<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>McrGrup Sağlık &#187; İlaç</title>
	<atom:link href="http://www.mcrgrup.com/kategori/ilac/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mcrgrup.com</link>
	<description>Sağlığınız İle İlgili Herşey Burada</description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Feb 2012 21:12:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Propofol Hakkında Bilgi</title>
		<link>http://www.mcrgrup.com/ilac/propofol-hakkinda-bilgi.html</link>
		<comments>http://www.mcrgrup.com/ilac/propofol-hakkinda-bilgi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Dec 2010 06:11:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlaç]]></category>
		<category><![CDATA[Anestezik İlaçlar]]></category>
		<category><![CDATA[propofol]]></category>
		<category><![CDATA[propofol ampul]]></category>
		<category><![CDATA[propofol anestezi]]></category>
		<category><![CDATA[propofol anestezi dozu]]></category>
		<category><![CDATA[propofol endikasyonları]]></category>
		<category><![CDATA[propofol etki mekanizması]]></category>
		<category><![CDATA[propofol fiyat]]></category>
		<category><![CDATA[propofol infuzyonu]]></category>
		<category><![CDATA[propofol kullanım şekli]]></category>
		<category><![CDATA[propofol lipuro]]></category>
		<category><![CDATA[propofol nedir]]></category>
		<category><![CDATA[propofol porspektus]]></category>
		<category><![CDATA[propofol sedasyon]]></category>
		<category><![CDATA[propofol sedasyon dozu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mcrgrup.com/?p=2293</guid>
		<description><![CDATA[Anestezide ve sedasyonda sıklıkla kullanılan ilaçlardan olan propofol hakkında sizlere bilgi vereceğiz. Propofol&#8217;un kullanıldığı durumlar, endikasyonları, kontrendikasyonları, uyarılar, yan etkiler ve ilaç etkileşimlerinden bahsedeceğiz. Kullanım Şekli: Genel Anestezinin Başlatılması: Erişkinler: 55 yaşın altındaki yetişkin hastaların çoğu için, 1.5-2.5 mg/kg yeterlidir. İndüksiyonda kullanılacak doz, anestezinin başladığını gösteren klinik belirtiler ortaya çıkıncaya kadar, hastanın reaksiyonuna göre titre [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Anestezide ve sedasyonda sıklıkla kullanılan ilaçlardan olan propofol hakkında sizlere bilgi vereceğiz. Propofol&#8217;un kullanıldığı durumlar, endikasyonları, kontrendikasyonları, uyarılar, yan etkiler ve ilaç etkileşimlerinden bahsedeceğiz.</p>
<p><strong>Kullanım Şekli: </strong><br />
Genel Anestezinin Başlatılması:<br />
Erişkinler: 55 yaşın altındaki yetişkin hastaların çoğu için, 1.5-2.5 mg/kg yeterlidir. İndüksiyonda kullanılacak doz, anestezinin başladığını gösteren klinik belirtiler ortaya çıkıncaya kadar, hastanın reaksiyonuna göre titre edilir (her 10 saniyede bir yaklaşık 40 mg). Riskin arttığı hastalar için, uygulama hızı her 10 saniyede bir 20 mg olarak belirtilir.<br />
Çocuklar: 3 yaşından küçük çocuklarda ve ASA sınıflandırmasına göre III ve IV. düzeydeki kullanılmamalıdır. Çocuklarda kullanılırken 10 mg/ml propofolün yavaş yavaş ve anestezi başlangıcının klinik belirtilerini gösteren yanıta göre uygulanması önerilir. Doz yaşa ve vücut ağırlığına göre ayarlanmalıdır. 8 yaşın üzerindeki çocuklar için yaklaşık 2.5 mg/kg doz gerekmektedir. Yaşlılar: 55 yaş üzeri hastalarda daha düşük dozlar önerilir.<br />
Genel Anestezinin İdamesi:<br />
Erişkinler: İdame, infüzyon ya da aralıklı i.v. bolus enjeksiyonları şeklinde kullanarak<span id="more-2293"></span> sağlamak mümkündür. İnfüzyon hızı veya aralıklı olarak verilecek ilaç miktarı ve sıklığı, hastanın klinik yanıtına göre ayarlanır. Tekrarlanan bolus enjeksiyonu uygulanacak ise doz 25 mg&#8217;dan 50 mg&#8217;a kadar olan miktarda artırılarak verilmelidir. Sürekli infüzyon uygulanacak ise 6-12 mg/kg/saat arasındaki dozlar uygulanmalıdır.<br />
Çocuklar: Normal olarak saatte 9-15 mg/kg dozu güvenli anestezi sağlar.<br />
Yoğun Bakım Ünitesinde Sedasyon: Doz, hastanın durumu ve cevabı, kan, lipit profili ve yaşam belirtisine göre bireysellleştirilir. Tercihen sürekli infüzyon kullanılır. Genellikle istenen sedasyon, 0.3-4 mg/kg/saat dozla elde edilir. Çocuklarda sedasyon amacıyla kullanılması önerilmez.</p>
<p><strong>Endikasyonları: </strong><br />
