<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>McrGrup Sağlık &#187; Genel Sağlık</title>
	<atom:link href="http://www.mcrgrup.com/kategori/genel-saglik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mcrgrup.com</link>
	<description>Sağlığınız İle İlgili Herşey Burada</description>
	<lastBuildDate>Thu, 29 Jul 2010 07:53:27 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Bilinçsiz Kullanılan Acı Bala Aman Dikkat</title>
		<link>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/bilincsiz-kullanilan-aci-bala-aman-dikkat.html</link>
		<comments>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/bilincsiz-kullanilan-aci-bala-aman-dikkat.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Jul 2010 15:37:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akosin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[acı bala dikkat]]></category>
		<category><![CDATA[acı balın zararları]]></category>
		<category><![CDATA[bilinçsizce kullanılan acı bal]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mcrgrup.com/?p=1710</guid>
		<description><![CDATA[Genellikle Türkiye&#8217;nin kuzeyinde üretilen acı bal bilinçsizse kullanılırsa insana zarar veriyor&#8230;

Acı balın bilinçsiz tüketildiğinde zehirlediğini ve tedavi edilmeyen zehirlenmenin ölümle sonuçlanabildiğini belirten Bartın İl Sağlık Müdürü Osman Nacaroğlu, acı bal zehirlenmesinin, ülkede görülen besin zehirlenmeleri arasında önemli bir yer tuttuğunu söyledi. 

Acı bal zehirlenmesinin, özellikle Türkiye&#8217;nin kuzeyinde, fundagiller familyasından &#8216;orman gülü&#8217; adlı bitkiden beslenen arıların [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;font-size: medium">Genellikle Türkiye&#8217;nin kuzeyinde üretilen acı bal bilinçsizse kullanılırsa insana zarar veriyor&#8230;<br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;font-size: medium">Acı balın bilinçsiz tüketildiğinde zehirlediğini ve tedavi edilmeyen zehirlenmenin ölümle sonuçlanabildiğini belirten Bartın İl Sağlık Müdürü Osman Nacaroğlu, acı bal zehirlenmesinin, ülkede görülen besin zehirlenmeleri arasında önemli bir yer tuttuğunu söyledi. </span></p>
<p><img src="http://www.onlinesaglik.com/storage/beslenme/bal.jpg" alt="http://www.onlinesaglik.com/storage/beslenme/bal.jpg" /></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;font-size: medium">Acı bal zehirlenmesinin, özellikle Türkiye&#8217;nin kuzeyinde, fundagiller familyasından &#8216;orman gülü&#8217; adlı bitkiden beslenen arıların ürettiği balın tüketilmesiyle ortaya çıktığını anlatan Nacaroğlu, şöyle konuştu: </span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;font-size: medium">&#8221;Zehirli bal, kahverengi renkte ve geç şekerlenme özelliğine sahiptir. Bu bal ülkemizde halk arasında &#8216;acı bal, bal tutar veya deli bal&#8217; olarak bilinir. Deli balı halkımız özellikle gastrit, ülser gibi mide, bağırsak sistemi rahatsızlıklarda kullanmaktadır. Ancak bu balın, kişinin duyarlılığına göre zehirleme etkisi vardır. Bundan dolayı bu bal bilinçli ve dikkatli tüketilmeli. Acı balı tüketecek olanlarda kalp, tansiyon, şeker, böbrek gibi kronik rahatsızlıklar varsa daha ciddi tehlikeler ortaya çıkabilir. Zehirlenme belirtileri, balı yedikten 30 dakika ile 2 saat sonra mide bulantısı, kusma, şiddetli hipertansiyon ve kalp ritminin düşmesi, beyine yeterli kan gitmemesine bağlı hastanın bayılması şeklinde görülür. Deli bala bağlı zehirlenmede terleme, sersemlik, çift ve bulanık görme gibi durumlarda ortaya çıkar. Acı bal zehirlenmesi, tedavi edilmediğinde ölümle sonuçlanabilir.&#8221;</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;font-size: medium">Bartın&#8217;da, özellikle yaz ayının gelmesiyle birlikte 112 Acil Servis ekiplerinin son bir ayda yaklaşık 70 acı bal zehirlenmesi vakasına gittiklerini belirten Nacaroğlu, &#8221;Genellikle beldelerimizde ortaya çıkan bu vakalarda, vatandaşların balı şifa niyetine içmiş oldukları öğrenildi. Bal zehirlenmesinde alınan miktar önemli olduğu kadar, kişinin duyarlılığına göre yarım çay kaşığı bal da etkili olabilir&#8221; diye konuştu.</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/bilincsiz-kullanilan-aci-bala-aman-dikkat.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Küçük Yaşlardaki Çocuklar Sohbeti Seviyor</title>
		<link>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/kucuk-yaslardaki-cocuklar-sohbeti-seviyor.html</link>
		<comments>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/kucuk-yaslardaki-cocuklar-sohbeti-seviyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Jul 2010 15:35:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akosin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar sohbeti sever]]></category>
		<category><![CDATA[küçük çocuklarla sohbet edin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mcrgrup.com/?p=1712</guid>
		<description><![CDATA[Araştırmacılar özellikle 5-6 yaşlarındaki çocuklarla sohbet edilmesini psikolojik yönden olumlu etkilediğini öne sürüyor&#8230;

Çocukların en bilgece yönlerinden biri de, çocuk sevenlerle çocuk sevmeyenleri, sahte sevgilerle gerçek sevgileri çok iyi ayırt etmeleridir. Bu da gerçek bir sohbeti kiminle yapabileceklerini bilmelerini sağlar.

