<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>McrGrup Sağlık &#187; Genel Sağlık</title>
	<atom:link href="http://www.mcrgrup.com/kategori/genel-saglik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mcrgrup.com</link>
	<description>Sağlığınız İle İlgili Herşey Burada</description>
	<lastBuildDate>Fri, 10 Feb 2012 21:16:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Grip için neler yapılmalı</title>
		<link>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/grip-icin-neler-yapilmali.html</link>
		<comments>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/grip-icin-neler-yapilmali.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 04 Feb 2012 04:23:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>toz66</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[grip olduktan sonra yapılacaklar]]></category>
		<category><![CDATA[grip olunca ne yapmalıyız]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mcrgrup.com/?p=2744</guid>
		<description><![CDATA[Sıcak havaların ani bir değişikliğe soğuklara yerini bıraktığı bu dönemlerde, özellikle herkesin korkulu rüyası haline gelen grip, bir diğer adıyla soğuk algınlığı da kendisini göstermeye başladı. Özellikle sıcak / soğuk hava değişiminin çok hızlı olduğu dönemlerde kendisini hissettiren grip, kişiden kişiye göre farklı ağırlıkta olabilmekte fakat herkesin bünyesini yıkmaya yetmektedir. Bu sebeple kış gelmeden önce [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sıcak havaların ani bir değişikliğe soğuklara yerini bıraktığı bu dönemlerde, özellikle herkesin korkulu rüyası haline gelen grip, bir diğer adıyla soğuk algınlığı da kendisini göstermeye başladı. Özellikle sıcak / soğuk hava değişiminin çok hızlı olduğu dönemlerde kendisini hissettiren grip, kişiden kişiye göre farklı ağırlıkta olabilmekte fakat herkesin bünyesini yıkmaya yetmektedir.</p>
<p>Bu sebeple kış gelmeden önce belirli önlemlerimizi almalı ve grip olmaya karşı tedbirli bir şekilde hazır olmalıyız. Devlet tarafından kış aylarının başlangıcında, onaylanmış bir biçimde özel grip aşıları hastanelere gelmektedir, bunlar bağışıklık sistemimize az miktarda grip virüsü vermekte ve bağışıklık elde etmemizi sağlayarak; kış döneminde vücudumuzun çok daha dirençli olmasını sağlamaktadırlar.</p>
<div class="wp-caption aligncenter" style="width: 560px"><a title="grip önlemleri" href="http://www.mcrgrup.com/genel/grip-icin-neler-yapilmali.html" target="_blank"><img title="grip önlemleri" src="http://www.mcrgrup.com/img/grip_onlemleri_44.jpg" alt="" width="550" border="0" /></a><p class="wp-caption-text">grip önlemleri</p></div>
<p>Bununla rağmen grip olduğumuz durumlar da gözlenebilir; fakat bu durumlarda da sorunun çözümü için her zaman bir açık kapı vardır. Herkes tarafından bilinen özellikle portakal meyvesinde bolca bulunan C vitamini bu dönemde en büyük yardımcımız olacaktır. Burada akla gelebilecek sorulardan bir tanesi de, c vitamini en çok hangi besinlerde bulunur? sorusudur. C vitamini askorbik asit olarak geçtiği için, limon ve greyfurt gibi besinlerde de bolca bulunmaktadır. Portakal ile birlikte bu meyvelerin de tüketimi konusunda daha hassas olmalıyız.</p>
<p>Bir diğer çözüm yöntemi ise bitkisel çaylardır. Özellikle grip döneminde yorgunluğun üst düzeyde olduğu düşünülürse, vücudumuzu dinlendirecek ve enerji katacak bitki çaylarının önemi çok daha net bir şekilde  gözlenecektir. Ihlamur çayı da bu tür bitki çaylarından bir tanesidir denilebilir. Vücudun dinlenmesi için uygun mesajları ilgili sinirlere ulaştıran bitki çayları tek başına yeterli olmayacaktır, burada sizin de dinlenmeniz gerekebilir. Bitki çayının kullanımın ardından birkaç saatlik dinlenme vücudunuz için çok büyük derecede önem taşıyacaktır.</p>
<p>Grip olduktan sonra uygulanabilecek çeşitli önlemler ve girişimler olmakla beraber, bizim temel önerimiz grip dönemi gelmeden önce tedbirinizi grip aşısı ile birlikte almanızdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/grip-icin-neler-yapilmali.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sivilce tedavisi</title>
		<link>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/sivilce-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/sivilce-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Dec 2011 19:56:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>toz66</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mcrgrup.com/?p=2675</guid>