Propofol, erişkinlerde ve en az 3 yaşında olan çocuklarda, hastalar hastaneye yatırılarak veya yatırılmadan yapılan ameliyatlarda uygulanan dengeli anestezi tekniğinin bir bölümü olarak anestezi indüksiyonunda ve/veya idamesinde kullanılabilen, intravenöz bir anesteziktir.</p>
<p><strong>Kontrendikasyonları: </strong><br />
Propofole veya preparatın komponentlerine karşı bilinen aşırı duyarlığı olan hastalarda ya da genel anestezinin veya sedasyonun sakıncalı olduğu hastalarda kontrendikedir. Ayrıca 3 yaşından küçük çocuklarda, hamilelikte, obstetrik anestezide, emziren annelerde ve 16 yaşından küçük çocuklardaki sedasyonda kontrendikedir.</p>
<p><strong>Uyarılar: </strong><br />
Genel anestezide ve yoğun bakım birimindeki hastalarda uygulanan sedasyonda propofol sadece, genel anestezi uygulaması ve/veya kritik hasta bakımı konusunda eğitim görmüş, kardiyovasküler reanimasyon ve hava yollarının açık tutulması bakımından eğitilmiş olan, cerrahi girişimin gerçekleştirilmesine katılmayan personel tarafından kullanılmalıdır. Hastaların sürekli olarak izlenmesi gerekir. Yaşlı, düşkün ve ASA III veya IV hastalardaki genel anestezi sırasında, istenmeyen kardiyovasküler depresyon ve bu arada hipotansiyon, apne, hava yolu obstrüksiyonu ve/veya oksijen desatürasyonu gelişme olasılığını en aza indirmek için, hızlı (bir defa veya tekrarlanan) bolus uygulamaları yapılmamalıdır. Propofol kullanımıyla aralarında zaman bağlantısı olan, nadiren konvülsiyonlar ve opistotonus dahil perioperatif miyoklonus görülmüştür. Propofol uygulamasından sonra bronkospazm, eritem ve hipotansiyon dahil klinik anafilaksi belirtileri nadiren görülür. İndüksiyon sırasında sıklıkla apne gelişir ve 60 saniyeden daha uzun süre devam edebilir; ventilasyon desteğine ihtiyaç duyulabilir. Propofol kullanımıyla aralarında zaman bağlantısı olan akciğer ödemi ve dolaşım durması nadiren bildirilmiştir ama arada bir sebep-sonuç ilişkisinin mevcut olduğu bilinmemektedir. Epilepsili bir hastaya propofol verildiğinde, anesteziden derlenme fazında konvülsiyon görülme riski söz konusu olabilir. Propofol, vagolitik etkiye sahip değildir. Bu ilacın kullanımına, derecesi hafifle çok şiddetli (asistol) arasında değişebilen bradikardinin eşlik ettiği bildirilmiştir. Vagal tonusun yüksek olduğu veya propofolün bradikardiye yol açabilecek diğer ilaçlarla birlikte kullanıldığı durumlarda indüksiyon öncesinde veya anestezi idamesi sırasında bir antikolinerjik ilaç kullanılması düşünülebilir. Hastalar, hipotansiyon ve/veya bradikardi belirtileri açısından izlenmelidir. Propofol, elektrokonvülsif tedavi uygulamalarında kullanılmaz. Propofol kullanımına devamlı infüzyon şeklinde başlanmalı ve uygulama hızındaki değişiklikler, hipotansiyonun ve akut doz aşımının önlenebilmesi için yavaş yavaş yapılmalıdır (dozaj ayarlamaları arasında 5 dakikadan daha uzun süreler bırakılması gerekir). Hastalar, şiddetli hipotansiyon ve/veya şiddetli olabilecek kardiyovasküler depresyon gibi durumların erken belirtileri açısından izlenmelidir. Bu advers etkiler propofol verilmesinin durdurulmasına, intravenöz sıvı kullanımına ve/veya vazopresör tedaviye cevap verir. Uygulanmakta olan propofol infüzyonunun birdenbire durdurulması, hastanın hızla uyanmasıyla birlikte anksiyeteye, ajitasyona ve mekanik ventilasyona karşı direnç göstermesine yol açabilir ve hastanın respiratörden ayrılmasını zorlaştırabilir. Bu nedenle propofol kullanımına respiratörden ayrılma işlemi boyunca, ekstübasyondan 10-15 dakika öncesine kadar, hafif bir sedasyon sağlamak üzere devam edilmelidir; ekstübasyon yapıldıktan sonra, infüzyon durdurulabilir. Propofol su içinde yağ emülsiyonu şeklinde formüle edildiğinden uzun süre kullanıldığında, serum trigliserid düzeyleri yükselebilir. Hiperlipidemi riskinin söz konusu olduğu hastalar, serum trigliseridlerindeki ve bulanıklığındaki (türbidite) artış açısından izlenmelidir. Eğer vücut, yağları vücuttan yeterince uzaklaştıramıyorsa, propofol verilmesi buna göre ayarlanmalıdır. Hastalar, genel anestezi veya sedasyon sonrasında bir süre boyunca, zihinsel zindelik gerektiren aktivitelerin, örneğin araç veya tehlikeli makineler kullanılmasının ya da yasal belgeler imzalanmasının aksayabileceği konusunda bilgilendirilmelidir. Alkol kullanılmamalıdır. Gebelik kategorisi B&#8217;dir. Böbrek ve/veya karaciğer yetmezliği olan hastalarda uzun süreli propofol kullanımı değerlendirilmemiştir. Propofol, kafa-içi basıncı artmış veya beyin dolaşımı bozulmuş olan hastalarda kullanıldığında; arter basıncının önemli ölçüde düşmesi önlenmelidir; aksi takdirde beyin pertüzyon basıncı da azalır. İntraserebral basınç artışından şüphe ediliyorsa, propofol enjeksiyonuyla birlikte hiperventilasyon ve hipokarbi uygulanması gerekir.</p>