Çocuğun her şeyi bilinmeli midir? Hayır. Ama bilmemizi gerekenleri bilebilmek için onunla konuşabiliyor olmamız gerekir. Ayakta değil [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;font-size: medium">Araştırmacılar özellikle 5-6 yaşlarındaki çocuklarla sohbet edilmesini psikolojik yönden olumlu etkilediğini öne sürüyor&#8230;<br />
</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;font-size: medium">Çocukların en bilgece yönlerinden biri de, çocuk sevenlerle çocuk sevmeyenleri, sahte sevgilerle gerçek sevgileri çok iyi ayırt etmeleridir. Bu da gerçek bir sohbeti kiminle yapabileceklerini bilmelerini sağlar.</span></p>
<p><img src="http://www.onlinesaglik.com/storage/BEBEK/yuvarehberi_2022.jpg" alt="http://www.onlinesaglik.com/storage/BEBEK/yuvarehberi_2022.jpg" /></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;font-size: medium">Çocuğun her şeyi bilinmeli midir? Hayır. Ama bilmemizi gerekenleri bilebilmek için onunla konuşabiliyor olmamız gerekir. Ayakta değil çömelip, elimizdeki işimize bakaraktan değil göz göze gelerek, dinlemeyerek, ne anlatacağını merak ederek, dinlediğimizde… İşte böyle olduğunda çocuk o güzel dünyasını açar bize. Artık onu gerçekten bilebilir, gerçekten koruyabilir, gerçekten annesi, babası, abisi, ablası olabiliriz. Biz onu dinlediğimizde, o da bizi dinler.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;font-size: medium">Çalışan anne babaların en büyük derdidir çocuğu ile zaman geçirememek… Uzun zaman geçiremiyoruz, o zaman kaliteli zaman geçirmeliyiz diye düşünürler. Fakat burada çok tehlikeli bir viraj vardır, eğer yorgunsanız, içinizden gelmediği halde çocuğunuzla “kaliteli zaman geçirmeliyim” bilinci ile kendinizi zorlayıp “15 dk” vakit geçirmeye çalışıyorsanız, çocuk bunu çok çabuk algılar. Sıkıldığınızı fark eder, ama sebebi yorgunluğunuza değil kendisinden sıkılmış olmanıza verir. Buradan yola çıkıp kendisinin sıkıcı olduğu fikrine bile kapılabilir. O yüzden içinizden geldiği zaman, içinizden geldiği kadar, içinizden geldiğini iyi ifade ederek zaman geçirilmelidir çocuklarla. Bu zamanlardaki sohbettir tüm ilişkiyi belirleyen, o ilişkiye yön veren…</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;font-size: medium">Beğenilmeyen çocuklar, sık eleştirilen çocuklar, kendisinden yapabileceğinin üzerinde şeyler beklenen çocuklar, agresif anne babanın çocukları bu sohbetlerden yoksun kalırlar. Başkaları ile konuşmaya başlayabilirler, içlerine kapanabilirler.</p>
<p>Çoğu çocuk anne babasına dokunmayı, kucağa oturmayı iki minicik öpücük almayı sever. 5-6 yaş çocuğu rüyalarını anlatmaya bayılır. Rüyalarını anlatarak dünyasını, korkularını, endişelerini dile getirir. Günlük hayatta konusu geçmeyebilecek pek çok şeyin konuşulması sağlanmış olur. Her anne babanın rüya kanalını değerlendirmesi gerekir.<br />
Her çocuğun çok sevdiği bir oyun vardır. O oyunda anne babasını görebilmek onun için paha biçilmez oranda değerlidir. İçinizden geldiğinde, gerçekten müsait olduğunuzda bu oyunu çocuğunuzla oynamanız kesinlikle önerilir. O oyunda konuşulanlar her iki taraf için de paha biçilmez olacaktır.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;font-size: medium">Rol değiştirip, onu anne veya baba yapmak, anne veya babanın da çocuk olması; ebeveynliğiniz hakkında çok zengin bir bilgi sunar ve çok şey gözle görünür hale gelir. Annenin de çocuk rolünde, kendi çocuğunun sıkıntılarını mizahi bir üslupla dile getirmesi, mız mızlanması, yemek yemek istememesi çocuğa çok şey katar. Belki de o davranışlarını değiştirmesine yol açar.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;font-size: medium">Çocukla birlikte resim yapmak, özellikle de aile ve arkadaş resimlerinin çizilmesi yine onun dünyasına girmenin ve onun dünyasından onunla sohbet edebilmenin bir başka önemli yoludur. Kimi kimin yanına çizmiş, kimi arkaya kimi öne almış, kiminle ilgili ne anlatıyor hepsi tek tek sorulabilir, öğrenilebilir. Kendisini çizmesi istenip, sonra da “bu çocuk nasıl bir çocukmuş bana anlatır mısın” denerek çocuğun ağzından çocuk dinlenebilir.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;font-size: medium">Yarım masallar anlatıp devam edip masalı tamamlamasını istemek, çocukla sohbet etmenin bir başka yoludur. Anne&amp;baba anlatır çocuk tamamlar veya çocuk anlatır anne&amp;baba tamamlar.<br />
Günlük hayatımızın içinde yer alan bir çocuk, bizimle şekillenir. Anneannesiyle, amcasıyla nasıl sohbet ettiğimize dikkat eder. Onlara dair ilk bilgileri bizden alır. Bu yönüyle bakıldığında sohbet etme tarzını da bizden öğrenir. Bizim verdiğimiz tepkileri kopyalar, aynen bizim gibi tepki verir. Mimiklerini dahi bizimkilere benzetir. Fiziki olarak size benzemeyen çocuğunuz mimikleriyle tıpkı “siz” olur.</span></p>
<p><span style="font-family: tahoma,arial,helvetica,sans-serif;font-size: medium">Çocukla sohbet sanattır. Lakin her çocuğun konuşkan olmasını, okula gidip gelince neler yaptığını neler yediğini anlatmasını beklemek haksızlık olur. Çocuğu kendi bireyselliği içinde değerlendirmek ve yukarıdaki yöntemlerden hangisinden daha çok hoşlanıyorsa ona o şekilde yaklaşmak yerinde olacaktır. Muhhabetiniz bol olsun…</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/kucuk-yaslardaki-cocuklar-sohbeti-seviyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ter Önleyicilere Dikkat!</title>
		<link>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/ter-onleyicilere-dikkat.html</link>
		<comments>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/ter-onleyicilere-dikkat.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Jul 2010 12:01:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akosin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[ter önleyiciler zararlımıdır]]></category>
