<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>McrGrup Sağlık &#187; Hastalıklar</title>
	<atom:link href="http://www.mcrgrup.com/kategori/hastaliklar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mcrgrup.com</link>
	<description>Sağlığınız İle İlgili Herşey Burada</description>
	<lastBuildDate>Fri, 10 Feb 2012 21:16:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>SARS Hastalığı Nedenleri Belirtileri Tanısı ve Tedavisi</title>
		<link>http://www.mcrgrup.com/hastaliklar/sars-hastaligi-nedenleri-belirtileri-tanisi-ve-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.mcrgrup.com/hastaliklar/sars-hastaligi-nedenleri-belirtileri-tanisi-ve-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Sep 2011 15:08:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[ağır akut solunum yolu yetersizliği sendromu]]></category>
		<category><![CDATA[ağır akut solunum yolu yetersizliği sendromu belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[ağır akut solunum yolu yetersizliği sendromu nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[ağır akut solunum yolu yetersizliği sendromu tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[SARS]]></category>
		<category><![CDATA[SARS belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[SARS Hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[SARS Hastalığı Belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[SARS Hastalığı Nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[SARS Hastalığı Tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[SARS nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[SARS nedir]]></category>
		<category><![CDATA[SARS tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mcrgrup.com/?p=2559</guid>
		<description><![CDATA[Bu konumuzda sizlere SARS Hastalığı olarak bilinen &#8220;ağır akut solunum yolu yetersizliği sendromu&#8221;ndan bahsedeceğiz. SARS&#8217;ın nedenleri, belirtileri, tanısı, tedavisi ve korunma yolları gibi konulara değineceğiz. SARS hastaları ilk kez şubat 2003 sonlarında; Asya, Kuzey Amerika ve Avrupa kıtalarından bildirilmiştir. SARS’ın nedeni henüz tam olarak bilinmemektedir, atipik bir pnömoni (zatürree) olarak kendisini göstermektedir.. Hastalığın inkübasyon dönemi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu konumuzda sizlere SARS Hastalığı olarak bilinen &#8220;ağır akut solunum yolu yetersizliği sendromu&#8221;ndan bahsedeceğiz. SARS&#8217;ın nedenleri, belirtileri, tanısı, tedavisi ve korunma yolları gibi konulara değineceğiz.</p>
<p>SARS hastaları ilk kez şubat 2003 sonlarında; Asya, Kuzey Amerika ve Avrupa kıtalarından bildirilmiştir. SARS’ın nedeni henüz tam olarak bilinmemektedir, atipik bir pnömoni (zatürree) olarak kendisini göstermektedir.. </p>
<p>Hastalığın inkübasyon dönemi 2-7 gündür, bu dönem bazen 10 güne kadar uzayabilmektedir. Hastalarda belirtilerin başlaması ile (öksürük, ateş, titreme, baş ağrısı vs.) bulaşıcılığın da başladığı kesin olarak bilinmektedir. Ancak SARS hastalarının belirtilerin başlamasından ne kadar zaman önce ya da sonra, hastalığı bulaştırdıkları henüz kesin olarak bilinmemektedir. Sadece hasta kişilerle aynı evi ve eşyaları paylaşan veya hasta kişileri korunmasız olarak muayene eden sağlık personeline hastalığın bulaştığına dair bilgiler gelmektedir  </p>
<p>SARS’ın Belirtileri Nelerdir?</p>
<p>Hastalık genellikle 38 derecenin üzerinde yüksek ateşle başlar. Hastalığa soğuk terleme, baş ağrısı, genel bir rahatsızlık hali, yaygın vücut ağrıları, kuru<span id="more-2559"></span> öksürük, boğaz ağrısı ve solunum zorluğu ilave olur. Bazı vakalarda hastalık çok ağır seyreder. Solunum yetmezliği gelişir. Hastalara hastane bakımı hatta solunum cihazı gerekebilir.</p>
<p>SARS Nasıl Yayılır?</p>
<p>Temel yayılma yolu öksürüktür. SARS’lı hastanın öksürerek ya da hapşırarak havaya damlacıklar saçması ve başka birinin onları soluması yoluyla yayılır. SARS’ın hava yoluyla veya hastalık bulaşmış nesnelerle de bulaşabileceği bildirilmektedir. </p>
<p>TANI: SARS için kesin bir test olmadığından doktorlar, şüpheli hastalar için aşağıdaki belirtileri kullanmaktadırlar; </p>
<p>SARS’ın görüldüğü bölgelere ( Asya, Avrupa, Vietnam, Canada vs. ) seyahat eden veya SARS tanısı konulan kişilerle yakın teması olup; 38ºC’nin üzerinde ateş, öksürük ve özelikle solunum zorluğu sorunu olan kişiler şüpheli SARS hastası olarak kabul edilir. </p>
<p>SARS’tan Korunma Yolları Nelerdir?</p>
<p>CDC’nin, seyahat danışmanının tavsiyesine göre Çin, Hong Kong, Hanoi, Vietnam ya da Singapur’a olan seyahatlerin ertelenmesi . </p>
<p>SARS hastalarının aile fertleri, yemek araç-gereçleri kullanımı ve birlikte yatmak gibi yakın temastan kaçınması. </p>
<p>SARS hastasının vücut sıvıları ile gerçekleşebilecek her türlü temasta, tek kullanımlık eldivenler tercih edilmesi. </p>
<p>SARS hastalarının aile fertlerinin bu 10 günlük süre boyunca, ellerini sık sık yıkaması ve alkol bazlı temizleyicileri kullanması. </p>