<p><strong>Yan Etkileri: </strong><br />
Enjeksiyon yerinde hissedilebilecek ağrı, birlikte lidokain verilerek ve koldaki geniş venlerden enjeksiyon yapılarak azaltılabilir. Tromboz ve flebit enderdir. Kazaen propofolün damar dışına çıkması, minimal doku reaksiyonuna neden olmuştur. Bazı hastalarda spontan hareketler, hıçkırık ve öksürük görülebilir. İndüksiyon sırasında, dozaja ve premedikasyon kullanılıp kullanılmamasına bağlı olarak hipotansiyon ve geçici apne görülebilir. Bazen hipotansiyon, intravenöz sıvı tedavisi gerektirecek kadar şiddetli olabilir; gerektiğinde vazokonstriktörler kullanılabilir ve/veya propofolün verilme hızı azaltılabilir. Az sayıda hastada öksürük, regürjitasyon ve kusma; kullanım sonrası çok ender olarak bronkospazm, eritem ve hipotansiyon dahil anafilaksi bildirilmiş olduğundan, hava yolu her zaman için yakından izlenmelidir. Bradikardi, taşikardi ve ekstrasistol, propofolün dolaşım üzerindeki daha seyrek karşılaşılan etkilerindendir. Akciğer ödemi de bildirilmiştir. Propofol kullanımının sona ermesinden sonra ve bazen de daha geç dönemde ender olarak konvülsiyonlar, miyoklonus ve opistotonus ve uzun süre propofol kullanılmasından sonra ender olarak idrarda renk değişikliği bildirilmiştir. Propofol ile derlenme döneminde hastaların küçük bir bölümünde bulantı, kusma ve baş ağrısı görülebilir ve derlenme sonunda cinsel disinhibisyona yol açabilir. Ayrıca, ameliyat sonrası ateş yükselmesi bildirilmiştir. Anestezi indüksiyonu ve idamesi sırasında bildirilen diğer advers olaylar; asteni, uyanıklık, göğüs ağrısı, ekstremite ağrısı, ilacın etkisinin artması, ense sertliği/rijiditesi, perinatal sorunlar, gövde ağrısı, aritmi, atriyal fibrilasyon, atriyoventriküler kalp bloku, bigemine vurumlar, kanama, dal bloku, dolaşım durması, anormal EKG, ödem, hipertansiyon, miyokard enfarktüsü, miyokard iskemisi, prematüre atriyal vurumlar, prematüre ventriküler vurumlar, ST segmentinde depresyon, supraventriküler taşikardi, senkop, ventrikül fibrilasyonu, anormal rüyalar, ajitasyon, anksiyete, sıçramak/fırlamak, ürperme/titreme, hırçınlık, konfüzyon, delirium, depresyon, göz kararması, emosyonel labilite, üfori, yorgunluk, halüsinasyonlar, hipertoni/distoni, hipotoni, histeri, uykusuzluk, inlemek, nöropafi, parestezi, somnolans, tremor, seyirmeler, sindirim sistemi krampları, ishal, ağız kuruması , parotis büyümesi, hipersalivasyon, yutkunma, pıhtılaşma bozukluğu, lökositoz, enjeksiyon yerinde kurdeşen/kaşıntı, kızarıklık/renk değişikliği, hiperkalemi, hiperlipemi, miyalji, boğazda yanma hissi, dispne, hiperventilasyon, hipoksi, laringospazm, farenjit, hapşırma, takipne, üst solunum yollarında tıkanma, hırıltılı solunum, konjunktiva hiperemisi, terleme, kızarıklık, kaşıntı, döküntü, ürtiker, ambliyopi, çift-görme, kulak ağrısı, göz ağrısı, nistagmus, tat alma anormallikleri, kulak çınlaması, oligüri, idrar retansiyonu. Yoğun bakım biriminde sedasyon uygulanırken bildirilen diğer advers olaylar: Sepsis, tüm vücutta dermansızlık, kalp dakika hacminin azalması, sağ kalp yetmezliği, ventriküler taşikardi, intrakraniyal hipertansiyon, düşünce anormallikleri, ileus, karaciğer fonksiyon anormallikleri, BUN artışı, kreatinin artışı, dehidrasyon, hiperglisemi, hiperlipemi, metabolik asidoz,  osmolalite artması, akciğer fonksiyonunda azalma, respiratörden ayrılırken solunum asidozu, böbrek yetmezliğidir.</p>
<p><strong>İlaç Etkileşimleri: </strong><br />