		<category><![CDATA[Ter Önleyicilere Dikkat!]]></category>
		<category><![CDATA[ter önleyicilerin yararları]]></category>
		<category><![CDATA[ter önleyicilerin zararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mcrgrup.com/?p=1708</guid>
		<description><![CDATA[Uzmanlar yaz aylarında özellikle çok kullanılan ter önleyicilere karşı insanları uyarıyor&#8230;
Namık Kemal Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Burhan Turgut, &#8221;Sıcak havalarda önemli bir mekanizma olan terlemenin deodorantlarla engellenmesi vücut ısısının artmasına neden olmaktadır. Böylece meydana gelebilecek güneş çarpması, sağlığı risk grubunda bulunanlarda ölümle sonuçlanabilir&#8221; dedi.

Turgut, hava sıcaklığının arttığı bu günlerde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uzmanlar yaz aylarında özellikle çok kullanılan ter önleyicilere karşı insanları uyarıyor&#8230;</p>
<p>Namık Kemal Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Burhan Turgut, &#8221;Sıcak havalarda önemli bir mekanizma olan terlemenin deodorantlarla engellenmesi vücut ısısının artmasına neden olmaktadır. Böylece meydana gelebilecek güneş çarpması, sağlığı risk grubunda bulunanlarda ölümle sonuçlanabilir&#8221; dedi.</p>
<p><img class="aligncenter" src="http://www.onlinesaglik.com/storage/kadin/hair_1.jpg" alt="http://www.onlinesaglik.com/storage/kadin/hair_1.jpg" /></p>
<p>Turgut, hava sıcaklığının arttığı bu günlerde vücut ısısının 36-37 santigrat derecede tutulması gerektiğini söyledi.</p>
<p>Bu ısının sabit tutulabilmesi için vücudun terlemeye ihtiyaç duyduğunu ifade eden Turgut, &#8221;Isıyı vücudumuzdan terleyerek uzaklaştırabiliriz. Ancak çok sıcak ve nemli havalarda vücut ısısının düşürülmesi pek mümkün olamayabiliyor. Özellikle koltuk altı ter önleyici deodorantlar böyle havalarda çok zararlıdır. Sıcak havalarda önemli bir mekanizma olan terlemenin deodorantlarla engellenmesi vücut ısısının artmasına neden olmaktadır. Böylece meydana gelebilecek güneş çarpması, sağlığı risk grubunda bulunanlarda ölümle sonuçlanabilir&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Ter önleyici deodoranların normal ısıdaki havada ve risk grubunda olmayan kişilerde önemli bir problem oluşturmadığını anlatan Turgut, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>
<p>RİSK GRUBUNDAKİLER DAHA DİKKATLİ OLMALI<br />
&#8221;Ter önleyici deodorantlar vücut ısısı 40 santigrat üzerine çıktığında riskli gruplarda bulunanlar için tehlike oluşturabilir. Bundan normal ısıda, sağlık kişilerin kullandığı lokal terlemeyi azaltıcı deodortların her zaman zararlı olduğu anlamı çıkartılmamalı. Ama risk grubu altındaki kişilerin kullanmaması faydalı olacaktır. Risk grubunu 65 yaş üstü ve çok küçük çocuklar, süt çocukları, kronik hastalığı olanlar, özellikle kalp yetmezliği, kroner kalp hastaları, akciğer hastaları, sigara içiminden gelişen bronşit hastaları, böbrek ve tansiyon hastaları oluşturmaktadır. Vücutta ani bir ısı yükselişiyle oluşan rahatsızlık halk arasında sıcak çarpması olarak ifade ediliyor. Bu beyinde hasar oluşturabilir ve bazen ölümle de sonuçlanabilir. Ancak sıcak çarpması oluşmadan da sıcak hava vücuda zarar verebiliyor. Aşırı sıcak dolayısıyla fazla sıvı kaybedilmesi böbreklerin yeterli sıvı alamaması, böbreklere giden kan miktarının azalmasıyla böbrek fonksiyonlarında bozulma çıkabilir. Risk gruplarında bulunanların buna da dikkat etmesi gerekli.&#8221; </p>
<p>SIVI TÜKETİMİ NEDEN ÖNEMLİ?<br />
Sıcak havalarda sıvı tüketiminin önemli olduğunu, sıvı tüketiminin kişinin vücut yapısına bağlı olarak değişebileceğini anlatan Turgut, ortalama vücut ölçülerine sahip olan bir kişinin 2-2,5 litre su içmesi gerektiğini söyledi. Havanın ısısı ve fiziksel aktiviteye göre bu oranın artırabileceğini bildiren Turgut, şunları kaydetti.</p>
<p>&#8221;Susama hissi, genelde sıvı içimiyle ilgili uyarıcı bir duyudur. Fakat vücut her zaman susama hissi vermeyebilir ya da algılayamayabilirsiniz. Yüksek ısılarda susama hissetmeseniz bile mutlaka sıvı alımı olmalıdır. Risk gruplarında bu daha fazla önemli kazanıyor. Akli dengesi yerinde olmayanlar, çocuklar, aşırı yaşlılar bu kişiler kendi ihtiyaçlarını göremeyecekleri için onların sıvı alımına dikkat edilmesi. Özellikle alkollü ve çok şekerli olan sıvılar tercih edilmemeli. Çünkü bu tip sıvılar sıvı kaybına yol açabilmekte. Bunun dışında bütün sıvılar tüketebilir.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/ter-onleyicilere-dikkat.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vişne Uykusuzluğa Karşı!</title>
		<link>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/visne-uykusuzluga-karsi.html</link>
		<comments>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/visne-uykusuzluga-karsi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Jul 2010 11:59:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akosin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[vişne faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[vişne suyu ne faydası var]]></category>
		<category><![CDATA[vişne suyunun faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[vişne suyunun yararları]]></category>
		<category><![CDATA[vişne uykusuzluğa karşı]]></category>
		<category><![CDATA[vişnenin yararları nelerdir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mcrgrup.com/?p=1706</guid>
		<description><![CDATA[Bilim adamlarının yaptığı bir araştırmaya göre vişne insana yorgunluk veren uykusuzluğa karşı etkili olduğunu belirttiler.
