluşur?
Derimizde bulunan yağ bezeleri, yağ üretmeli ve bu deri yüzeyine çıkarılarak atılmalıdır. Ergenlik döneminde de cildimizde bulunan yağ bezeleri, gereğinden fazla yağ ürettiği için, cilt yüzeyindeki kalıplaşmış yağ tabakası, bu geçişi engelleyecektir. Aknenin temel sebebi de tam olarak budur.

Sivilcelerden kurtulmanın yolları
Bu tıkanma hali, vücudun kendi cilt yapısından dolayı siyah bir renk haline gelir ve sıkmaya çalıştığımız sivilceleri oluşturur. Ancak siyah nokta oluşumunun tek sebebi de bu değildir. Cildimizde farklı bakteri tipleri bulunabilir, biz ne kadar temizlersek temizleyelim kurtulamadığımız bakteri çeşitleri derimizde yer edinmiş olabilir.

Sivilcesiz cilt
Cilt temizliği konusunda eğer dikkatsiz davranıyor isek, bu durum daha da ciddi bir hal alabilir. İşte derimizde yer alan bu bakteriler sebebiyle, oluşan yağ tıkanmaları iltihap kapabilir. Akne olarak tanımladığımız ciltte oluşan yağ tabakalarından içeri giren bakteriler, burada iltihap oluşumuna yol açabilmektedir.

Sivilcelerden kurtulun
Sivilce, yani akne oluşumunu engellemek için uzmanlarca gerekli görülen cilt kremleri kullanılabilir; bununla birlikte dikkat etmemiz gereken noktalardan birisi de cildimizi bol su ve sabun ile sık sık temizlemek olacaktır.
Hepimizin bildiği gibi kalp en önemli organımızdır. Hiç yorulmadan bir ömür boyunca yaşadığımız sürece atmaya devam eder. Peki, yaşamsal manada bu kadar önemli bir organ olan kalbimizin değerini ne kadar biliyoruz.
Kalp damar tıkanıklıkları, kalp krizleri ve çeşitli kalp rahatsızlıkları günümüzde en çok görülen sağlık problemlerinin başında gelmektedir. Bunun nedenleri arasında hareketsiz bir yaşamın getirdiği kilo artışı, dengesiz beslenme, yüksek oranda doğmuş yağ asidi içeren besinlerin yaygın olarak tüketilmesi, sigara, yoğun strese sahip iş temposu vs nedenler yer almaktadır.

Kalp sağlığı
Benzeri nedenlerden dolayı kalp krizi geçirme yaşı iyice düşmüş ve ergenlik dönemine kadar çekilmiştir. Fakat genç yaşta geçirilen kalp krizi son derce ölümcül düzeylerdedir. Dışarıdan ne kadar sağlıklı görünürsek görünelim kalp krizi tehdidiyle karşı karşıya bulunmaktayız.
Kalp sağlığımızı korumak için alınması gereken önlemler şunlardır:
Yaşam koşullarını değiştirmek, konforu bir kenara bırakıp daha hareketli bir hayat tercih etmek öncelikli olmalıdır. Et ürünleri, fast food tarzı yüksek oranda yağ içeren gıdalardan uzak durulmalıdır. Spora düzenli vakit ayrılması yaşam kalitesini yükselttiği gibi kalp krizi riskini de düşürür. Ayrıca sigara tüm organlara zarar verdiği gibi kalbi yormaktadır. Sigarayı bırakmak ve daha az stresli bir hayat kalbimiz için oldukça yararlı olacaktır.
Böbrekler karın boşluğunun arka kısmında belin yan bölgelerinde bulunan organlarımızdır. İki tanedir. Kandaki zararlı ürik asit, üre ve zararlı diğer bileşenlerin süzülmesini sağlayan boşaltım sistemini oluşturan esas organlardır. Bunların dışında böbrek üstü bezleriyle bazı hormonal dengelerin de sağlanması göreviyle de ilişkilidir.
Günümüzde karşılaşılan başlıca böbrek rahatsızlıkları arasında böbrek taşı oluşumu ve böbrek yetmezliği bulunmaktadır. İnsan ömründe en az bir kez böbrek taşı sorunuyla karşılaşır. Böbrek taşı oluşumunun birçok nedeni olabilir. İçilen suyun içerisinde bulunan kalsiyum, fosfor vs minerallerin yüksek oranlarda bulunması böbrek havuzcuğunda zamanla birikebilir. Bu birikmenin devam ederek büyümesi nedeniyle farklı minerallerin karışımından böbrek taşları oluşmuş olur.

böbrek taşı nasıl oluşur?
Kişinin kendi bünyesel özelliklerinden dolayı da günlük normal tükettiği besin maddeleri taş oluşumunu tetikleyebilir. Böbrek taşları idrar kanallarından sidik torbasına oradan da dışarıya atılır. Asıl sorun böbrek taşlarının çok fazla büyümesiyle atılım esnasında ve böbreklerde şiddetli ağrı ve sancılara neden olmasıdır. Taşlar idrar atılımı sırasında idrar yolunu tıkayabilir. Taş, sert ve keskin yapısı nedeniyle dokulara hasar verir.
Böbrek taşı tedavisinde genel olarak taşın böbrekte çeşitli kimyasal ilaçlarla eritilip idrardan atılması yöntemi tercih edilmektedir. Eğer taş çok büyükse ve çok fazlaysa lazer ışınla kırılması veya cerrahi müdahale ile alınması söz konusudur.
Son Yorumlar