		<description><![CDATA[Halk arasında sivilce olarak tanımlanan fakat tıp dilinde akne olarak kendisine yer edinmiş olan bu cilt hastalığı, genel sağlığı etkilemeyen fakat kişinin sosyal toplum içerisinde rahatsız olmasına sebep olabilecek bir rahatsızlıktır. Genellikle yüz, göğüs ve sırtta görülmekle birlikte, kişiden kişiye göre de rahatsızlığın derecesi fark edebilir. Akne nasıl oluşur? Derimizde bulunan yağ bezeleri, yağ üretmeli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Halk arasında sivilce olarak tanımlanan fakat tıp dilinde akne olarak kendisine yer edinmiş olan bu cilt hastalığı, genel sağlığı etkilemeyen fakat kişinin sosyal toplum içerisinde rahatsız olmasına sebep olabilecek bir rahatsızlıktır. Genellikle yüz, göğüs ve sırtta görülmekle birlikte, kişiden kişiye göre de rahatsızlığın derecesi fark edebilir.</p>
<p><strong>Akne nasıl oluşur?</strong></p>
<p>Derimizde bulunan yağ bezeleri, yağ üretmeli ve bu deri yüzeyine çıkarılarak atılmalıdır. Ergenlik döneminde de cildimizde bulunan yağ bezeleri, gereğinden fazla yağ ürettiği için, cilt yüzeyindeki kalıplaşmış yağ tabakası, bu geçişi engelleyecektir.  Aknenin temel sebebi de tam olarak budur.</p>
<div class="wp-caption aligncenter" style="width: 510px"><img title="Sivilcelerden kurtulmanın yolları" src="http://i.imgur.com/qBLR3.jpg" alt="Sivilcelerden kurtulmanın yolları" width="500" /><p class="wp-caption-text">Sivilcelerden kurtulmanın yolları</p></div>
<p>Bu tıkanma hali, vücudun kendi cilt yapısından dolayı siyah bir renk haline gelir ve sıkmaya çalıştığımız sivilceleri oluşturur. Ancak siyah nokta oluşumunun tek sebebi de bu değildir. Cildimizde farklı bakteri tipleri bulunabilir, biz ne kadar temizlersek temizleyelim kurtulamadığımız bakteri çeşitleri derimizde yer edinmiş olabilir. </p>
<div class="wp-caption aligncenter" style="width: 510px"><img title="Sivilcesiz cilt " src="http://i.imgur.com/ryzI7.jpg" alt="Sivilcesiz cilt " width="500" /><p class="wp-caption-text">Sivilcesiz cilt </p></div>
<p>Cilt temizliği konusunda eğer dikkatsiz davranıyor isek, bu durum daha da ciddi bir hal alabilir. İşte derimizde yer alan bu bakteriler sebebiyle, oluşan yağ tıkanmaları iltihap kapabilir. Akne olarak tanımladığımız ciltte oluşan yağ tabakalarından içeri giren bakteriler, burada iltihap oluşumuna yol açabilmektedir.</p>
<div class="wp-caption aligncenter" style="width: 510px"><img title="Sivilcelerden kurtulun" src="http://i.imgur.com/JEelD.jpg" alt="Sivilcelerden kurtulun" width="500" /><p class="wp-caption-text">Sivilcelerden kurtulun</p></div>
<p>Sivilce, yani akne oluşumunu engellemek için uzmanlarca gerekli görülen cilt kremleri kullanılabilir; bununla birlikte dikkat etmemiz gereken noktalardan birisi de cildimizi bol su ve sabun ile sık sık temizlemek olacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/sivilce-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kalp sağlığı</title>
		<link>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/kalp-sagligi.html</link>
		<comments>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/kalp-sagligi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Dec 2011 21:42:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>toz66</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mcrgrup.com/?p=2673</guid>
		<description><![CDATA[Hepimizin bildiği gibi kalp en önemli organımızdır. Hiç yorulmadan bir ömür boyunca yaşadığımız sürece atmaya devam eder. Peki, yaşamsal manada bu kadar önemli bir organ olan kalbimizin değerini ne kadar biliyoruz. Kalp damar tıkanıklıkları, kalp krizleri ve çeşitli kalp rahatsızlıkları günümüzde en çok görülen sağlık problemlerinin başında gelmektedir. Bunun nedenleri arasında hareketsiz bir yaşamın getirdiği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hepimizin bildiği gibi kalp en önemli organımızdır. Hiç yorulmadan bir ömür boyunca yaşadığımız sürece atmaya devam eder. Peki, yaşamsal manada bu kadar önemli bir organ olan kalbimizin değerini ne kadar biliyoruz.</p>
<p>Kalp damar tıkanıklıkları, kalp krizleri ve çeşitli kalp rahatsızlıkları günümüzde en çok görülen sağlık problemlerinin başında gelmektedir. Bunun nedenleri arasında hareketsiz bir yaşamın getirdiği kilo artışı, dengesiz beslenme, yüksek oranda doğmuş yağ asidi içeren besinlerin yaygın olarak tüketilmesi, sigara, yoğun strese sahip iş temposu vs nedenler yer almaktadır.</p>
<div class="wp-caption aligncenter" style="width: 510px"><img title="Kalp sağlığı" src="http://i.imgur.com/vxSYZ.jpg" alt="Kalp sağlığı" width="500" /><p class="wp-caption-text">Kalp sağlığı</p></div>
<p>Benzeri nedenlerden dolayı kalp krizi geçirme yaşı iyice düşmüş ve ergenlik dönemine kadar çekilmiştir. Fakat genç yaşta geçirilen kalp krizi son derce ölümcül düzeylerdedir. Dışarıdan ne kadar sağlıklı görünürsek görünelim kalp krizi tehdidiyle karşı karşıya bulunmaktayız.</p>