<p>SARS hastasının öksürmeden ya da hapşırmadan önce ağzını ve burnunu mendille kapaması ve devamlı maske takması. </p>
<p>SARS tanısı konulan hastaların ateş ve solunum yolu şikayetleri geçtikten sonra, ev dışındaki etkileşimlerini sınırlamaları, işe, okula ya da başka kamusal alanlara gitmemeleri tavsiye edilmektedir.<br />
SARS’ın Tedavi Şekli Nedir?</p>
<p>SARS’ın nedeni henüz bilinmediği için doktorlar hastalara daha çok belirtilere yönelik, atipik pnömoni’de uygulanan tedaviyi vermektedir. Bu arada SARS için antiviral ilaçlar ve yeni tedavi yöntemleri de denenmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mcrgrup.com/hastaliklar/sars-hastaligi-nedenleri-belirtileri-tanisi-ve-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Papağan Ateşi Hastalığı Hakkında Bilgi</title>
		<link>http://www.mcrgrup.com/hastaliklar/papagan-atesi-hastaligi-hakkinda-bilgi.html</link>
		<comments>http://www.mcrgrup.com/hastaliklar/papagan-atesi-hastaligi-hakkinda-bilgi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Aug 2011 09:42:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Papağan Ateşi]]></category>
		<category><![CDATA[Papağan Ateşi Belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Papağan Ateşi Hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Papağan Ateşi Nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Papağan Ateşi Tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Papağan Hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Papağan Hastalığı Belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Papağan Hastalığı Nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Papağan Hastalığı Tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mcrgrup.com/?p=2551</guid>
		<description><![CDATA[Bu konumuzda sizlere papağan hastalığı yada papağan ateşi hastalığı olarak bilinen hastalıkta bahsedeceğiz. Papağan ateşi hastalığının nedenleri, belirtileri, tanısı ve tedavisi gibi konulara değineceğiz. Başta papağanlar olmak üzere bir çok evcil kuşta bulunabilen bir cins bakteri insanlara da geçerek ateşli bir solunum yolları enfeksiyonuna neden oluyor. Tıp dilinde psittakoz adıyla bilinen hastalık halk arasında papağan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu konumuzda sizlere papağan hastalığı yada papağan ateşi hastalığı olarak bilinen hastalıkta bahsedeceğiz. Papağan ateşi hastalığının nedenleri, belirtileri, tanısı ve tedavisi gibi konulara değineceğiz.</p>
<p>Başta papağanlar olmak üzere bir çok evcil kuşta bulunabilen bir cins bakteri insanlara da geçerek ateşli bir solunum yolları enfeksiyonuna neden oluyor. Tıp dilinde psittakoz adıyla bilinen hastalık halk arasında papağan hastalığı ismiyle tanınıyor. Çünkü, psittakoz nedeni olan bakteri, yani chlamydia psittaci, başka kuşlarda da bulunabilmekle beraber daha çok papağan ve papağan benzeri kuşlarda rastlanıyor. Hastalık, biraz daha seyrek olarak güvercin, tavuk, hindi, ördek&#8230; gibi başka kuş ve kümes hayvanlarından da geçebiliyor.<br />
Papağan hastalığı özellikle son 20 yılda daha fazla görülür oldu. Bu, bir yandan papağan ve benzeri kuşların giderek daha çok beslenmesine ve diğer taraftan da hastalığın daha iyi bilinmesine, tanı olanaklarının kolaylaşmasına bağlanmaktadır. İngiltere’de son birkaç yılda papağan hastalığı tanısındaki artışlar, papağan ithalindeki kısıtlamaların hafifletilmesiyle açıklanmaktadır.</p>
<p>Hastalık etkeni olan bakteri, kuşların burun salgılarında, doku ve tüylerinde bulunur, ama mikrop taşıyan kuşlarda her zaman belirgin bir hastalık durumuna da rastlanmaz. Bazı<span id="more-2551"></span> kuşlar daha keyifsiz, iştahsız ve uykuya meyilli olabilirler. Hastalık, insanlara hemen daima havaya karışan bakterilerin solunmasıyla bulaşır. Kuşların gagalama ve ısırıklarına bağlı bulaşma son derece nadirdir. Hastalığın bulaşması için kuşlarla uzun süreli temas etmiş olmak şart değildir. Mikrop taşıyan kuşların bulunduğu ortamlarda birkaç dakika kalmak bile bulaşma için yeterlidir. İnsanlardaki hastalığın ağırlığı, temasın süresi ve yakınlığı ile ilgili değildir, ama hastalık belirtisi gösteren kuşların daha fazla mikrop saçtıkları da bilinmektedir. Kümes ürünlerinin yenmesiyle bulaşma söz konusu değildir.</p>
<p>Hastalığın oluşumu:<br />
Üst solunum yollarından organizmaya giren mikrop kan yoluyla tüm dokulara yayılır ve en çok da akciğer, karaciğer ve dalakta yerleşir. Papağan hastalığı çok farklı tablolarda karşımıza çıkabilmektedir. 7-14 günlük bir kuluçka dönemini takiben aniden titremeler ve 40 dereceyi geçen yüksek ateşle başlayabileceği gibi, 3-4 günlük sürelerde yavaş yavaş yükselen bir ateşle de ortaya çıkabilir. Baş ağrısı hastaların en önde gelen yakınmasıdır.</p>
<p>Birçok hastada kuru bir öksürük vardır, bazıları da zaman zaman kanlı da olabilen balgam çıkarabilirler. Bazen göğüs ağrısı ön plandadır ve daha ziyade derin nefes alırken, öksürürken bıçak batar tarzda bir ağrıdır. Hastalığın yaygın olduğu durumlarda nefes darlığı ve dudaklarda morarma da olabilir. Bazen de, boğaz ağrısı, faranjit, boyun lenf bezlerinin şişmesi gibi üst solunum yollarına ait belirtiler olabilir. Her dört hastanın birinde burun kanaması ve fotofobi (gözlerin ışığa aşırı hassasiyeti) vardır.</p>