İndüksiyon için gereken propofol dozu; özellikle morfin, meperidin ve fentanil gibi narkotiklerin ve opioid-sedatif kombinasyonlarının (benzodiazepinler, barbitüratlar, kloral hidrat, droperidol vs) kullanıldığı premedikasyonlardan sonra azalabilir. Bu ilaçlar propofolün anestezik veya sedatif etkilerini artırabilir ve ayrıca sistolik, diastolik ve ortalama arter basıncıyla kalp dakika hacminin daha fazla azalmasına yol açabilir. Anestezi idamesi veya sedasyon sırasında propofol verilme hızı, istenilen anestezi veya sedasyon düzeyine göre ayarlanmalıdır; protoksit veya opioidler gibi ilave analjezikler kullanılması, bu hızın azaltılmasını gerektirebilir. İdame anestezisi sırasında izofluran, enfluran, sevofluran ve halotan gibi güçlü inhalasyon anesteziklerin propofolle birlikte kullanılması, geniş kapsamlı olarak incelenmiş değildir. Bu inhalasyon anesteziklerinin de, propofolün anestezik veya sedatif ve kardiyorespiratuvar etkilerini artırması eklenebilir. Merkezi sinir sisteminde depresyon yapan hipnotikler/sedatifler, inhalasyon anestezikleri ve opioidler gibi diğer ilaçlar, propofolün merkezi sinir sisteminde neden olduğu depresyonu artırabilir. 0.15 mg/kg morfin premedikasyonunun ve ardından oksijen içerisinde %67 protoksit inhalasyonunun, idame için gerekli propofol infüzyon hızını ve terapötik kan konsantrasyonlarını, narkotik olmayan premedikasyona (lorazepam) kıyasla azalttığı gösterilmiştir. Süksametonyum ve neostigmin sonrası bradikardi ve dolaşım durması görülebilir. Siklosporin tedavisi gören hastalarda; propofol gibi yağ emülsiyonları uygulandığında lökoensefalopati rapor edilmiştir.</p>
<p>Alıntıdır : 1ilac.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mcrgrup.com/ilac/propofol-hakkinda-bilgi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Penisilin Tehlikelimidir? Penisilin Zararlımıdır?</title>
		<link>http://www.mcrgrup.com/ilac/penisilin-tehlikelimidir-penisilin-zararlimidir.html</link>
		<comments>http://www.mcrgrup.com/ilac/penisilin-tehlikelimidir-penisilin-zararlimidir.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 Oct 2010 08:52:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlaç]]></category>
		<category><![CDATA[penisilin]]></category>
		<category><![CDATA[penisilin hakkında bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[penisilin kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[penisilin tehlikelimidir]]></category>
		<category><![CDATA[penisilin tehlikesi]]></category>
		<category><![CDATA[penisilin zararlımıdır]]></category>
		<category><![CDATA[penisilinin zararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mcrgrup.com/?p=2212</guid>
		<description><![CDATA[Penisilin sıklıkla kullanılan en güçlü antibiyotiklerden birisidir. Fakat birçok kişi penisilinden korkmaktadır. Bunun nedeni bazı kişilerin penisiline karşı alerjisinin olmasıdır. Aslında olayı bu kadar çok büyütmeye gerek yoktur. Penisiline karşı alerji olayı bir gerçektir. Fakat çok fazla abartmaya gerek yoktur. Penisilin hastane ortamında doktor kontrolünde yapıldığında bir sorun yoktur. Fakat penisiline karşı alerjisi olup olmadığını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Penisilin sıklıkla kullanılan en güçlü antibiyotiklerden birisidir. Fakat birçok kişi penisilinden korkmaktadır. Bunun nedeni bazı kişilerin penisiline karşı alerjisinin olmasıdır. Aslında olayı bu kadar çok büyütmeye gerek yoktur. Penisiline karşı alerji olayı bir gerçektir. Fakat çok fazla abartmaya gerek yoktur.</p>
<p>Penisilin hastane ortamında doktor kontrolünde yapıldığında bir sorun yoktur. Fakat penisiline karşı alerjisi olup olmadığını bilmeyen bir kişinin kendi başına penisilin kullanması doğru değildir.</p>
<p>Kısaca kontrolü bir şekilde penisilin kullanılmasında herhangi bir sorun yoktur. Fakat kendi başınıza penisilin kullanmanız doğru bir durum değildir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mcrgrup.com/ilac/penisilin-tehlikelimidir-penisilin-zararlimidir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>One A Day Maximum (Vitamin-Mineral)</title>
		<link>http://www.mcrgrup.com/ilac/one-a-day-maximum-vitamin-mineral.html</link>
		<comments>http://www.mcrgrup.com/ilac/one-a-day-maximum-vitamin-mineral.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Oct 2010 07:16:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlaç]]></category>
		<category><![CDATA[One A Day Maximum 60 Tablet]]></category>
		<category><![CDATA[One A Day Maximum Faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[One A Day Maximum Fiyat]]></category>
		<category><![CDATA[One A Day Maximum Fiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[One A Day Maximum Fiyatları]]></category>
		<category><![CDATA[One A Day Maximum Kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[One A Day Maximum Yan Etkileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mcrgrup.com/?p=2195</guid>