<p>Kalp sağlığımızı korumak için alınması gereken önlemler şunlardır:</p>
<p>Yaşam koşullarını değiştirmek, konforu bir kenara bırakıp daha hareketli bir hayat tercih etmek öncelikli olmalıdır. Et ürünleri, fast food tarzı yüksek oranda yağ içeren gıdalardan uzak durulmalıdır. Spora düzenli vakit ayrılması yaşam kalitesini yükselttiği gibi kalp krizi riskini de düşürür. Ayrıca sigara tüm organlara zarar verdiği gibi kalbi yormaktadır. Sigarayı bırakmak ve daha az stresli bir hayat kalbimiz için oldukça yararlı olacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/kalp-sagligi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Böbrek taşı nedir? nasıl oluşur?</title>
		<link>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/bobrek-tasi-nedir-nasil-olusur.html</link>
		<comments>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/bobrek-tasi-nedir-nasil-olusur.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Dec 2011 21:18:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>toz66</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek taşı nasıl düşürülür]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek taşı nasıl oluşur]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek taşı nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mcrgrup.com/?p=2671</guid>
		<description><![CDATA[Böbrekler karın boşluğunun arka kısmında belin yan bölgelerinde bulunan organlarımızdır. İki tanedir. Kandaki zararlı ürik asit, üre ve zararlı diğer bileşenlerin süzülmesini sağlayan boşaltım sistemini oluşturan esas organlardır. Bunların dışında böbrek üstü bezleriyle bazı hormonal dengelerin de sağlanması göreviyle de ilişkilidir. Günümüzde karşılaşılan başlıca böbrek rahatsızlıkları arasında böbrek taşı oluşumu ve böbrek yetmezliği bulunmaktadır. İnsan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Böbrekler karın boşluğunun arka kısmında belin yan bölgelerinde bulunan organlarımızdır. İki tanedir. Kandaki zararlı ürik asit, üre ve zararlı diğer bileşenlerin süzülmesini sağlayan boşaltım sistemini oluşturan esas organlardır. Bunların dışında böbrek üstü bezleriyle bazı hormonal dengelerin de sağlanması göreviyle de ilişkilidir.</p>
<p>Günümüzde karşılaşılan başlıca böbrek rahatsızlıkları arasında böbrek taşı oluşumu ve böbrek yetmezliği bulunmaktadır. İnsan ömründe en az bir kez böbrek taşı sorunuyla karşılaşır. Böbrek taşı oluşumunun birçok nedeni olabilir. İçilen suyun içerisinde bulunan kalsiyum, fosfor vs minerallerin yüksek oranlarda bulunması böbrek havuzcuğunda zamanla birikebilir. Bu birikmenin devam ederek büyümesi nedeniyle farklı minerallerin karışımından böbrek taşları oluşmuş olur.</p>
<div class="wp-caption aligncenter" style="width: 510px"><img title="böbrek taşı nasıl oluşur?" src="http://i.imgur.com/OV4mJ.jpg" alt="böbrek taşı nasıl oluşur?" width="500" /><p class="wp-caption-text">böbrek taşı nasıl oluşur?</p></div>
<p>Kişinin kendi bünyesel özelliklerinden dolayı da günlük normal tükettiği besin maddeleri taş oluşumunu tetikleyebilir. Böbrek taşları idrar kanallarından sidik torbasına oradan da dışarıya atılır. Asıl sorun böbrek taşlarının çok fazla büyümesiyle atılım esnasında ve böbreklerde şiddetli ağrı ve sancılara neden olmasıdır. Taşlar idrar atılımı sırasında idrar yolunu tıkayabilir. Taş, sert ve keskin yapısı nedeniyle dokulara hasar verir.</p>
<p>Böbrek taşı tedavisinde genel olarak taşın böbrekte çeşitli kimyasal ilaçlarla eritilip idrardan atılması yöntemi tercih edilmektedir. Eğer taş çok büyükse ve çok fazlaysa lazer ışınla kırılması veya cerrahi müdahale ile alınması söz konusudur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/bobrek-tasi-nedir-nasil-olusur.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Madde bağımlılığı nedir</title>
		<link>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/madde-bagimliligi-nedir.html</link>
		<comments>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/madde-bagimliligi-nedir.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Dec 2011 23:24:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>toz66</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mcrgrup.com/?p=2667</guid>