<p>Hastalar yaygın kas ağrıları ve spazmlarından da şikayetçi olabilirler. Bu belirtilere ense ve sırtta daha sık rastlandığından ateşli hastalarda menenjitle karıştırılabilir.</p>
<p>Bazı hastalarda ise uykusuzluk, depresyon, huzursuzluk gibi sinir sistemi belirtileri de ortaya çıkabilir. Karın ağrısı, bulantı, kusma, ishal gibi sindirim sistemi belirtilerine rastlanabilir. Psittakoz için tipik bulgulardan biri de hastaların % 70 kadarında görülen dalak büyümesidir. Karaciğer de ağrı yapmadan büyümüş olabilir. Ayrıca, yüksek ateşe rağmen nabzın o kadar hızlı olmaması da tipik bulgulardan sayılabilir.</p>
<p>Tedavi görmeyen hastalarda ateş, 10-20 gün devam eder, bazen 3 ay da sürebilir. Bu süre içinde solunum sistemi bulguları da giderek kaybolur.</p>
<p>Tanı: Papağan hastalığı esas olarak bir akciğer iltihabı, yani zatürreedir. Muayenede Zatürreeye ait tipik bulgular saptanan hastalarda akciğer rötgeni ile hem Zatürree tanısı kesinleşir ve hem de hastalığın yaygınlığı belirlenmiş olur.<br />
Kesin tanı için, etkenin ya görülmesi veya kültürde üretilmesi gerekir, ancak bunlarda başarı şansı çoğu zaman yüksek değildir. Bunun yerine, kanda hastalığa neden olan mikroplara karşı oluşmuş antikorların ölçülmesi daha kolay ve kesin tanı yöntemidir. Antikor ölçümlerinin hastalık düzeldikten sonra da tekrarlanması gerekir.</p>
<p>Tedavi: Papağan hastalığı, tetrasiklin sınıfı antibiyotiklere çok iyi cevap verir. Tedavi, ateş düştükten ve hastalık belirtileri kaybolduktan sonra daha 7-14 gün sürdürülmelidir. Tetrasikline alerjisi olanlara eritromisin verilebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mcrgrup.com/hastaliklar/papagan-atesi-hastaligi-hakkinda-bilgi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Wilson Hastalığı Nedenleri Belirtileri Tedavisi</title>
		<link>http://www.mcrgrup.com/hastaliklar/wilson-hastaligi-nedenleri-belirtileri-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.mcrgrup.com/hastaliklar/wilson-hastaligi-nedenleri-belirtileri-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Aug 2011 15:57:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Wilson Hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Wilson Hastalığı belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Wilson Hastalığı diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Wilson Hastalığı diyeti]]></category>
		<category><![CDATA[Wilson Hastalığı nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Wilson Hastalığı nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Wilson Hastalığı sebepleri]]></category>
		<category><![CDATA[Wilson Hastalığı tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Wilson Hastalığı tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Wilson Hastalığında kullanılan ilaçlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mcrgrup.com/?p=2547</guid>
		<description><![CDATA[Bu konumuzda sizlere Wilson Hastalığı olarak bilinen hastalıktan bahsedeceğiz. Wilson hastalığı bakırın vücutta birikimden kaynaklanan bir hastalıktır. Yani bakır fazlalığı bu hastalığa neden olmaktadır. Özellikle genç yaş grubundaki kişilerde bu hastalığa daha çok rastlanır. Karaciğer, beyin ve gözde daha belirgin olmak üzere, vücutta aşırı miktarda bakır birikimiyle seyreden kalıtsal bir hastalıktır. Her ne kadar bakır [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu konumuzda sizlere Wilson Hastalığı olarak bilinen hastalıktan bahsedeceğiz. Wilson hastalığı bakırın vücutta birikimden kaynaklanan bir hastalıktır. Yani bakır fazlalığı bu hastalığa neden olmaktadır. Özellikle genç yaş grubundaki kişilerde bu hastalığa daha çok rastlanır.</p>
<p>Karaciğer, beyin ve gözde daha belirgin olmak üzere, vücutta aşırı miktarda bakır birikimiyle seyreden kalıtsal bir hastalıktır. Her ne kadar bakır birikimi doğuştan itibaren başlarsa da hastalık bulguları ileri yaşlarda (6 ve 40 yaşlar) ortaya çıkmaktadır. Tanı konmuş en yaşlı hasta 70 yaş üzerindedir. Dünyada yaklaşık olarak her 30.000 kişide bir görülmektedir. Hastaların %40&#8242;ı karaciğere ait bulgularla başvurur. Diğer hastalarda ilk semptomlar ya nörolojik veya psikolojik yada her ikisi ile; dalgınlık, kasılmalar, titremeler, konuşma bozuklukları, ani kişilik değişmeleri uygunsuz davranışlar ve okul performansında<span id="more-2547"></span> bozukluklar, nöroz ve psikoz ile ortaya çıkar. Beyinin her iki yarısında bakır birikimi olmasına rağmen semptomatik bulgular beynin bir yarısıyla ilgili olarak ortaya çıkabilir. Bir çok hastada Keiser- Fleicher halkası adı verilen gözün kornea tabakasında bakır birikimine bağlı bir halka gelişebilir. Bakır metabolizmasındaki bu bozukluklarda ATP7B gen mutasyonu suçlanmaktadır. Bu gen otozomal resesif olarak geçmektedir. İçme sularında 0.1 ppm den fazla bakır bulunuyorsa bu su Wilsonlu hastalarında riskli olabilir. Wilson hastaları hepatit A ve B aşısı olabilirler. Wilsonlu bayanlarda adet düzensizlikleri de gözlenebilir. Bayan hastalarda doğum kontrolü için bakır içeren rahim için araç kullanımı önerilmez.</p>