İtalyan La Stampa gazetesinde yayımlanan habere göre, Pensylvania ve Rochester Üniversitelerinde görev yapan bilim adamları, uykusuzluktan mustarip 15 yetişkine 2 hafta boyunca sabah-akşam yaklaşık 227 gram vişne suyu verdi.

Araştırmacılar, sonraki iki hafta boyunca ise katılımcılardan diğer meyve sularından tüketmelerini istedi.
Araştırmanın sonucunda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bilim adamlarının yaptığı bir araştırmaya göre vişne insana yorgunluk veren uykusuzluğa karşı etkili olduğunu belirttiler.</p>
<p>İtalyan La Stampa gazetesinde yayımlanan habere göre, Pensylvania ve Rochester Üniversitelerinde görev yapan bilim adamları, uykusuzluktan mustarip 15 yetişkine 2 hafta boyunca sabah-akşam yaklaşık 227 gram vişne suyu verdi.<br />
<img class="aligncenter" src="http://www.onlinesaglik.com/storage/beslenme/visne.jpg" alt="http://www.onlinesaglik.com/storage/beslenme/visne.jpg" /></p>
<p>Araştırmacılar, sonraki iki hafta boyunca ise katılımcılardan diğer meyve sularından tüketmelerini istedi.</p>
<p>Araştırmanın sonucunda elde edilen veriler, katılımcıların vişne suyu içtiği iki haftada uykusuzluk belirtilerinde diğer haftalara göre büyük ölçüde bir gerileme olduğu gözlemlendi.</p>
<p>Araştırmacılar, bunun, vişnenin suyunun uyku düzenini doğal bir şekilde düzenleyen melatonin açısından zengin olmasının bir sonucu olabileceğini belirtti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/visne-uykusuzluga-karsi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ter Kokularına Mutlak Çözüm YOĞURT!</title>
		<link>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/ter-kokularina-mutlak-cozum-yogurt.html</link>
		<comments>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/ter-kokularina-mutlak-cozum-yogurt.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 13 Jul 2010 15:23:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akosin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[ter kokularına son]]></category>
		<category><![CDATA[tere son]]></category>
		<category><![CDATA[teri önlemek için ne yapmalıyız.]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mcrgrup.com/?p=1690</guid>
		<description><![CDATA[Yaz aylarında genellikle en çok şikayet edilen konulardan biri olan tere karşı mutlak çözüm bulundu yoğurt. Biz de bunun için bir araştırma yaptık&#8230;
Yoğurt, özellikle iyi bir kalsiyum kaynağı ve içerdiği maya hücreleri sayesinde, bağırsakları düzenleyen bir besin. Son dönemlerde yapıla araştırmalar sonucu, vücuttaki yağları yakma konusunda da bir hayli yardımcı. Yoğurdun bütün bu yararlarının yanısıra, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında genellikle en çok şikayet edilen konulardan biri olan tere karşı mutlak çözüm bulundu yoğurt. Biz de bunun için bir araştırma yaptık&#8230;</p>
<p>Yoğurt, özellikle iyi bir kalsiyum kaynağı ve içerdiği maya hücreleri sayesinde, bağırsakları düzenleyen bir besin. Son dönemlerde yapıla araştırmalar sonucu, vücuttaki yağları yakma konusunda da bir hayli yardımcı. Yoğurdun bütün bu yararlarının yanısıra, birde, ter ve ayak kokusuna çok iyi geldiği ortaya çıktı.</p>
<div>
</div>
<p style="text-align: center"><img src="http://img580.imageshack.us/img580/4725/yogurtinatubwithspoon.jpg" alt="" width="285" height="341" /></p>
<p>Yoğurtta bulunan iyi huylu lactobacillus bakterisinin, koltuk altında ter kokusuna ve hatta ayakta kötü kokulara neden olan diğer bakterileri de silme özelliği olduğu saptandı.</p>
<p>Tam adı, Lactobacillus Bulgaricus olan bakteri, sütün içinde yaşıyor ve yoğurt yapımında etkili oluyor. Bilim insanları bu bakterinin önceleri bitkilerin yapraklarında yaşadığını, ancak sonraları ineklere ve dolayısıyla da süt ürünlerine geçerek yaşamını bu ortamda sürdürdüğünü tahmin ediyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/ter-kokularina-mutlak-cozum-yogurt.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Böbrek Nakli Hakkında Bilgi</title>
		<link>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/bobrek-nakli-hakkinda-bilgi.html</link>
		<comments>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/bobrek-nakli-hakkinda-bilgi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Jul 2010 10:18:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Akosin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Böbrek Nakli Hakkında Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek nakli nasıl yapılır]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek nakli nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek nakli zararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mcrgrup.com/?p=1678</guid>
		<description><![CDATA[Böbrek Nakli
İnsanların bazıları böbreklerini bir rahatsızlık, kaza vb. sonrası kaybediyorlar. İnsanlarda iki tane böbrek var fakat bir tane de yetiyor. Böyle olunca böbrekleri olmayan hastalara böbrek nakli yapılıyor.