		<description><![CDATA[Birçok kişinin hayatında düzensizlikler çoktur. Beslenme düzensizliği, stres, zor hayat koşulları&#8230;. Bu nedenle birçok kişi gerekli olan vitamin ve mineral ihtiyacını karşılayamamaktadır. Bunun için çeşitli vitamin-mineral ilaçları vardır. One A Day Maximum&#8217;da bunlardan birisidir. İnsanda fiziksel ve zihinsel olarak aktif bir yaşam, enerji metabolizmasının hızlanmasına sebep olur. Bu nedenle vitamin-mineral tüketimini artar ve böylece enerji [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Birçok kişinin hayatında düzensizlikler çoktur. Beslenme düzensizliği, stres, zor hayat koşulları&#8230;. Bu nedenle birçok kişi gerekli olan vitamin ve mineral ihtiyacını karşılayamamaktadır. Bunun için çeşitli vitamin-mineral ilaçları vardır. One A Day Maximum&#8217;da bunlardan birisidir.</p>
<p>İnsanda fiziksel ve zihinsel olarak aktif bir yaşam, enerji metabolizmasının hızlanmasına sebep olur. Bu nedenle vitamin-mineral tüketimini artar ve böylece enerji döngüsünde kullanılan vitamin-minerallere ihtiyacımız artar. <strong>One A Day Maximum</strong> enerji metabolizmasının daha iyi çalışmasını sağlayan B grubu vitaminler ile A, C, E vitaminlerinin yanısıra kalsiyum, magnezyum, çinko ve demir içerir. Bu sayede enerji metabolizmasının daha aktif olmasını ve iyi çalışmasını sağlar.</p>
<p>Aldığımız havadaki oksijen, vücut içinde bulunan serbest radikaller adı verilen ve toksik yani zehirli etki gösteren bazı maddelerin oluşmasına neden olur. Fiziksel aktivitenin<span id="more-2195"></span> arttığı durumlarda vücudumuz daha çok oksijen tükettiği için daha fazla serbest radikal oluşur. Birçok hastalığa da öncülük eden serbest radikallerin zararlı etkilerinden korunmak için antioksidan özelliği olan multivitamin-mineral takviyesi önemlidir. One A Day Maximum A, E ve C vitaminleri gibi antioksidan özelliği yüksek vitamin-mineral içeğiyle serbest radikallerin zararlı etkilerine karşı koruma sağlar. </p>
<p>One a Day bir vitamin-mineral ilacı olsada doktorunuza danışmadan kullanmamanızı öneririz.</p>
<p>Bu arada One A Day Maximum&#8217;un (60 Tablet) ortalama satış fiyatı 40 TL civarındadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mcrgrup.com/ilac/one-a-day-maximum-vitamin-mineral.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlaçlar ve İlaçların Yan Etkileri</title>
		<link>http://www.mcrgrup.com/ilac/ilaclar-ve-ilaclarin-yan-etkileri.html</link>
		<comments>http://www.mcrgrup.com/ilac/ilaclar-ve-ilaclarin-yan-etkileri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 20 Mar 2010 23:16:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlaç]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç etki yan]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç yan etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[ilaçların yan etkileri]]></category>
		<category><![CDATA[yan etki]]></category>
		<category><![CDATA[yan etki ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[yan etkisi olan ilaçlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mcrgrup.com/?p=1271</guid>
		<description><![CDATA[Günlük hayatta sık sık kullandığımız ilaçların faydalarının yanında yan etkileride olduğu gerçeğini çoğu zaman göz ardı etmekteyiz. Bu etkiler bazen öyle şaşırtıcı oluyor ki, hayretler içinde kalmamak mümkün olmuyor. Aralarında kumar bağımlısı yapan, uyurken telefonla konuşturan da var, idrarı kırmızı, yeşil ya da mora boyayan da. İşte ilaçların yan etkilerinden bazı örnekler&#8230;. 1. Doğum kusurları: [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Günlük hayatta sık sık kullandığımız ilaçların faydalarının yanında yan etkileride olduğu gerçeğini çoğu zaman göz ardı etmekteyiz. Bu etkiler bazen öyle şaşırtıcı oluyor ki, hayretler içinde kalmamak mümkün olmuyor. Aralarında kumar bağımlısı yapan, uyurken telefonla konuşturan da var, idrarı kırmızı, yeşil ya da mora boyayan da. İşte ilaçların yan etkilerinden bazı örnekler&#8230;.</p>
<p>1. Doğum kusurları: 1950&#8242;lerde reçete edilmeye başlanan Thalidomide isimli uyumaya yardımcı olan ve bulantıyı önleyen ilacı yaklaşık 50 ülkede binlerce hamile kadın kullandı. Ancak ilacın hamile kadınlar için güvenli olmadığı iddia ediliyor. 1956-1962 yılları arasında, bu ilacı kullanan yaklaşık 10 bin kadın fekomeli (kol, ön kol, baldır ya da bacağın olmadığı, el ve ayağın doğrudan doğruya bedene ekli bulunduğu doğuştan bir deformasyon) kusuruna sahip çocuk doğurdu. Aşırı aknenin tedavisinde kullanılan Accutane isimli ilacın da fekomeliye yol açabildiği belirtiliyor. Bu nedenle kadınların bu ilacı kullanmaya başlamadan önce hamile olup olmadıklarını bilmeleri çok önemli.</p>