<p>Wilson hastalığı en sık 6-20 yaşlarda görülebilir. 5 yaş altında bulgu vermez. ilk bulguların 40 yaş üstü görünmesi ise %1-4 arasındadır. Milyonda 30 sıklıkta görülür. Otozomal resesif bir hastalıktır.</p>
<p>Tedavi vücuttan bakırı atan ve yeniden depolanmasını engelleyen ilaçların kullanılması ve bakır içeren besinleri yenmemsi (diyet) ile olur. Bir çok hasta çinko asetat, trientine veya penisilamin ile tedavi edilir. Penisilamin ve trientine bakırın idrarla atılışını arttırır ve yan tesirleri vardır. Trienten bu gün için en çok tercih edilen ve eğer çinko preparatı ile birlikte kullanılırsa çok daha tesirli olan bir ilaçtır. Şiddetli karaciğer ve nörolojik arazlı hastalarda ilk birkaç ayda bu 2 ilacın birlikte kullanımı tercih edilir. Çinko asetat bakırın emilimini bloke eder, dışkı ile atılımını sağlar ve ciddi yan tesirleri yoktur, sıklıkla tercih edilen ilaçtır. Tetrathiomolybdate, ümit verici deneysel bir ilaçtır. Nadir vakalarda karaciğer transplantasyonu gereklidir. Wilson hastalarının %5’inde karaciğer transplantasyonu gerekli olmaktır. </p>
<p>Bir besin ürünün oluştuğu toprakta ve besin olana kadar geçtiği aşamalarda işlendiği yerlerdeki bakır içeriği ürünün içindeki bakır kapsamını belirler. Bakırsız diyet genellikle bakırdan zengin besinlerin yenmemesi ile olur. Bu besinler genellikle sakadatlar (karaciğer, dalak vs), kabuklu deniz hayvanları (midye, istiridye, yengeç, istakoz, karides vs.), saf buğday, kurutulmuş çekirdekler, bezelye ve çikolatadır. İçilen sudaki bakır miktarı eğer litrede 100 mikrogramdan fazla ise demineralize su (1 mikrogram/lt bakır içermelidir) kullanılmalıdır. Alkol kullanımı kesinlikle yasaktır. Alkol karaciğerdeki zararlanmayı iyice arttırır. Besinlerin üzerindeki etiketleri iyice okuyunuz. Yemekleri pişirmek için bakırlı kapları kesinlikle kullanmayınız. Bakır içeren rahim içi araç kullanımına da ayrıca dikkat edilmelidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mcrgrup.com/hastaliklar/wilson-hastaligi-nedenleri-belirtileri-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Crohn Hastalığı Hakkında Bilgi</title>
		<link>http://www.mcrgrup.com/hastaliklar/crohn-hastaligi-hakkinda-bilgi.html</link>
		<comments>http://www.mcrgrup.com/hastaliklar/crohn-hastaligi-hakkinda-bilgi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 26 Jul 2011 17:01:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Crohn Hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Crohn Hastalığı belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Crohn Hastalığı belirtileri nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[Crohn Hastalığı diyeti]]></category>
		<category><![CDATA[Crohn Hastalığı nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Crohn Hastalığı nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Crohn Hastalığı sebepleri]]></category>
		<category><![CDATA[Crohn Hastalığı tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mcrgrup.com/?p=2526</guid>
		<description><![CDATA[Bu konumuzda sizlere Crohn Hastalığı hakkında bilgiler vereceğiz. Crohn Hastalığı nedenleri, belirtileri, tedavisi ve diyeti gibi konulara bu yazıda ulaşabilirsiniz. Sormak istediklerinizi yotum bölümünden bizlere sorabilirsiniz. Crohn hastalığı nedir : Crohn hastalığı sindirim sistemini oluşturan yemek borusu, mide, ince ve kalın barsaklardaki bir veya daha fazla bölümünü tutabilen, tutulan bölümde duvar kalınlaşması, daralma ülserler oluşturan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu konumuzda sizlere Crohn Hastalığı hakkında bilgiler vereceğiz. Crohn Hastalığı nedenleri, belirtileri, tedavisi ve diyeti gibi konulara bu yazıda ulaşabilirsiniz. Sormak istediklerinizi yotum bölümünden bizlere sorabilirsiniz.</p>
<p>Crohn hastalığı nedir : Crohn hastalığı sindirim sistemini oluşturan yemek borusu, mide, ince ve kalın barsaklardaki bir veya daha fazla bölümünü tutabilen, tutulan bölümde duvar kalınlaşması, daralma ülserler oluşturan bir hastalıktır. Barsaktaki kalınlaşma bu bölgelerde darlıkların oluşmasına yol açabilir. Hastalık en çok &#8220;ileum&#8221; denilen ince barsakların son kısmını tutmaktadır. Kalın barsak ve anüs bölgesini de sıklıkla tutabilmektedir.</p>
<p>Crohn Hastalığı Belirtileri</p>
<p>Hastalık ayrı zamanda sindirim sistemi dışında eklemleri, gözü ve cildi<span id="more-2526"></span> de tutabilir. Bu organlarda üveit, eklem şişliği, bel ağrısı, ciltte kızarıklık, şişlik, yapabilir.  Anüs bölgesinde &#8220;fissür&#8221; denilen çatlaklar ve &#8220;fistül&#8221; olarak isimlendirilen iltihabın aktığı delikler oluşturabilir.</p>