		<description><![CDATA[Bağımlılık; bir kişinin kullandığı madde üzerinde kontrolünü kaybetmesi ve onsuz bir yaşam sürdürememesi, onsuz zorlanması şeklinde tanımlanabilir. Bağımlılık bir kez geliştiği zaman bir daha kesin iyileşme sağlanamaz ve kişinin tüm ömründe beraberinde olur. Bağımlılığa neden olan şey, maddenin kişinin biyolojik yapısı üzerinde değişikliğe yol açmasıdır. Bu da bağımlılığın esas nedenidir. Özellikle sinir sistemi üzerinde yaptığı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bağımlılık; bir kişinin kullandığı madde üzerinde kontrolünü kaybetmesi ve onsuz bir yaşam sürdürememesi, onsuz zorlanması şeklinde tanımlanabilir. Bağımlılık bir kez geliştiği zaman bir daha kesin iyileşme sağlanamaz ve kişinin tüm ömründe beraberinde olur.</p>
<p>Bağımlılığa neden olan şey, maddenin kişinin biyolojik yapısı üzerinde değişikliğe yol açmasıdır. Bu da bağımlılığın esas nedenidir. Özellikle sinir sistemi üzerinde yaptığı değişiklikler kullanan bireyin bağlanmadaki etkisini oldukça yüksektir.</p>
<p><img class="aligncenter" src="http://i.imgur.com/JIPkq.jpg" alt="" width="490" height="300" /></p>
<p>Günümüzde en yaygın bağımlılık sigara ve alkole olan bağımlılık olarak görülmektedir. Bunların yanında esrar, eroin gibi uyuşturucu maddeler her ne kadar üretimi, satımı yasaklanmışta olsa kullanımı özellikle genç yaştaki insanlarda azımsanmayacak boyutlardadır.</p>
<p>Madde bağımlılığının en kötü yanı uzun süre kullanımında yol açtığı sağlık sorunladır. Günümüzde görülen akciğer kanserlerinin %90’nın asıl nedeni sigara kullanımıdır. Akciğeri etkilemesinin yanı sıra diğer tüm organların çalışmasını  da olumsuz etkilemektedir. Uzun süreli alkol kullanımı karaciğeri aşırı yorduğu gibi karaciğer hastalıklarını da tetiklemektedir. Ayrıca böbreklerde süzülme esnasında faydalı bileşenlerin de ürik asitle beraber atılmasına sebebiyet verir.</p>
<p>Madde bağımlılığı kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkilemektedir. Ayrıca toplum refahının yükselişini engellemekte ve sağlık masrafları da dâhil ekonomik kayıplara neden olmaktadır.  Madde bağımlılığı ile mücadele toplumsal eğitim araçları kullanılarak yeni nesillerin başlamasına mani olmaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/madde-bagimliligi-nedir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İşyeriniz hasta olmanıza sebep olabilir</title>
		<link>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/isyeriniz-hasta-olmaniza-sebep-olabilir.html</link>
		<comments>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/isyeriniz-hasta-olmaniza-sebep-olabilir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Dec 2011 18:01:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>toz66</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mcrgrup.com/?p=2661</guid>
		<description><![CDATA[Sekreter sendromu, hasta bina sendromu, yazar kitlenmesi gibi çeşitli hastalıklar kendini toplum içerisinde göstermeye devam ediyor ve buna benzer birçok kavramı duyuyor hale geldik. Peki ama modern çağın modern hastalıkları olan bu tür problemlerin temel sebepleri neler olabilir? Bu konuda derinlemesine bir analiz yapılmalı ve karşımıza çıkacak olan veriler iyi bir şekilde değerlendirilmelidir. Birçok uzman [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sekreter sendromu, hasta bina sendromu, yazar kitlenmesi gibi çeşitli hastalıklar kendini toplum içerisinde göstermeye devam ediyor ve buna benzer birçok kavramı duyuyor hale geldik. Peki ama modern çağın modern hastalıkları olan bu tür problemlerin temel sebepleri neler olabilir? Bu konuda derinlemesine bir analiz yapılmalı ve karşımıza çıkacak olan veriler iyi bir şekilde değerlendirilmelidir.</p>
<p>Birçok uzman tarafından kabul gören gerçeklerden birisi, iş stresinin hayatımızı kökünden etkilediği yönünde şekilleniyor. İş yerinde yaşadığımız durumlar bizim hayatımızı kökünden etkilediği için, hasta olmamıza ya da hayatımızı çok sağlıklı bir şekilde yaşamamıza sebep olabiliyor.</p>
<div class="wp-caption aligncenter" style="width: 410px"><img title="çalışan personel" src="http://i.imgur.com/ZEgUc.jpg" alt="çalışan personel" width="400" height="301" /><p class="wp-caption-text">çalışan personel</p></div>
<p>Hasta bina sendromu nedir?</p>
<p>Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz tarafından yapılan açıklamalar doğrultusunda sizi bilgilendirmek adına hazırladığımız bu içeriğimizde, hasta bina sendromu konusunda bilgi edinebileceksiniz. Yazımızın devamında sizlere konu hakkında çeşitli bilgiler açıklayacağız ve hastalığın sebepleri konusunda bazı bilgileri irdeleyeceğiz.</p>