Böbrek Nakli;
1. Canlı vericiden (Yakın ve uzak  akraba, eş)
2. 2. Kadavradan
olmak üzere iki kaynaktan yapılır.
Transplantasyon sonrası böbrek fonksiyonlarının  hemen yerine gelmesi nedeniyle tüm fizik ve psikolojik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-family: Tahoma"><span style="color: #999900"><span style="font-size: xx-small">Böbrek Nakli</span></span></span></strong></p>
<hr size="1" />İnsanların bazıları böbreklerini bir rahatsızlık, kaza vb. sonrası kaybediyorlar. İnsanlarda iki tane böbrek var fakat bir tane de yetiyor. Böyle olunca böbrekleri olmayan hastalara böbrek nakli yapılıyor.</p>
<p><span style="font-family: Tahoma"><span>Böbrek Nakli;</span></span><br />
<span style="font-family: Tahoma"><span>1. Canlı vericiden (Yakın ve uzak  akraba, eş)</span></span><br />
<span style="font-family: Tahoma"><span>2. 2. Kadavradan</span></span><br />
<span style="font-family: Tahoma"><span>olmak üzere iki kaynaktan yapılır.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma"><span>Transplantasyon sonrası böbrek fonksiyonlarının  hemen yerine gelmesi nedeniyle tüm fizik ve psikolojik bozukluklar düzelir.  Ancak, takılan böbreğin vücutca reddi (Rejeksiyon) gibi ciddi bir sorunu  da vardır.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma"><span>Gerekli şartlara uyulmazsa rejeksiyon,  transplante böbrek için her zaman bir tehlikedir.</span></span></p>
<p><strong><span style="font-family: Tahoma"><span style="color: #cc6600"><span>Genel Bilgiler</span></span></span></strong><br />
<span style="font-family: Tahoma"><span>Aralarında kan bağı olanlarda yapılan  böbrek nakli çok kez alıcıda iyi uyum gösterir. Alıcı ve vericinin çok  iyi incelenmesi bu başarıyı artırmaktadır. Bu nedenle canlıdan yapılan  nakillerin başarı oranı daha fazladır. Son yıllarda tedaviye eklenen yeni  ilaçlar kadavradan yapılan nakillerin de başarı oranını artırmıştır. İlaç  tedavisi ile düşmeyen tansiyon, iltihap kaynağı olan böbrekler varsa bunlar  transplantasyondan 3 4 hafta önce ameliyatla çıkarılır.</span></span></p>
<p><strong><span style="font-family: Tahoma"><span style="color: #cc6600"><span>BÖBREK TRANSPLANTASYONU</span></span></span></strong><br />
<span style="font-family: Tahoma"><span>Son evre böbrek yetmezliğinin en  uygun tedavi şekli böbrek transplantasyonudur.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma"><span>Böbrek transplantasyonunda iki organ  kaynağı vardır.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma"><span>1. Canlı verici</span></span><br />
<span style="font-family: Tahoma"><span>2- Kadavra</span></span></p>
<p><strong><span style="font-family: Tahoma"><span style="color: #990000"><span>Canlı Vericiler</span></span></span></strong><br />
<span style="font-family: Tahoma"><span>1. Derecede akrabalar (Anne, baba,  kardeş ve çocuklar)</span></span><br />
<span style="font-family: Tahoma"><span>2. 2. Derecede akrabalar (Hala, amca,  dayı, teyze) ve akraba olmayan uygun vericiler (B5 gibi) dir</span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma"><span><strong><span style="color: #990000">Kadavra Verici  : </span></strong>Beyin ölümü olan sistemik bir enfeksiyon ve kanser vb. olmayan  kişilerdir</span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma"><span>Kadavra ve canlı vericilerde A-B-0  kan grubu uyumu ve doku ila negatif crossmatch (Rh Faktörü önemli değildir)  uyumu gerekir.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma"><span>Canlı vericilerde, 1 ve 2 antigen  uyumsuzluğu (Mismatch) varsa vericiler kabul edilebilir.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma"><span>Kadavrada ise HLA B ve DR den birer  antigen uyumu ile negatif Crossmatch yeterli uyum sayılır.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma"><span>Transplantasyon öncesi alıcı ve vericilerin  tüm tetkikleri tamamlanıp, böbrek transplantasyonunun yapılmasına karar  verildiğinde alıcı ve verici hastaneye yatırılır Ameliyattan üç gün önce   alıcının bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlara başlanır ve hasta izole  edilir. (Tek başına bir odaya alınır)</span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma"><span>Ameliyatta, böbrek, hastanın kasık  bölgesine takılır.</span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma"><span>(Arter, atardamar, Ven-toplardamar)  bağlantıları bölgedeki damarlara yapılır, Üreter denen idrar kan ağızlaştırılır</span></span></p>
<p><span style="font-family: Tahoma"><span>Ameliyat sonrası tüm yaşam süresince  devam edecek bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlarla tedavi devam eder.  Hasta ameliyat sonrası 2-3 hafta hastanede yatar, taburcu edildikten sonra  periyodik kontrollere gelir.</span></span></p>
<p><strong><span style="font-family: Tahoma"><span style="color: #cc6600"><span>BÖBREK NAKLİ  YAPILAN HASTALAR İÇİN ACİL SORUNLAR KLAVUZU</span></span></span></strong></p>