<p>2. İntihar düşüncesi: Lariam isimli ilaç, bazı askerlerin intiharından sorumlu tutuluyor. 2005&#8242;te, ABD ordusu, denizaşırı birliklerine Lariam vermeyi durdurdu. Antidepresan olan Paxil isimli ilacı<span id="more-1271"></span> kullanan hastalar, intihar düşüncesi içinde olduklarını bildirdiler. 2003 yılında FDA, bu ilacın 18 yaşından küçüklere ve çocuklara reçete edilmemesini tavsiye etti.</p>
<p>3. Zorlayıcı davranış: Tüm ilaçların yan etkisi fiziksel değildir, bazıları davranışlarını değiştirebilir. Mirapex kullanan birçok hastada, davranış problemleri fark edilmeye başlandı. Ara sıra içki kullananlar alkolik olmaya başlarken, hayatında kumar oynamayanlar, en az haftada bir kez kendilerini kumarhanelerde bulmaya ya da kumar oynanan oyun sitelerinin başında saatlerce zaman geçirmeye başladı. Bunun canlı örneği olarak, 2008 yılında Mirapex kullanan bir adam, ilacın kendisini kumar bağımlısı yaptığını iddia ederek, Pfizer ve Boehringer Ingelheim firmalarına karşı açtığı davayı kazandı ve 8,2 milyon dolar tazminat aldı.</p>
<p>4. Bağırsak kontrol problemleri: Diyete yardımcı reçeteli birçok ilaç var. Bunlardan birinin kısmen nahoş yan etkisi var. Xenical zayıflama hapı, vücutta yağ emilimini önlemek ve kullanıcıların kalori alımını azaltmak için üretildi. İlacın klinik deneyini yapan araştırmacılar, hazmedilen yağın yüzde 30&#8242;unun vücuttan çıkarıldığını iddia ediyor. Bu ilacı kullanan hastalar, mutlaka yemek başına 15 gram yağ tüketmek zorundaydı. Önerilen yağdan fazlasını tükettikleri yemeklerden sonra, hastaların bağırsak hareketinin arttığı, kendilerini kontrol edemedikleri görüldü. Ayrıca, gaz ile akıntı veya yağlı akıntı, ishal, sık tuvalete gitme gibi yan etkiler de görülüyor.</p>
<p>5. Tuhaf uyku davranışları: Bazı ilaçlar, hastaların rahatsız edici rüyalar görmesine, uyurgezerliğe ve uykuda şiddet eğilimli davranışlar göstermelerine sebep olabiliyor. Örneğin, sigarayı bıraktırmaya yardımcı Chantix isimli ilacın, kâbuslara ve gece terörüne yol açtığı iddia ediliyor. Ayrıca, uykusuzluk için verilen Lunesta ve Ambien isimli ilaçların da aynı yan etkiye sebep olduğu biliniyor. İlacın yan etkisi sadece uyurgezerlik değil. Uykuda yemek yeme, telefon görüşmesi yapma ve araba kullanma gibi yan etkileri de var.</p>
<p>6. Halüsinasyonlar: Mirapex halüsinasyonlara yol açıyor. İlacı kullanan parkinson hastaları, duvarlarda sürünen yılanlar gördüklerini belirttiler. 2000 yılından beri, FDA halüsinasyonlar görülmesine sebep olan Lariam isimli ilaç alınmadan önce hastanın depresyon ya da psikoz geçmişinin araştırılması gerektiğini söyledi.</p>
<p>7. Renkli idrar: Bazı reçeteli ilaçlar, idrarınızın rengini çok farklı renklere dönüştürebiliyor. İdrar yolu enfeksiyonu ağrısını tedavi etmek için kullanılan Phenazopyridine gibi ilaçlar, idrarın rengini kırmızıya dönüştürebiliyor. Flagyl, Furazolidone ve birkaç antibiyotik ile hamilelerde yüksek tansiyonu tedavi etmede kullanılan Aldomet isimli ilaç da idrarı koyulaştırabilir. Müshil olarak uzun süre kullanılan Phenolphthalein ilacı, idrarın rengini mora dönüştürüyor. Yatağını ıslatan çocuklarda kullanılan antidepresan olan Elavil ya da kas gevşetici Robaxin isimli ilaçlar, idrarı yeşile boyayabiliyor. İdrar söktürücü olan Dyrenium da idrarınızı maviye dönüştürüyor.</p>
<p>8. Görme problemleri ve diğer hisler: Bazı ilaçlar ağızda nahoş bir tat bırakırken, bazıları tat alma duyunuzu değiştirebiliyor. Yüksek tansiyon ve kongestif kalp yetmezliği tedavisinde kullanılan Vasotec, hemen hemen 5 duyunuzu etkiliyor. Koku ve tat alma duyunuzu yok ediyor, kulak çınlaması ile bulanık görmeye yol açıyor.</p>
<p>9. Ağrı ve acılar: Alerji ilacı olan Allegra, kas ve sırt ağrısına sebep oluyor. Lipitor ise kaslarda güçsüzlüğün yanında acıya ve tutukluğa yol açıyor.</p>
<p>10. Hafıza kaybı: Hafıza kaybı, ilaçlardan da kaynaklanabiliyor. Bazı Mirapex kullanıcılarında, birkaç kez kısa küreli hafıza kaybı görüldü. Bu yan etki ayrıca kolesterolü düşürmede kullanılan statinlerde de görülüyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mcrgrup.com/ilac/ilaclar-ve-ilaclarin-yan-etkileri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Benzodiazepinler (Sedatif &#8211; Sakinleştirici İlaçlar)</title>