<p>Çarpık kentleşme ve yoğun binalaşma süreci, sonucunda yaşanılabilir mekanların azalmasına sebep olmuş ve teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin daha kullanılabilir alanlar oluşturmktan öte bize negatif etkileri olan iş merkezleri oluşturmuştur. Buna eğer bir örnek vermemiz gerekecek olursa; Amerikan NBC televizyonu yeni bir binaya taşınmış ve bu bina teknolojik imkanların el verdiği sınırlar içersinde çok mükemmel bir şekilde düzenlenmişti. Her gelen ziyaretçisi hayran kalıyor ve bu iş merkezini birçok kişiye anlatıyordu. Fakat kısa süre içerisinde görüldü ki, gün sonunda birçok personelden şikayet geliyor ve her personel yorgun bir şekilde işten ayrılıyordu. Bunun sebebi incelendiğinde, binada havalandırma sisteminin verimli bir şekilde oluşturulmadığı ve bu sebeple cihazların oluşturduğu manyetik alanın soğurulma şansının bulunmadığı görüldü. Ki bu durum da işçiler üzerinde büyük bir yorgunluğa yol açıyordu, çözüm ise yeniden bina değiştirmekten geçiyordu ve bu uygulanarak sorun çözümlendi.</p>
<p>Nelere dikkat edilmeli?</p>
<p>Personel kadrosu üzerinde hasta bina sendromu görülmemesi adına dikkat edilmesi gereken birkaç nokta bulunmaktadır. Her katta farklı bir ofis kurulmalı ve her ofiste personel için geniş bir hareket alanı bulundurulmalıdır. Elektronik dalga yayan cihaz sayısında sınırlandırma getirilmeli ve abartılmamalıdır.</p>
<p>Manyetik alanların soğurulması için çeşitli özel taşlar ve bitkiler bulunmaktadır, bunları değerlendirebilirsiniz. Bununla birlikte  binada tavan yüksekliği de önemli kavramlardan birisidir. Tavan yüksekliğinin olabildiğince büyük olması gerekmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/isyeriniz-hasta-olmaniza-sebep-olabilir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hastalık habercisi kanlı idrar</title>
		<link>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/hastalik-habercisi-kanli-idrar.html</link>
		<comments>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/hastalik-habercisi-kanli-idrar.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Dec 2011 00:50:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>toz66</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[kanlı idrarın nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[sistit belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[sistit nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mcrgrup.com/?p=2655</guid>
		<description><![CDATA[İdrarda kan olması sizi endişelendirebilir. Kanlı idrar birçok hastalığın habercisi olabilir. Bunlardan en önemlileri; taşlar, iltihaplar veya kitle diye bahsedilen bazen bir kanser belirtisi olan hastalıklardır. Bu gibi nedenlerin dışında zorlanma, aşırı efor kaybı, geçirilen travmalar da fiziksel nedenler arasında olabilir. İlerleyen yaşlarda daha çok görülen prostat kanserinin küçük belirtileri içinde idrarla birlikte kan gelmesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İdrarda kan olması sizi endişelendirebilir. Kanlı idrar birçok hastalığın habercisi olabilir. Bunlardan en önemlileri; taşlar, iltihaplar veya kitle diye bahsedilen bazen bir kanser belirtisi olan hastalıklardır. Bu gibi nedenlerin dışında zorlanma, aşırı efor kaybı, geçirilen travmalar da  fiziksel nedenler arasında olabilir.</p>
<p>İlerleyen yaşlarda daha çok görülen prostat kanserinin küçük belirtileri içinde idrarla birlikte kan gelmesi durumu olabilir. Yaş olarak ilerlemiş durumdaysanız ve bunun dışında prostat kanserinin diğer belirtilerine yakın veya birebir belirtilere rastlıyorsanız erken teşhisin önemini bir kez daha vurgulayarak en kısa zamanda bir hekime görünmenizde fayda olduğunu belirtmeliyiz.</p>
<div class="wp-caption aligncenter" style="width: 510px"><img title="idrar yolu enfeksiyonları" src="http://i.imgur.com/sWPIT.jpg" alt="idrar yolu enfeksiyonları" width="500" /><p class="wp-caption-text">idrar yolu enfeksiyonları</p></div>
<p>Bunun dışında taşlardan kaynaklı kanamalardan bahsedecek olursak sancılı idrarlar ve ardından görülen kanamalar böbreklerde veya mesanede taş olduğunun habercisidir. Kadınlarda daha çok görülen idrar yolu rahatsızlıkları özel bi ad altında anılmaktadır.</p>
<p>Sistit hastalığı bayanlarda birden idrarın bastırması, idrarını tam olarak boşaltamama veya sık idrara çıkma şeklinde şikayetlerle tanımlanır. Erkeklerde de kadınlarda olduğu kadar sık olmayan idrar yolu hastalıklarında genelde üşütmeye bağlı gelişen iltihaplanmalardan kaynaklı olan rahatsızlıklarla karşılaşırız. Bahsettiğimiz türde şikayetlere sahipseniz bir hekim kontrolünde bu gibi problemlerinize çözüm aramanız en doğru ve güvenilir yol olacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/hastalik-habercisi-kanli-idrar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Milia Hakkında Bilgi</title>
		<link>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/milia-hakkinda-bilgi.html</link>