<p><span style="font-family: Tahoma"><span>Böbrek nakli olduğunuz üniteyi günün  her saatinde arayabilirsiniz. Transplant koordinatörü size yapmanız gereken  her şeyi açıklayacaktır.</span></span><br />
<span style="font-family: Tahoma"><span>r</span></span><br />
<span style="font-family: Tahoma"><span>1. Ateşiniz yükselirse</span></span><br />
<span style="font-family: Tahoma"><span>2. İlaçlarınızı karıştırır ve dozlarını  unutursanız</span></span><br />
<span style="font-family: Tahoma"><span>3. Kısa zamanda aşırı kilo alırsanız  (Her gün tartılmanız gereklidir. Bu vücudunuzda aşırı sıvı biriktiğini,  idrarla atamadığınızı gösterir)</span></span><br />
<span style="font-family: Tahoma"><span>4. Tansiyonunuz aşırı yükselirse  (150/90 ı geçerse)</span></span><br />
<span style="font-family: Tahoma"><span>5. Nefes almada zorluk, sıkışma hissi,  kanlı köpüklü balgam, karın ağrısı, kusma, ishal, kanlı idrar ve idrar  miktarında Azalma olması durumunda derhal ameliyat olduğunuz kliniği arayınız</span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/bobrek-nakli-hakkinda-bilgi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hemoroid (Basur) Çeşitleri</title>
		<link>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/hemoroid-basur-cesitleri.html</link>
		<comments>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/hemoroid-basur-cesitleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Jun 2010 18:23:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[1. Derece Hemoroid (Basur)]]></category>
		<category><![CDATA[2. Derece Hemoroid (Basur)]]></category>
		<category><![CDATA[3. Derece Hemoroid (Basur)]]></category>
		<category><![CDATA[4. Derece Hemoroid (Basur)]]></category>
		<category><![CDATA[basur çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[Hemoroid çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[Hemoroid türleri]]></category>
		<category><![CDATA[makattan sarkma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mcrgrup.com/?p=1494</guid>
		<description><![CDATA[Hemoroid sıkça karşılaşılan bir problemdir. Hemoroid halk arasında basur olarak bilinir. Hemoroid&#8217;in yani basur&#8217;un çeşitli dereceleri mevcuttur. Şimdi sizlere kısa kısa bunlardan bahsedelim&#8230;
1.DERECE Basur: Hastalığın bu evresinde makkattan sarklamalar gözlenmez. Bu evrede sadece kanamalar görülür.
2.DERECE Basur: Hastalığın bu evresinde makkattan hemoroidal doku büyümüş tür ve genellikle kanamalar, ağrı ve tuvalet esnasında makkattan sarkmalar gözlenmektedir. Tuvalet [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hemoroid sıkça karşılaşılan bir problemdir. Hemoroid halk arasında basur olarak bilinir. Hemoroid&#8217;in yani basur&#8217;un çeşitli dereceleri mevcuttur. Şimdi sizlere kısa kısa bunlardan bahsedelim&#8230;</p>
<p>1.DERECE Basur: Hastalığın bu evresinde makkattan sarklamalar gözlenmez. Bu evrede sadece kanamalar görülür.</p>
<p>2.DERECE Basur: Hastalığın bu evresinde makkattan hemoroidal doku büyümüş tür ve genellikle kanamalar, ağrı ve tuvalet esnasında makkattan sarkmalar gözlenmektedir. Tuvalet bittikten sonra bu sarkmalar kendi kendine hemen düzelir</p>
<p>3.DERECE Basur: Ikınmalar ani zorlanmalar ve tuvalet sırasında makkattan sarkmalar görülür. Bu sarkmalar kendiliğinden düzelmez ve elle içieri itilerk düzeltilebilir.</p>
<p>4.DERECE Basur: Hastalığın bu evresinde sürekli ve kalıcı bir sarkma ile karşılaşılır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/hemoroid-basur-cesitleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diyabet (Şeker Hastalığı) ve Diyabet’in Tipleri</title>
		<link>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/diyabet-seker-hastaligi-ve-diyabet%e2%80%99in-tipleri.html</link>
		<comments>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/diyabet-seker-hastaligi-ve-diyabet%e2%80%99in-tipleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Jun 2010 11:20:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[Diyabet Çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[Diyabet Türleri]]></category>
		<category><![CDATA[şeker hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Şeker Hastalığı Çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[Şeker Hastalığı Tipleri]]></category>
		<category><![CDATA[Şeker Hastalığı Türleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mcrgrup.com/?p=1492</guid>
		<description><![CDATA[Diyabet, yani şeker hastalığı… Çağımızın en büyük sorunlarından birisidir. Diyabet, her yaşta görülebilmesine rağmen özellikle 30’lu yaşlardan sonra sıkça görülür. Diyabet’te yanlış beslenmenin yanı sıra genetik faktörler de çok büyük rol oynar. Ailesinde diyabet sorunu olanlar bu hastalığa daha fazla dikkat etmek zorundadır. Bu genel girişten sonra sizlere diyabet hastalığının çeşitlerinden bahsedeceğiz.