<p>Crohn hastalığı tutulan bölgeye göre değişik şikâyetlere yol açabilir. En sık olarak karın ağrısı ve ishal olur. Barsakta ciddi derecede daralmanın oluştuğu hastalarda karında şişkinlik, ağrı, kusma, kabızlık görülebilir. Kalın barsağın tutulduğu hastalarda dışkı ile kan gelmesi de görülebilir. Crohn hastalığının aktif döneminde, hastalar yorgunluk, halsizlik hisseder ve ateşleri olabilir. Anüs çevresinde çatlak, iltihaplı akıntı yapan fistüller, Apseler hastalığın diğer bulgusudur.</p>
<p>Crohn hastalığının nedeni halen bilinmemektedir. Bulaşıcı hastalık değildir, hastalıklı kişiden Sağlıklı kişiye geçmemektedir. Ancak virüs veya bakteri türü bir infeksiyöz ajanın, kişinin bağışıklık sistemindeki yatkınlık durumlarına bağlı olarak hastalık oluşumunda rol oynadığı düşünülmektedir. sigara Crohn hastalığının ortaya çıkmasına yatkınlık yarattığı gibi aynı zamanda hasta kişilerin belirtilerinin daha ağırlaşmasına neden olur. Bu nedenle hastalar mutlak suretle sigara içmemelidir.</p>
<p>Crohn Hastalığı Tanısı</p>
<p>Teşhisinde kan tetkiklerinin yanı sıra ağız yoluyla verilen ilacı (baryum) takiben mide, ince barsak filmlerinin çekilmesi ya da anüsten aynı ilacın verilerek kalın barsak filmlerinin çekilmesidir. Tanı açısından en önemli tetkiklerden biri kolonoskop denilen bükülebilir cihazlarla kalın barsağın ve bazı durumlarda ince barsağın son bölümünün içeriden görülerek incelenmesidir. Bu inceleme sırasında tanıda önemli olabilecek biyopsiler alınarak patolojik inceleme için gönderilebilir.</p>
<p>Crohn Hastalığı Tedavisi</p>
<p>Tedavisinde barsağında darlık, makattan ve ya ciltten tedaviye dirençli akıntı olduğunda (fistül), ve karın içinde kitle şeklini alması, karın içinde abse durumunda hasta Ameliyat ile tedavi edilir bu durumlar dışında ilaç tedavisi kullanılır.</p>
<p>Crohn Hastalığı Diyeti</p>
<p>Diyetin ve gıdaların korunmasında kullanılan katkı Maddelerinin Crohn hastalığının nedeni olarak gösterilmiş bir etkisi yoktur. Diyette bazı gıdalar rahatsızlık oluşturabilmektedir. Rahatsızlık gösteren gıdanın türü kişiden kişiye değişebilmektedir. Hastanın rahatsızlık yaratan gıdalardan kaçınması uygun olur. Herkes için geçerli bir diyet yoktur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mcrgrup.com/hastaliklar/crohn-hastaligi-hakkinda-bilgi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akromegali Hastalığı Nedenleri Belirtileri ve Tedavisi</title>
		<link>http://www.mcrgrup.com/hastaliklar/akromegali-hastaligi-nedenleri-belirtileri-ve-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.mcrgrup.com/hastaliklar/akromegali-hastaligi-nedenleri-belirtileri-ve-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 23 Jul 2011 11:03:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Akromegali]]></category>
		<category><![CDATA[Akromegali Akromegali sebepleri]]></category>
		<category><![CDATA[Akromegali hastalığı belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Akromegali hastalığı nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Akromegali hastalığı tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Akromegali nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Akromegali nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Akromegali tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mcrgrup.com/?p=2520</guid>
		<description><![CDATA[Bu konumuzda sizlere akromegali hastalığının nedenleri, belirtileri ve tedavisi hakkında bilgi vereceğiz. Akromegali, hipofiz bezinin aşırı büyüme hormonu salgılaması sonucunda oluşan bir hastalıktır. Ergenlik öncesinde ortaya çıkışı oldukça nadirdir ve bu durumda hastalığa jigantizm (devlik) ismi verilir. Çoğunlukla 30-60 yaş arasındaki erişkinlerde görülür. Hastalık erkeklerde ve kadınlarda eşit oranda görülür. Büyüme hormonu aşırı salgısı sonucu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu konumuzda sizlere akromegali hastalığının nedenleri, belirtileri ve tedavisi hakkında bilgi vereceğiz.</p>
<p>Akromegali, hipofiz bezinin aşırı büyüme hormonu salgılaması sonucunda oluşan bir hastalıktır. Ergenlik öncesinde ortaya çıkışı oldukça nadirdir ve bu durumda hastalığa jigantizm (devlik) ismi verilir. Çoğunlukla 30-60 yaş arasındaki erişkinlerde görülür. Hastalık erkeklerde ve kadınlarda eşit oranda görülür. Büyüme hormonu aşırı salgısı sonucu yüz görüntüsü değişir, kabalaşır, hastalar baş ağrısı, terleme, el-ayaklarda büyüme ve yorgunluktan şikayet ederler. Fazla salgılanan büyüme hormonu; kalp, solunum sistemi, hormonal sistem başta olmak üzere pek çok organı etkiler ve ölüm riskini 2-4 kat arttırır.</p>
<p>Hastaların % 90&#8242;ında sebep hipofiz bezindeki tümördür. Hipofiz bezi beyin tabanında bulunan, büyüme-gelişme, üreme ve metabolizma ile ilgili hayati hormonların salındığı ufak bir bezdir. Büyüme hormonu da hipofiz bezinden salınan ve isiminden de anlaşılacağı üzere büyümeyi<span id="more-2520"></span> sağlayan bir hormondur. Akromegaliye sebep olan tümörler çevredeki sağlam beyin dokusuna baskı yaparak baş ağrısı ve görme bozukluklarına neden olurlar.</p>