		<comments>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/milia-hakkinda-bilgi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Aug 2011 17:06:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[göz çevresinde beyaz kabarcıklar]]></category>
		<category><![CDATA[göz çevresinde beyaz noktacıklar]]></category>
		<category><![CDATA[göz çevresinde beyaz noktalar]]></category>
		<category><![CDATA[milia]]></category>
		<category><![CDATA[milia belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[milia ilaçları]]></category>
		<category><![CDATA[milia kremleri]]></category>
		<category><![CDATA[milia nasıl geçer]]></category>
		<category><![CDATA[milia nedir]]></category>
		<category><![CDATA[milia tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mcrgrup.com/?p=2555</guid>
		<description><![CDATA[Milia özellikle bebeklerin ilk doğduğu zamanlarda görülür. Bunun dışıunda yetişkinlerde de görülebilir. ÖZellikle göz çevresinde kendisini belli eder. Göz çevresinde birkaç mm çapında beyaz noktacıklar tarzındadır. Birkaç tane olabileceği gibi sayıları oldukça fazla da olabilmektedir. Milia nedir? Deriden hafif kabarık, sert beyaz krem renginde, içinde yağ bulunan kistik yapılardır. Kistik yapıyı epidermal kalıntı örter. Doğumsal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Milia özellikle bebeklerin ilk doğduğu zamanlarda görülür. Bunun dışıunda yetişkinlerde de görülebilir. ÖZellikle göz çevresinde kendisini belli eder. Göz çevresinde birkaç mm çapında beyaz noktacıklar tarzındadır. Birkaç tane olabileceği gibi sayıları oldukça fazla da olabilmektedir.</p>
<p><strong>Milia nedir?</strong><br />
Deriden hafif kabarık, sert beyaz krem renginde, içinde yağ bulunan kistik yapılardır. Kistik yapıyı epidermal kalıntı örter. Doğumsal ve edimsel her yaş grubunda birden fazla lezyon olarak bulunabilir. Genellikle göz çevresinde, derinin ve mukozanın herhangi bir bölgesinde bulunabilir. Kuru ciltlerde daha sık rastlanabilir. Güzellik salonlarında veya kliniklerde steril edilmiş bir enjektörle<span id="more-2555"></span> kistik yapı parçalanıp, tedavi edilebilir. </p>
<p>- Yeni doğmuş bebeğin yüzünde bulunan, sivilceye benzeyen küçük beyaz yumru ya da kistlere denir.<br />
- Kıl foliküllerinde oluşan yüzeysel deri kistleridir.<br />
- Alında,burun ve yanaklarda 1 mm çapında beyaz şekilde görülürler.<br />
- Birkaç hafta içinde kendiliklerinden düzelirler.</p>
<p>Bunlar yeni doğmuş bebeklerin % 40′ının yüzünde bulunan küçük beyaz yumrulardır. Bu kapalı cilt gözenekleri genellikle bebek 2 aylık olana kadar açılır ve ortadan kaybolur. Tedavi­si gerekmez.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/milia-hakkinda-bilgi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Karıncalanma ve Uyuşmanın Nedenleri</title>
		<link>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/karincalanma-ve-uyusmanin-nedenleri.html</link>
		<comments>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/karincalanma-ve-uyusmanin-nedenleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Aug 2011 12:55:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[bacaklarda karıncalanma]]></category>
		<category><![CDATA[bacaklarda karıncalanma nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[bacaklarda uyuşma]]></category>
		<category><![CDATA[bacaklarda uyuşma nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[karıncalanma]]></category>
		<category><![CDATA[karıncalanma nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[kollarda karıncalanma]]></category>
		<category><![CDATA[kollarda karıncalanma nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[kollarda uyuşma]]></category>
		<category><![CDATA[kollarda uyuşma nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşma nedenleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mcrgrup.com/?p=2545</guid>
		<description><![CDATA[Özellikle kol ve bacaklarda karıncalanma ve uyuşma problemi ile sıklıkla karşılaşılmaktadır. Bu konumuzda sizlere bu karıncalanma ve uyuşmanın nedenlerinden bahsedeceğiz. Eğer sizde de karıncalanma ve uyuşma problemi varsa; aşağıdaki nedenlerden birisinden kaynaklanıyor olabilir. Sinir veya kan damarına basınç: Vücudunuzun bir tarafı üzerinde uzun süre zor bir pozisyonda oturuyor, dayanıyor veya uyuyordunuz. Genellikle de vücut “uyandıkça” [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Özellikle kol ve bacaklarda karıncalanma ve uyuşma problemi ile sıklıkla karşılaşılmaktadır. Bu konumuzda sizlere bu karıncalanma ve uyuşmanın nedenlerinden bahsedeceğiz. Eğer sizde de karıncalanma ve uyuşma problemi varsa; aşağıdaki nedenlerden birisinden kaynaklanıyor olabilir.</p>