İlk olarak şunu belirtelim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Diyabet, yani şeker hastalığı… Çağımızın en büyük sorunlarından birisidir. Diyabet, her yaşta görülebilmesine rağmen özellikle 30’lu yaşlardan sonra sıkça görülür. Diyabet’te yanlış beslenmenin yanı sıra genetik faktörler de çok büyük rol oynar. Ailesinde diyabet sorunu olanlar bu hastalığa daha fazla dikkat etmek zorundadır. Bu genel girişten sonra sizlere diyabet hastalığının çeşitlerinden bahsedeceğiz.<br />
İlk olarak şunu belirtelim diyabet (şeker hastalığı) kanda glikoz seviyesini düzenleyen hormon olan insülin hormonuna ait bazı sorunlardan dolayı ortaya çıkar. Bu sorunun türüne göre diyabet’in çeşitli türleri bulunmaktadır. </p>
<p>Genel olarak diyabet hastalığında 4 tür mevcuttur. En çok karşılaşılan türler ise Tip 1 Diyabet ve Tip 2 Diyabettir. Özellikle bizim şeker hastalığı olarak bildiğimiz tür Tip 2 Diyabettir. Şimdi diyabet’in (şeker hastalığının) tiplerini daha ayrıntılı inceleyeceğiz.</p>
<p>Tip 1 Diyabetten başlamak gerekirse; Tip 1 Şeker Hastalığı özellikle çocuklarda görülen türdür. Tip 1 Diyabet pankreas bezinin yeterince insülin üretememesinden oluşur. Kana yeterince insülin hormonu karışmadığından dolayı kandaki glikoz seviyesi ayarlanamaz ve her yüksek kalır. Yani kan şekeri insülin hormon u eksikliğine bağlı olarak yükselir. Tip 1 Diyabet’in kesin bir tedavisi şimdilik söz konusu değildir.<br />
Tip 2 Diyabet, en çok karşılaşılan diyabet türüdür. Tip 2 Diyabette pankreas bezinin insülin üretiminde herhangi bir sorun söz konusu değildir. Pankreas yeterince insülin üretir. Fakat Tip 2 diyabette hücreler gerektiği kadar glikoz alamazlar ve böylece kanda serbest glikoz seviyesi düşmez, kan şekeri yükselir. Tip 2 Şeker hastalığında ilk başlarda vücutta herhangi bir sorun gözlenmez her şey normal gibi görülür fakat kanda sürekli olarak yüksek olan glikoz seviyesi hücrelere ve organizmaya yavaş yavaş zarar verir. Bu durumda özellikle böbrekler, gözler ve sinir sistemi etkilenir. Tip 2 Diyabete karşı çeşitli tedavi seçenekleri mevcuttur. Doktor tavsiyesi altında uygun bir diyet hastalığın ilerlemesine engel olur. Bunun dışında egzersiz de önemlidir. İlaç tedavisi ve direk olarak insülin enjekte edilmesi gibi tedavi yöntemleri de söz konusudur.</p>
<p>Bir de gebelik döneminde görülen diyabet vardır. Bu diyabet türü gestasyonel  diyabet olarak da bilinmektedir. Gebelik ile birlikte vücuttaki hormon seviyeleri değişir. Bu değişiklik hücreleri insülin hormonuna karşı tepkisiz hale getirebilir. Bu durumda Tip 2 Diyabettekine benzer bir Diyabet sorunu ortaya çıkar.Gebelerde küçümsenmeyecek bir oranda bu sorun gözlenmektedir. Gebeliğin sona ermesi ile birlikte diyabet sorunu da ortadan kalkar. Fakat gebeliğinde bu sorunla karşılaşmış bayanlar için ileri ki yaş dönemleri risklidir. İleri de Tip 2 Diyabet ile karşılaşma oranları yüksektir. Dikkat etmeleri gerekmektedir.<br />
Bu saydığımız 3 diyabet çeşidinin dışında insülin üreten pankreas bezindeki lezyonlara ve anormalliklere ayrıca çeşitli ilaçların kullanımına bağlı olarak da diyabet nadir de olsa görülebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/diyabet-seker-hastaligi-ve-diyabet%e2%80%99in-tipleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Angina Pektoris (Göğüs Bölgesinde Ağrı)</title>
		<link>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/angina-pektoris-gogus-bolgesinde-agri.html</link>
		<comments>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/angina-pektoris-gogus-bolgesinde-agri.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Jun 2010 08:58:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[angina pektoris]]></category>
		<category><![CDATA[angina pektoris nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[angina pektoris nedir]]></category>
		<category><![CDATA[göğüste ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[göğüste ağrı nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[kalpte ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[kalpte ağrı nedenleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mcrgrup.com/?p=1470</guid>
		<description><![CDATA[Angina pektoris, kısaca göğüste ve kalp civarında oluşan ağrıya verilen isimdir. Bu ağrı genellikle kalp ve kalpten çıkan damarlara ait sorunlarda kendini gösterir. Nedenleri genellikle kalp damarlarındaki tıkanıklığa bağlıdır. İhmal edilmemesi gerekir. Sık sık bu ağrılarla karşılaşıyorsanız, genel bir tarama yapılmasında fayda vardır. Şimdi konuya biraz daha ayrıntılı değinelim&#8230;