<p>Akromegali bulgularının çok yavaş ilerlemesi nedeniyle tanı hastalık başladıktan yıllar sonra konulmaktadır. Şüphenilen durumlarda; büyüme hormonunun vücutta etkisini gerçekleştiren, insülin benzeri büyüme faktörlerinin düzeyi, şeker yükleme sırasında büyüme hormonu, prolaktin ve diğer hipofiz bezi hormonlarının tayini yapılır. Hastanın eski fotoğraflarının yenileriyle karşılaştırılması da tanıyı destekler.Akromegaliye sebep olan tümör çok yavaş büyüdüğü için şikayetler uzun zaman içinde yavaş yavaş ortaya çıkar. Sık karşılaşılan yakınmalar aşağıdaki gibidir:</p>
<p>- Ellerde ve ayaklarda büyüme, ayakkabı numarasında artış,<br />
- Yüzüklerin parmağa dar gelmesi<br />
- Yüz hatlarında kabalaşma, çenenin uzaması<br />
- Ciltte kalınlaşma ve / veya esmerleşme,Terlemede artma<br />
- Seste kalınlaşma<br />
- Dil, dudaklar, burunda büyüme<br />
- Eklem ağrısı<br />
- Genişlemiş kalp<br />
- Diğer organların büyümesi<br />
- Kollarda ve bacaklarda yorgunluk<br />
- Horlama<br />
- Yorgunluk, halsizlik<br />
- Baş ağrısı<br />
- Görmede daralma<br />
- Kadınlarda adet bozuklukları<br />
- Kadınlara göğüsten süt gelmesi<br />
- Erkeklerde iktidarsızlık</p>
<p>Tedavinin amacı artmış olan büyüme hormonu seviyelerini normale indirmek, büyüyen tümörün sebep olduğu baskıyı ortadan kaldırmak, normal hipofiz fonksiyonlarının devamının sağlanması ve hastanın şikayetlerinin giderilmesidir. Tedavi seçenekleri cerrahi ile tümörün çıkarılması, ilaç tedavisi ve radyoterapidir. Hastalık tedavisiz bırakıldığında, diabetes mellitus, yüksek tansiyona sebep olmakta, hastaların kardiovasküler hastalıklardan ve çeşitli kanserlerden ölümleri, kendi yaş grupları ile karşılaştırıldığında artmaktadır. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mcrgrup.com/hastaliklar/akromegali-hastaligi-nedenleri-belirtileri-ve-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zatülcenp Hastalığı Hakkında Bilgi</title>
		<link>http://www.mcrgrup.com/hastaliklar/zatulcenp-hastaligi-hakkinda-bilgi.html</link>
		<comments>http://www.mcrgrup.com/hastaliklar/zatulcenp-hastaligi-hakkinda-bilgi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Mar 2011 17:48:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[göğüste ağrı nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[göğüste su toplanması]]></category>
		<category><![CDATA[Zatülcenp belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Zatülcenp hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Zatülcenp hastalığı belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Zatülcenp hastalığı nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Zatülcenp hastalığı tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Zatülcenp ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[Zatülcenp nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Zatülcenp nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Zatülcenp tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mcrgrup.com/?p=2389</guid>
		<description><![CDATA[Bu konumuzda sizlere Zatülcenp hastalığı hakkında kısaca bilgi vereceğiz. Bilindiği gibi akciğerlerin etrafını bir zar sarmaktadır. Zatülcenp hastalığı bu zarın bir çeşit iltihaplanmasıdır. Bu durumda akciğerlerin etrafını saran zarın iki yaprağı arasında su birikimi söz konusudur. Zatülcenp hastalığının birçok nedeni vardır. bunlar arasında bronşit, kulak iltihabı, soğuk algınlığı ve çeşitli böbrek hastalıkları sayılabilir. Zatülcenp hastalığının [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu konumuzda sizlere Zatülcenp hastalığı hakkında kısaca bilgi vereceğiz. Bilindiği gibi akciğerlerin etrafını bir zar sarmaktadır. Zatülcenp hastalığı bu zarın bir çeşit iltihaplanmasıdır. Bu durumda akciğerlerin etrafını saran zarın iki yaprağı arasında su birikimi söz konusudur.</p>
<p>Zatülcenp hastalığının birçok nedeni vardır. bunlar arasında bronşit, kulak iltihabı, soğuk algınlığı ve çeşitli böbrek hastalıkları sayılabilir.</p>
<p>Zatülcenp hastalığının en önemli belirtisi göğüs bölgesinde şiddetli ağrı hissedilmesidir. Zatülcenp hastalığında göğüs bölgesinde ağrı hissedilir. Bu bölgeye dokunulduğunda ağrı daha da şiddetli hale gelir. bunun yanı sıra Zatülcenp hastalığında nefes problemleride ortaya çıkar. Nefes alma güçlüğü şekillenir.</p>
<p>Tedavisinde doktorunuz birçok faktörü göz önünde bulundurur. Nedene bağlı olarak değişik tedavi seçenekleri söz konusudur. Zatülcenp hastalığında ayrıca yatak istirahati şarttır.</p>
<p>Zatülcenp hastalığı ile ilgili sorularınızı aşağıdaki yorum bölümünden bizlere sorabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mcrgrup.com/hastaliklar/zatulcenp-hastaligi-hakkinda-bilgi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Epilepsi (Sara) Hastalığı Tipleri</title>
		<link>http://www.mcrgrup.com/hastaliklar/epilepsi-sara-hastaligi-tipleri.html</link>
		<comments>http://www.mcrgrup.com/hastaliklar/epilepsi-sara-hastaligi-tipleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 Feb 2011 13:09:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Epilepsi]]></category>