<p>Sinir veya kan damarına basınç: Vücudunuzun bir tarafı üzerinde uzun süre zor bir pozisyonda oturuyor, dayanıyor veya uyuyordunuz. Genellikle de vücut “uyandıkça” iğne batıyor gibi olduktan sonra hareket ettiğinizde uyuşma geçiyor. Dirseğinize abanmak ulna sinirinize basınç yapar ve dördüncü ve beşinci parmaklarınızda karıncalanma ve uyuşma olur.</p>
<p>Karpal tünes sendromu: Elinizdeki (baş parmaktan yüzük<span id="more-2545"></span> parmağına kadar( ve bileğinizdeki uyuşma geceleri artıyor ve parmaklarınız, baş parmağınız ve eliniz kuvvetsizleşti. Muhtemelen kuvvet gerektiren aletleri ya da bilgisayar sık kullanan veya sürekli tekrarlamalı hareketler yapan birisiniz.Bu durum kendiliğinden geçer ya da ağrı kesici ve bileklik gerekebilir.</p>
<p>Raynaud hastalığı: El ve ayak parmaklarınız uyuşuyor ve beyazlaşıyor, sonra mavileşiyor, soğuk havalarda kızarıyor ve ısındıklarında acıyor. Küçük kan damarlarıyla ilgili bir rahatsızlığınız var demektir.</p>
<p>Servikal (boyun omurgasında osteoartrit): Elinizde kısmi uyuşma ve karıncalanma var. Muhtemelen 50 yaşını geçtiniz ve boynunuz zaman zaman sertleşip ağrıyor. Servikal osteoartrit söz konusu olabilir. Boyun ağrısı omuzlarınıza, uyuşma ve karıncalanma kollarınıza vurursa ve sallanmadan yürüyemiyorsanız, servikal spondiloz olabilir.</p>
<p>Disk fıtığı: Sırtınızın alt kısmında hareket edince artan bir ağrı var, baldırınızda veya bacaklarınızda ağrı, uyuşma ve karıncalanma oluyor. Disk fıtığı veya disk kayması eklemlerde omurga kemiklerinin arasındaki düz, yuvarlak yastıkların yerinden çıkmasıdır. Sırtta yaralanma, kas zayıflığı veya şişmanlık (şişmanlık bölümüne bakınız) sık görülen nedenleri arasındadır.</p>
<p>İnme veya geçici istemi krizi: Kol ve bacaklarda güçsüzlük olsa da olmasa da vücudunuzun bir tarafından uyuşma ve karıncalanma, anlaşılamaz konuşma, bulanık veya çift görme, bilinç bulanıklığı ve baş dönmesi var. Bu uyarıcı belirtiler geçici istemi krizinin veya inmenin habercisi olabilir.</p>
<p>Diğer nedenler arasında; aşırı soğuk, dolaşım sorunu, romatizmal artrit, şeker hastalığı sayılabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/karincalanma-ve-uyusmanin-nedenleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kulak Ağrısının Nedenleri ve Kulak Enfeksiyonları</title>
		<link>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/kulak-agrisinin-nedenleri-ve-kulak-enfeksiyonlari.html</link>
		<comments>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/kulak-agrisinin-nedenleri-ve-kulak-enfeksiyonlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Aug 2011 13:28:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[kulak ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[kulak ağrısı nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[kulak ağrısının nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[kulak enfeksiyonu]]></category>
		<category><![CDATA[kulak enfeksiyonu belirtileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mcrgrup.com/?p=2541</guid>
		<description><![CDATA[Kulaklar ile ilgili problemlere sıklıkla karşılaşılmaktadır. Kulak ağrısı ise birçok kulak ve çevresindeki dokuların probleminde şekillenebilmektedir. Kulak ağrısının en sık karşılaşılan nedenleri arasında kulak iltihaplanmaları gelmektedir. Kulak ağrıları lenf bezlerinde yaşanan bir enfeksiyon nedeniyle de ortaya çıkabilir. Kulakta çıkan bir çıban da ağrıya neden olabilir. Kabakulak gibi bir hastalık da kulak ağrısına neden olabilir. İç [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kulaklar ile ilgili problemlere sıklıkla karşılaşılmaktadır. Kulak ağrısı ise birçok kulak ve çevresindeki dokuların probleminde şekillenebilmektedir. Kulak ağrısının en sık karşılaşılan nedenleri arasında kulak iltihaplanmaları gelmektedir.</p>
<p>Kulak ağrıları lenf bezlerinde yaşanan bir enfeksiyon nedeniyle de ortaya çıkabilir. Kulakta çıkan bir çıban da ağrıya neden olabilir. Kabakulak gibi bir hastalık da kulak ağrısına neden olabilir. İç kulakta, orta kulak­ta ya da kulağın dış kısmında yaşanan bir enfeksiyon yine kulak ağrısına neden olabilir. Çocuklarda kulak ağrısına yol açan nedenlerin başında orta kulak iltihabı yer almaktadır.</p>
<p>Orta kulak iltihabı burun ve boğazdaki iltihabın östaki borusu vasıtasıyla orta ku­lağa kadar ilerlemesi sonucunda ortaya çıkmaktadır. Östaki borusu bebeklerde ve çocuklarda oldukça kısadır. Bu nedenle çok kolay tıkanabilir ve enfeksiyon bir an­da orta kulağa ulaşabilir. Kulak enfeksiyonu ağrıya neden olur, kulaktaki basınç ku­lak zarını etkileyebilir. Bu durum sonucunda kulak akıntısı<span id="more-2541"></span> görülebilir. Bu klinik tabloya ateş ve boğaz ağrısı da eşlik edebilir. Çocuklar diş çıkardığında ya da sinü­zit olduğunda da kulak ağrısından şikâyet edebilir.</p>