Göğüste ağrı anlamına gelen angina pektoris, koroner [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Angina pektoris, kısaca göğüste ve kalp civarında oluşan ağrıya verilen isimdir. Bu ağrı genellikle kalp ve kalpten çıkan damarlara ait sorunlarda kendini gösterir. Nedenleri genellikle kalp damarlarındaki tıkanıklığa bağlıdır. İhmal edilmemesi gerekir. Sık sık bu ağrılarla karşılaşıyorsanız, genel bir tarama yapılmasında fayda vardır. Şimdi konuya biraz daha ayrıntılı değinelim&#8230;</p>
<p>Göğüste ağrı anlamına gelen angina pektoris, koroner arter hastalığının erken uyarı sistemidir. Damar kanın kalbe ulaşmasını zorlaştıracak kadar tıkandığında ortaya çıkar. Anginadan yakınanların çoğu, kalplerinin oksijen ihtiyacını arttıran ve daha hızlı atmasına sebep olan bir durumla karşılaştıklarında ağrı duyarlar. Merdiven çıkmak, otobüse yetişmek için koşmak, duygusal çöküntüler, heyecan, soğuk hava, ağır bir yemek veya seks bunu tetikleyebilir. Belirtiler göğüste daralma ve ağırlık hissi olarak başlar ve boyna veya kola doğru yayılabilen ağrıya dönüşür. Genellikle birkaç dakika dinlenmekle veya ilaç almakla geçer. Bununla birlikte, bazen belirtiler otururken veya dinlenirken bile ortaya çıkabilir. Bu, düzensiz angina olarak bilinir ve daralmanın kötüleştiğini gösterir. Angina, sizi ve doktorunuzu arterlerinizin durumu hakkında uyarabilir, sizi hayat tarzınızı değiştirmeye ve gerekiyorsa ilaç kullanmaya sevk edebilir. Uzun süreli angina pektoris durumunda mutlaka bir uzmana başvuru yapınız&#8230; </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/angina-pektoris-gogus-bolgesinde-agri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yüksek Tansiyon ve Düşük Tansiyon Hastalarına Öneriler</title>
		<link>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/yuksek-tansiyon-ve-dusuk-tansiyon-hastalarina-oneriler.html</link>
		<comments>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/yuksek-tansiyon-ve-dusuk-tansiyon-hastalarina-oneriler.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Jun 2010 08:46:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[düşük tansiyon hastalarına öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[düşük tansiyon nasıl yükseltilir]]></category>
		<category><![CDATA[tansiyonu normal seviye de tutma yolları]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek tansiyon hastalarına öneriler]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek tansiyon nasıl düşürülür]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mcrgrup.com/?p=1464</guid>
		<description><![CDATA[Tansiyon ile ilgili hipertansiyon veya hipotansiyon sorunları ile karşılaşılmaktadır. Yani yüksek veya düşük tansiyon sorunları ile sıkça karşılaşmaktayız. Bu sorunların her ikisi de ileri derece de olduğunda tehlikelidir. En doğru olanı beslenme ve egzersiz alışkanlıklarına dikkat ederek, düzenli olarak doktor kontrolünden geçerek tansiyonu normal seviyelerde tutmaktır. Şimdi tansiyon hastalarına yönelik olarak bazı öneriler de bulunacağız.
Vücuttaki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tansiyon ile ilgili hipertansiyon veya hipotansiyon sorunları ile karşılaşılmaktadır. Yani yüksek veya düşük tansiyon sorunları ile sıkça karşılaşmaktayız. Bu sorunların her ikisi de ileri derece de olduğunda tehlikelidir. En doğru olanı beslenme ve egzersiz alışkanlıklarına dikkat ederek, düzenli olarak doktor kontrolünden geçerek tansiyonu normal seviyelerde tutmaktır. Şimdi tansiyon hastalarına yönelik olarak bazı öneriler de bulunacağız.</p>
<p>Vücuttaki su ve tuz miktarının fazlaca görüldüğü yaz aylarında tansiyonu en çok etkilen faktör su ve tuz ihtiyacıdır hastalığı olmayan bir kişinin günde 2 litre su tüketmesi gerekirken tansiyon hastası bir kişinin günde 3 litre su tüketmesi gerekir gerekli tuzu ise yiyeceklerden alan hastaların bıraz daha fazla tuz kullanmalarının sakıncası yoktur. Eğer bu değerler çok düşer ise ani düşmeler, bayılmalar görülebilir bunun nedenide su kaybının fazlalığıdır.</p>
<p>Sıcaklığın etkisinden kurtulmak için klima, vantilatör gibi araçların kullanımı ise kişileri ani sıcaklık değişikliklerine maruz bıraktığı için yarar beklerken zararlar da görülebilir.</p>
<p>Doktor gözetimi dışında bilinçsiz bir şekilde tansiyonu düşürmek yada yükseltmek amaçlı kullanılan ilaçlar böbrek yetmezliği ve kalp krizlerine yol açabildiği gibi ölümlerle sonuçlanabilir. Bu nedenlerden dolayı doktor gözetimi haricinde hiç bir ilacın kullanılmaması asıl tavsiye edilendir.</p>
<p>Soğuk havalarda ise vücuttaki su ve tuz kaybının az olması nedeniyle yaz günleri kadar tehlikeli tansiyon yükselmeleri gözükmez yinede kişilerin dikkatli olmasında yarar vardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mcrgrup.com/genel-saglik/yuksek-tansiyon-ve-dusuk-tansiyon-hastalarina-oneriler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