		<category><![CDATA[Epilepsi (Sara) Formları]]></category>
		<category><![CDATA[Epilepsi Çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[Epilepsi Tipleri]]></category>
		<category><![CDATA[Epilepsi Türleri]]></category>
		<category><![CDATA[Epilepsinin Tipleri]]></category>
		<category><![CDATA[Grand Mal]]></category>
		<category><![CDATA[Petit Mal]]></category>
		<category><![CDATA[Sara]]></category>
		<category><![CDATA[Sara Hastalığı Tipleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sara Tipleri]]></category>
		<category><![CDATA[Saranın Tipleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mcrgrup.com/?p=2364</guid>
		<description><![CDATA[Epilepsi yani sara hastalığı bir sinir hastalığıdır. Hastalığın 2 çeşidi mevcuttur. Bunlar; Grand mal ve petit mal’dır. Hastalığının nedeni beynin çalışmasındaki bir çeşit anormalliktir. Grand mal; sara hastalığının ağır şeklidir. Hasta da sara nöbetinden önce bazı belirtiler gözlenir. Bunlar; titreme, ağrı ve kulak çınlamasıdır. Bu devreden sonra hasta nöbet devresine girer. Şuurunu kaybeder ve yere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Epilepsi yani sara hastalığı bir sinir hastalığıdır. Hastalığın 2 çeşidi mevcuttur. Bunlar; Grand mal ve petit mal’dır. Hastalığının nedeni beynin çalışmasındaki bir çeşit anormalliktir.</p>
<p>Grand mal; sara hastalığının ağır şeklidir. Hasta da sara nöbetinden önce bazı belirtiler gözlenir. Bunlar; titreme, ağrı ve kulak çınlamasıdır. Bu devreden sonra hasta nöbet devresine girer. Şuurunu kaybeder ve yere düşer. Hastanın vücudunda çırpınmalar gözlenir. Kollar ve bacaklar kasılıp gevşer. Aynı zamanda ağızdan köpük gelir. Bu devrede hasta dilini ısırabilir. Bu kasılmalar bir süre sonra geçer. Hasta sakinleşir ve kendine gelir.</p>
<p>Epilepsi hastalığının diğer bir formu da petit mal formudur. Buna kısaca epilepsinin hafif formu diyebiliriz. Bu tip epilepside kasılmalar görülmez, sadece şuur kaybı görülür.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mcrgrup.com/hastaliklar/epilepsi-sara-hastaligi-tipleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Difteri Formları ve Difteri Hastalığının Belirtileri</title>
		<link>http://www.mcrgrup.com/hastaliklar/difteri-formlari-ve-difteri-hastaliginin-belirtileri.html</link>
		<comments>http://www.mcrgrup.com/hastaliklar/difteri-formlari-ve-difteri-hastaliginin-belirtileri.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Feb 2011 10:48:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Difteri]]></category>
		<category><![CDATA[Difteri Belirti]]></category>
		<category><![CDATA[Difteri Belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Difteri Belirtileri Nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[Difteri Çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[Difteri Hastalığı Belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[difteri hastalığının belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Difteri Türleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mcrgrup.com/?p=2353</guid>
		<description><![CDATA[Bu konumuzda sizlere difteri hastalığının belirtilerinden bahsedeceğiz. Difteri hastalığı çeşitli formlar görülebilir. Bu nedenle formlarına göre ayrı ayrı belirtilerinden bahsedeceğiz. Difteri hastalığının formları; boğaz, gırtlak, mukoza ve dölyolu difterisidir. Boğaz difterisi: Hastalıkta genel olarak bir halsizlik, isteksizlik ve güç kaybı söz konusudur. Ateş, baş ağrısı ve kusma görülebilir. Bademciklerde kızarma ve şişme vardır. Ağıda kötü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu konumuzda sizlere difteri hastalığının belirtilerinden bahsedeceğiz. Difteri hastalığı çeşitli formlar görülebilir. Bu nedenle formlarına göre ayrı ayrı belirtilerinden bahsedeceğiz. Difteri hastalığının formları; boğaz, gırtlak, mukoza ve dölyolu difterisidir.</p>
<p><strong>Boğaz difterisi:</strong> Hastalıkta genel olarak bir halsizlik, isteksizlik ve güç kaybı söz konusudur. Ateş, baş ağrısı ve kusma görülebilir. Bademciklerde kızarma ve şişme vardır. Ağıda kötü koku vardır. Titremeler görülebilir. Ayrıca boyun bölgesindeki lenf yumrularıda şişmiştir. Nabız sayısı artar.</p>
<p><strong>Gırtlak difterisi:</strong> Bu genellikle 5 yaşına kadar olan çocuklarda şiddetli seyreder. Öksürük, ses kısılması ve yüksek ateş vardır. Hastalık sinsice başlar. Ses telleri etkilenir. Ses telleri şişmiştir ve kızarmıştır. Nefes darlığı nöbetleri görülebilir. İleri aşamada nefes almak oldukça zorlaşır.</p>
<p><strong>Mukoza difterisi:</strong> Çok nadir görülür. Kulak etkilenir. Bazen kulak zarının yırtılması söz konusu olabilir. Kulak ağrısı ve akıntısı vardır.</p>
<p><strong>Dölyolu difterisi:</strong> Genellikle yaralanmalardan ve operasyonlardan sonra görülür.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mcrgrup.com/hastaliklar/difteri-formlari-ve-difteri-hastaliginin-belirtileri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Addison Hastalığı (Böbrek Üstü Bezi Yetmezliği) Belirtileri</title>