<p>Kulak ağrısı için önerilen modern tıp tedavileri</p>
<p>Antibiyotik ve asetaminofen tedavisi genellikle etkilidir ancak birkaç hafta boyun­ca ses kaybı yaşanabilir. Kulakta yer alan kir ve akıntılar tamamen temizlendiğin­de, işitme fonksiyonu eski haline gelir. </p>
<p>Doğal sağlık tedavileri:</p>
<p>■Çocuğunuzun kulağından akıntı gelirse, paniğe kapılmayın. Kulak zarında meyda­na gelen delinme vakası, enfeksiyona neden olabilir, belirli bir süreliğine işitme kaybına yol açabilir. Birçok çocuk kendisini hemen toparlar ve iyileşir. Kulakta bi­riken kirin temizlenmesi de çocuklarda büyük bir rahatlamaya neden olur. Birçok uzman kulak akıntısının sağlığa işaret eden bir belirti olduğunu düşünmektedir. Kulağa yerleştirilen kulak aletleri kulak zarının delinmesine neden olabilir. Bu tür delikler ve yırtılmalar kendiliğinden iyileşmektedir. Çok gerek olmadıkça, antibi­yotik kullanımına başlamayın.<br />
■ Kranyal osteopati kulak ağrılarının tedavisinde oldukça etkilidir. Uzmanlar kafatasına yumuşak ve nazik dokunuşlarla masaj yaparlar. Kronik kulak en­feksiyonu ve zamklı kulak vakaları çok az bir süre içinde uygulanan doğal te­davilerle iyileşmektedir.<br />
■ Çocuğunuzun kulak enfeksiyonu kronik bir hal almışsa, beslenme planını gözden geçirin. Özellikle de grip ve soğuk algınlığının sıkça yaşandığı dönem­lerde, sütü çocuğunuzun beslenme programından çıkarın. C vitamini ve çin­ko içeren gıda maddelerine yer verin. Bu şekilde çocuğunuzun bağışıklık sis­temini güçlendirmiş olursunuz.<br />
■ Ekinezya, altınmühür (goldenseal) ve geven (astragalus) bitkileri, grip ve so­ğuk algınlığının sıkça yaşandığı dönemlerde haftada 2-3 kere kullanılabilir. Bu bitkilerden nasıl yararlanmanız gerektiği konusunu sağlık uzmanınızla görü­şün. Bu bitkiler hastalık-savar bitkilerdir. Ekinezya ve altınmühür bitkileri ba­ğışıklık sistemini harekete geçirerek, enfeksiyon oluşumunu önler. Geven içe­riğindeki zengin mineraller sayesinde vücut direncini artırır.<br />
■ Buz torbası hazırlayın ve torbayı bir bezin/havlunun içine sarın. Hazırladığınız buz paketini çocuğunuzun kulağına koyun. Bu şekilde kulakta oluşabilecek tıkan­maları önlemiş olursunuz. Sıcak tatbikler, kulak ağrısı çeken bir çocuğun kendisi­ni daha iyi hissetmesini sağlar ancak enfeksiyonu ve tıkanmayı daha da artırır.<br />
■ Papatya çayı ağrıyı dindirir ve çocuğunuzun kendisini daha iyi hissetmesini<br />
sağlar.<br />
■ Bir parça pamuğu sarımsak yağının içine batırın. Bu pamuğu kullanarak çocu­ğunuzun kulaklarını temizleyin. Bu şekilde, enfeksiyonu hafifletmiş olursunuz.<br />
■ Kronik kulak ağrıları için uygulanan homeopati tedavileri uzun bir sürece yayılmalıdır. Akut enfeksiyonlar için aşağıdaki önerilerimizi uygulayabilirsiniz: “Hepar sulf.” adlı madde boğaz ağrısına eşlik eden kulak ağrıları için ve vü­cudu soğuk olan çocuklar için kullanılabilir. Kulak zarı patlayacakmış gibi hisseden ve ağlayan çocuklar için rüzgârgülü bitkisi kullanılabilir.<br />
■ Bir anda ortaya çıkan kulak ağrıları için bıldırcın otu kullanılabilir.<br />
Ağrıyan kulağın kızarması ve yanma hissinin duyulması durumunda güzelavrat otu kullanılabilir. Bu ot ateşli çocuklar için de kullanılabilir.</p>
<p>■Yutkununca artan kulak ağrıları için ve sakinleştirilemeyen çocuklar için papatya çayı kullanılabilir.<br />
■ Ağrıyan kulağın altındaki bölgeye Bach çiçek kremi sürebilirsiniz. Bu şekilde çocuğunuzu rahatlatmış ve kısmen de olsa enfeksiyonu azaltmış olursunuz. Kaya gülü (rock rose) bitkisi de çocuğunuzun yaşadığı paniğe iyi gelecektir. Zeytinin canlandırıcı bir etkisi bulunmaktadır.<br />
■ Bir pamuğun üzerine birkaç damla lavanta yağı damlatın ve bu pamuğu çocu­ğunuzun kulağına sürün. Lavanta yağı, dış kulak iltihabı yaşayan çocuklar için oldukça etkilidir. Sığırkuyruğu otu (mullein) yağım ya da lavanta yağını seyreltici bir yağ ile seyrelterek, elde ettiğiniz karışımla çocuğunuzun boyun bölge­sine masaj yapın.<br />
■ Hamamelis adlı bitkinin yağını bir çay kaşığı sarı kantaron otu yağı ile karıştı­rın; elde ettiğiniz karışım ile çocuğunuzun kulağını silin. Çocuğunuzun kula­ğında bir rahatlama hissi başlayana kadar, bu tedaviye devam edebilirsiniz. Bu şekilde ağrıyı ve iltihaplanmayı dindirmiş olursunuz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/kulak-agrisinin-nedenleri-ve-kulak-enfeksiyonlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

