Varis sıklıkla karşılaştığımız damar problemlerinden birisidir. Birçok dönemde varis görülebilir. Gabelik döneminde de varise sıklıkla karşılaşılır. Bunun değişik nedenleri söz konusudur. Bu konumuzda sizlere gebelik döneminde rastladığımız varisin nedenlerinden kısaca bahsedeceğiz.
Gebelikte, büyümekte olan bebeğin ihtiyaçlarını karşılamak için annenin kan hacmi belirgin bir şekilde artmaktadır. Dolaşımda daha fazla kan bulunduğundan dolayı özellikle bacaklarda kanın göllenmesi yani varis oluşumu kolaylaşır. Toplardamarların kapakçık mekanizması kanı kalbe doğru pompalamada yeterince başarılı olamaz. Bu da cilt yüzeyindeki venlerin belirginleşmesine ve belli bir süre sonra varisleşmesine neden olabilir. Ek olarak büyüyen uterusun ana toplardamarlara yaptığı baskı toplardamarlardaki göllenmeyi artırır. Böylece vücudun alt taraflarındaki toplardamarlarda kan akımı yavaşlar, kan göllenir ve bacaklar ve vulvada varisler, anüste ise hemoroidler ortaya çıkabilir. Gebelikte artan miktarlarda salgılanan progesteron hormonunun damar düz kasları üzerindeki gevşetici etkisi varis oluşumunu daha da kolaylaştırır.
Tüp bebek, kısırlık sorunu yaşayanlara gelişen tıp biliminin sunduğu olanaklardan bir tanesidir. Tüp bebek yöntemini kısaca açıklayacak olursak erkekten alınan sperm hücreleri ile bayandan alınan yumurtalığın dışarıda yani laboratuvarda uygun ortam oluşturularak döllenmesidir. Bu manada problem yaşayan birçok evli çiftin kurtuluş yöntemi olmuştur.
Tüp bebek tedavisi başarı oranı son yıllarda yüksek olmasına rağmen her zaman pozitif sonuçla malesef sonuçlanmamaktadır. Fakat son dönemlerde gelişen teknoloji parelelinde tedavi yöntemleride hızla gelişmektedir ve tüp bebek uygulamalarında başarısızlık yaşayanlara tüp bebekte gelişmiş yeni tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. Bu sebeple ilk defa tüp bebek denemenizde başarısız olabilirsiniz fakat bu demek değildir ki tüp bebek yöntemi başarısızdır. Bazı çiftlerimiz 2. veya 3. denemelerinde tüp bebek tedavisinde başarılı olmuşlardır.
Bunların yanı sıra kısırlık sorununda tüp bebek yöntemi tek bir çözüm yöntemi değildir başka tedavi yöntemleri ile bazen tüp bebek tedavisine oranla hasta açısından daha avantajlı olmaktadır. Bu sebeple tüp bebek tedavisine başlamadan önce iyi karar verip sabırlı davranarak sürekli uzman doktorunuzla etkileşim halinde bulunmalısınız. İyi bir doktor her zaman sizin için en ideal ve sağlıksını önerendir. Tedavi sürecinden önce uzman hekim araştırma yapıp eğer uygunsa tüp bebek yöntemini size önerecektir.
Tüp bebek merkezleri İstanbul ilimiz başta olmak üzere diğer büyük illerde de tedavi merkezleri ve uzman hekimleri bulunmaktadır. Türkiye’de bulunan tüp bebek merkezleri ve doktorları dünyaya paralel olarak en güncel teknoloji ve bilgilerle hizmet vermektedir. Bazı tüp bebek tedavisi ile uğraşan hekimlerimiz ve tüp bebek merkezlerimiz kendi alanlarında dünyaca tanınmışlar arasındadır. Bu saydıklarımız dahilinde Türkiye’de hizmet veren bazı uzman hekimlerimize rahatlıkla güvenebilirsiniz.
İstanbul tüp bebek web sitemiz üzerinden tüp bebek alanında uzman ve bu alanda birçok başırıya imza atmış doktorumuza sorular sorabilirsiniz. Sizler için en ideal olanı sunulacaktır.
Özellikle son yıllarda kadınların büyük bir çoğunluğu sezeryan ile doğumu tercih etmektedir. Bunun en büyük nedeni kadınların büyük çoğunluğunun sezeryandan korkmasıdır. Fakat sezeryan normal doğumda risk yoksa uygulanmamalıdır. Bunun yanında sezeryanında bazı avantajları vardır. Bunlardan kısaca bahsedelim…
Bunun nedenleri şunlardır;
-Sezeryan normal doğuma göre daha tehlikesiz bir hale gelmiştir.
-Normal doğum uzun sürebildiğinden bebek bir süre oksijensiz kalabilir. Buda bazı problemlere yol açabilir. Sezeryanda ise bu risk daha azdır.
-Normal doğumda ıkınmalar olduğundan dolayı; rahimde ve idrar kesesinden sarkmalar olabilir. Ayrıca uterus yırtılmalarıda görülebilir. Bunun yanında ilerideki cinsel ilişkilerde zevk azalması meydana gelebilir. Sezeryanda tüm bu riskler daha azdır.
-Normal doğum sonrası tam iyileşme süreci daha uzun sürebilir.
-Sezeryanda cinsel organlarda (ovaryum, uterus…) herhangi bir problem varsa bu problem belirlenebilir.
Hamilelikte kabızlık sorunu ile sık sık karşılaşılmaktadır. Bu yazımızda sizlere hamilelik döneminde görülen kabızlığın nedenlerinden bahsedeceğiz.
Hamilelik döneminde östrojen ve progesteron hormonlarında bir artış olmaktadır. Bu hormonlar hamileliğin yapı taşlarındandır ve uterus kasılmalarını engelleyerek, olası bir doğal düşüğü önlemektedirler. Progesteron, uterus kaslarını gevşeterek, gebeliği kolaylaştırmakta ve birkaç gramdan 1000-1500 gramı aşan oranlara varan uterus kaslarının gelişimine yardımcı olmaktadır. Progesteron ayrıca, bebeğin beslenmesi için kaçınılmaz olan plasentanın aktivitesine de yardımcı olur ancak aynı zamanda gastrointestinal hareketliliği azaltmakta ve bağırsaklardaki dışkı geçisini yavaşlatmaktadır. Bu nedenden dolayı hamilelerde kabızlık görülebilir.
Diğer bir neden de, yaşam tarzında meydana gelen fiziksel aktivitenin azaltılması ve kilo alma gibi olaylara sebep olan beslenme değişiklikleri gibi değişikliklerdir.
Hamilelik döneminde uterusun, bağırsakların son bölümünde yaptığı basınç olan mekanik etki de unutulmamalıdır; bu rahatsızlık, hamilelik ilerledikçe hissedilir derecede artmakta ve en çok da üçüncü üç aylık dönemde etkili olmaktadır
Hamilelik döneminde sık sık gerekli olan demir takvisyesi de, bağırsakların fonksiyonunu kötüleştirmektedir.
Son Yorumlar