		<link>http://www.mcrgrup.com/ilac/benzodiazepinler-sedatif-sakinlestirici-ilaclar.html</link>
		<comments>http://www.mcrgrup.com/ilac/benzodiazepinler-sedatif-sakinlestirici-ilaclar.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Feb 2010 18:15:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlaç]]></category>
		<category><![CDATA[Benzodiazepin İlaçlar]]></category>
		<category><![CDATA[Benzodiazepinler]]></category>
		<category><![CDATA[Chlordiazepoxid (üb-rium)]]></category>
		<category><![CDATA[Deri Döküntüsü]]></category>
		<category><![CDATA[Diazepam (Diazem)]]></category>
		<category><![CDATA[Medazepam (Nobrium)]]></category>
		<category><![CDATA[mide barsak bozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[Nitrazepam (Mogadon)]]></category>
		<category><![CDATA[Oxazepan (Serapax)]]></category>
		<category><![CDATA[Problem Giderici İlaçlar]]></category>
		<category><![CDATA[purpura]]></category>
		<category><![CDATA[Sadatif İlaçlar]]></category>
		<category><![CDATA[Sakinleştirici İlaçlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mcrgrup.com/?p=1213</guid>
		<description><![CDATA[Bu yazımızda sizlere Benzodiazepinler türevinde bulunan ilaçlardan bahsedeceğiz. Bu ilaçlar sedatif etkilidir, yani kısaca sakinleştirici, hafif uyku hali verici ilaçlardır. Bu ilaçlar genel olarak doktor tavsiyesi ile psikolojik sıkıntıları olan kişilerde kullanılır. Benzodiazepinler sedatif denen teskin edici ilaçlardır. İnsanların günlük hayatlarında karşılaştıkları güçlüklerin, üzüntülerin ve sıkıntıların neden olduğu sinirlilik ve hiddet gibi reaksiyonları önlemek üzere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazımızda sizlere Benzodiazepinler türevinde bulunan ilaçlardan bahsedeceğiz. Bu ilaçlar sedatif etkilidir, yani kısaca sakinleştirici, hafif uyku hali verici ilaçlardır. Bu ilaçlar genel olarak doktor tavsiyesi ile psikolojik sıkıntıları olan kişilerde kullanılır.</p>
<p>Benzodiazepinler sedatif denen teskin edici ilaçlardır. İnsanların günlük hayatlarında karşılaştıkları güçlüklerin, üzüntülerin ve sıkıntıların neden olduğu sinirlilik ve hiddet gibi reaksiyonları önlemek üzere kullanılan ilaçların başında gelirler.</p>
<p>Minör trankilizan denen bu gruptaki ilaçların sedatif etkileri yanında iskelet<span id="more-1213"></span> adalelerini gevşetici ve hafif uyku verici tesirleri de vardır. Yüksek dozda ve uzun süre kullananlarda deri döküntüsü, purpura, mide barsak bozukluğu ve ilaca alışkanlık görülebilir. Kısa, orta ve uzun tesirli benzodiazepinler arasında Diazepam (Diazem), Oxazepan (Serapax), Chlordiazepoxid (üb-rium), Medazepam (Nobrium), Nitrazepam (Mogadon) gibi günümüzde çok kullanılan ilaçları sayabiliriz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mcrgrup.com/ilac/benzodiazepinler-sedatif-sakinlestirici-ilaclar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Reflü tedavisinde kullanılan ilaçlar</title>
		<link>http://www.mcrgrup.com/ilac/reflu-tedavisinde-kullanilan-ilaclar.html</link>
		<comments>http://www.mcrgrup.com/ilac/reflu-tedavisinde-kullanilan-ilaclar.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Nov 2009 09:50:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlaç]]></category>
		<category><![CDATA[mide ilaçları]]></category>
		<category><![CDATA[reflü hapı]]></category>
		<category><![CDATA[reflü için hap]]></category>
		<category><![CDATA[reflü için ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[reflü ilaçları]]></category>
		<category><![CDATA[reflü tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mcrgrup.com/?p=674</guid>
		<description><![CDATA[Birçok kişinin karşılaştığı sorunlardan olan reflünün ilaçla tedavisi konusuna değineceğiz. Reflüde kullanılan ilaçlar, bu ilaçların mekanizmaları ve elde edilen sonuçlar&#8230; Çeşitli basit önlemlerin hastanın sorununu çözemediği olgularda bu önlemlere ek olarak bazı ilaçları önermek için çok beklememek lazımdır. Ciddi sıkıntısı olan hastalara diyet, sosyal yaşam önerileri ile birlikte derhal ilaç da verilmelidir. Kullanılan ilaçları üç [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Birçok kişinin karşılaştığı sorunlardan olan reflünün ilaçla tedavisi konusuna değineceğiz. Reflüde kullanılan ilaçlar, bu ilaçların mekanizmaları ve elde edilen sonuçlar&#8230;</p>