		<link>http://www.mcrgrup.com/hastaliklar/addison-hastaligi-bobrek-ustu-bezi-yetmezligi-belirtileri.html</link>
		<comments>http://www.mcrgrup.com/hastaliklar/addison-hastaligi-bobrek-ustu-bezi-yetmezligi-belirtileri.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Jan 2011 06:21:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Addison Hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Addison Hastalığı Belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Addison Hastalığının Belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Addison Hastalığının Belirtileri Nelerdir]]></category>
		<category><![CDATA[Adren Bezi Yetmezliği]]></category>
		<category><![CDATA[Adren Bezi Yetmezliğinin Belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Böbrek Üstü Bezi Yetmezliği]]></category>
		<category><![CDATA[Böbrek Üstü Bezi Yetmezliğinin Belirtileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mcrgrup.com/?p=2338</guid>
		<description><![CDATA[Addison hastalığı olarak bilinen hastalık; adren bezi, yani böbrek üstü bezinin yetersizliğidir. Bu konumuzda sizlere addison hastalığının belirtilerinden bahsedeceğiz. Addison hastalığı ile ilgili diğer bilgilere sitemizde arama yaparak ulaşabilirsiniz. Addison hastalığın belirtileri; -Kuvvetsizlik ve yorgunluk hissi -Kilo kaybı -Hipotansiyon, yani tansiyonun düşmesi -Derinin renginde koyulaşma -Soğuğa karşı toleransın azalması -İshal ve kusma şikayetleri]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Addison hastalığı olarak bilinen hastalık; adren bezi, yani böbrek üstü bezinin yetersizliğidir. Bu konumuzda sizlere addison hastalığının belirtilerinden bahsedeceğiz. Addison hastalığı ile ilgili diğer bilgilere sitemizde arama yaparak ulaşabilirsiniz.<br />
Addison hastalığın belirtileri;<br />
-Kuvvetsizlik ve yorgunluk hissi<br />
-Kilo kaybı<br />
-Hipotansiyon, yani tansiyonun düşmesi<br />
-Derinin renginde koyulaşma<br />
-Soğuğa karşı toleransın azalması<br />
-İshal ve kusma şikayetleri</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mcrgrup.com/hastaliklar/addison-hastaligi-bobrek-ustu-bezi-yetmezligi-belirtileri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Egzama Tipleri</title>
		<link>http://www.mcrgrup.com/hastaliklar/egzama-tipleri.html</link>
		<comments>http://www.mcrgrup.com/hastaliklar/egzama-tipleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 15 Jan 2011 17:24:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Egzama Belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Egzama Çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[Egzama Türleri]]></category>
		<category><![CDATA[Egzamanın Çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[Egzamanın Tipleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kenarlı hebra egzaması]]></category>
		<category><![CDATA[Kenarlı hebra egzaması belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Kenarlı hebra egzaması nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kenarlı hebra egzaması tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Seboreli egzama]]></category>
		<category><![CDATA[Seboreli egzama belirtileri]]></category>
		<category><![CDATA[Seboreli egzama nedenleri]]></category>
		<category><![CDATA[Seboreli egzama tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mcrgrup.com/?p=2329</guid>
		<description><![CDATA[Sizlere sitemizde egzama ile ilgili birçok bilgi verdik. Bu konumuzda da egzamanın tiplerine değineceğiz. Egzama ile ilgili diğer bilgilere sitemizde arama yaparak ulaşabilirsiniz. Egzamanın 1 tipi mevcuttur. Bunlar; kenarlı hebra egzaması ve seboreli egzamasıdır. Kenarlı hebra egzaması özellikle uyluk bölgesinde görülen egzama tipidir. Bu tip egzama erkeklerde kadınlara göre daha sık görülür. Kenarlı hebra egzamasına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sizlere sitemizde egzama ile ilgili birçok bilgi verdik. Bu konumuzda da egzamanın tiplerine değineceğiz. Egzama ile ilgili diğer bilgilere sitemizde arama yaparak ulaşabilirsiniz.</p>
<p>Egzamanın 1 tipi mevcuttur. Bunlar; kenarlı hebra egzaması ve seboreli egzamasıdır.</p>
<p>Kenarlı hebra egzaması özellikle uyluk bölgesinde görülen egzama tipidir. Bu tip egzama erkeklerde kadınlara göre daha sık görülür. Kenarlı hebra egzamasına neden olan etkenler; Epidermophyton floccosum, Tricadan rubrum, Tricadan interdigatele’dir. Kenarlı hebra egzamasında deride oluşan değişikler ise şöyledir. Kenarları pürüzlü ortası hafif soluk kırmızı lekeler meydana gelir. Bu lezyonlar kaşıntıya da neden olur.</p>
<p>Diğer egzama tipi ise; seboreli egzamasıdır. Bundan da kısaca bahsedelim. Bu egzama tipi özellikle baş bölgesinde görülür. Pullu, kırmızı ve yağlı lekeler oluşturur. Bu egzama tipinin, tedavi edilse bile lüks etme tehlikesi söz konusudur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mcrgrup.com/hastaliklar/egzama-tipleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