<p>Çeşitli basit önlemlerin hastanın sorununu çözemediği olgularda bu önlemlere ek olarak bazı ilaçları önermek için çok beklememek lazımdır. Ciddi sıkıntısı olan hastalara diyet, sosyal yaşam önerileri ile birlikte derhal ilaç da verilmelidir. Kullanılan  ilaçları üç başlık altında toplayabiliriz;</p>
<p>Mide asidini baskılayıcı tedavi<br />
Prokinetik  ajanlar<br />
Alginik asit içeren ilaçlar </p>
<p>1- Mide asidini baskılayıcı tedavi</p>
<p>Reflü hastalığının ilaç tedavisinde tedavinin bel kemiğini oluşturur mide asiditesini azaltma yöntemleri. Bu başlık altında aslında iki değişik ilaç gurubu bulunmaktadır. Bunlardan birincisi H2 reseptör baskılayıcıları (HRB), ve ikincisi ise; proton pompası baskılayıcılarıdır (PPB).  Her iki  guruptaki ilaçlar da midenin asit üretme yeteneğini „farklı mekanizmalarla da olsa „ baskılamaktadırlar. Ülser ve gastrit gibi mide asidinin göreceli fazlalığı neticesinde oluşagelen hastalıklarda da kullanılmakta olan bu ilaçlar reflü hastalarında da şikayetleri ortadan kaldırmada son derece etkin olabilmektedirler. Burada<span id="more-674"></span> unutulmaması gereken önemli bir husus; bu ilaçların reflü nün kendisine bir etki oluşturmadığının bilinmesidir. Yani aslında bir mekanik ya da anatomik bozukluk sonucunda mideden yukarı yutma borusuna doğru olan sıvı kaçağını bu ilaçlar azaltmazlar. Basit anlatım ile yukarı kaçak bu ilaçlar alınırken de sürer gider. Ancak kaçan içeriğin asiditesi azalmış olacağından tahriş edici-yakıcı özelliği de azalmış olacaktır ve yutma borusu ya da genizdeki hasar da dolaylı olarak azalacak ve hastanın şikayetleri ortadan kalkabilecektir. Dolayısı ile bu ilaçların kesilmesi durumunda tüm şikayetlerin geri gelmesi çoğunlukla kaçınılmazdır ve reflü şikayetlerini devamlı kontrol altında tutabilmek için ömür boyu kullanılmalıdır bu ilaçlar. </p>
<p>H2 reseptör baskılayıcıları (HRB):</p>
<p>Simetidin, ranitidin, famotidin ve nizatidin gibi ilaçlar bu guruptandır. Bunlar reflü hastalığı tedavisinde proton pompası baskılayıcıları yaygınlaştığından beri giderek daha az kullanılmaktadırlar. Zamanımızda kullanımları başlanıç safhasında ve çok yeni reflüsü olan ve diğer önlemlerin işe yaradığı hastalarla sınırlıdır diyebiliriz . Ayrıca uzun süreli kullanımlarının kan tablosu bozukluklarına, erkeklerde meme büyümelerine ve karaciğer fonksiyon bozukluklarına yol açabildiği bilinmektedir.</p>
<p>Proton pompası baskılayıcıları (PPB):</p>
<p>Özellikle ülser hastalığının tedavisinde bir çığır açmıştır bu guruptaki ilaçlar ve bunu mide asit üretimini neredeyse tamamen ortadan kaldırabilmeleri sağlamıştır. Omeprazol, pantoprazol, rabeprazol, esomeprazol ve lansoprazol bu guruptaki ilaçlardır. Reflü hastalığı tanısı konulup ilaç tedavisi başlanacaksa zamanımızda ilk kullanılan ilaçlar bu guruptandır diyebiliriz. Bazen de yeni tanı konulduğunda öncelikle bir H2 reseptör baskılayıcısı kullanılmakta, ancak 8 hafta sonunda gereken iyilik sağlanamazsa bir proton pompası baskılayıcısına geçilmektedir. Her iki guruptaki ilaçlar çok nadiren de olsa birlikte kullanılabilmektedirler.</p>
<p>Yeni çalışmalarda PPB&#8217; nın reflü tedavisinde bariz olarak HRB&#8217;ne üstün olduğu kanıtlanmıştır.</p>
<p>PPB tedavisine yanıt veren reflü hastalarının büyük bölümünde ilaçlar kesildiğinde şikayetlerin geri geleceğinden hasta haberdar olmalıdır.</p>
<p>İşin özeti; PPB nın reflünün kendisine engel olmadığının ve yanlızca mide asiditesini azaltarak etki edebildiklerinin bilinmesidir. Dolayısı ile 8 &#8211; 12 haftalık yüksek dozlu bir tedavi başlangıcının ardından; ya düşük dozla (şikayetleri kontrol altında tutabilen en az doz) idame tedavisine geçilmelidir, ya da eğer tedavi kesilirse; şikayetler başlandığında yeniden ilaçlara başlanmalıdır. </p>
<p>Uzun süreli PPB kullanımının başlıca yan etkileri;   diare, baş ağrısı ve midede bazı iyi huylu polip gelişimleridir. Bir de B12 vitamini düşüklüğüne ve birtakım kan tablosu değişikliklerine yol açabilmektedirler. Ayrıca nadiren de olsa libido (cinsel istek) kaybı yapabilmektedirler. </p>
<p>Bu ilaçların 15 yıldan daha uzun süreli kullanımlarının yol açabileceği komplikasyonlar ise bilinmemektedir. Çünkü henüz keşif olunmalarından bu yana 15 yıl geçmiştir.</p>
<p>Dolayısı ile hastaların ilaç tedavisinin ömür boyu sürmesi gerektiğinden ve kendilerini bu duruma uygun görmüyorlarsa daha etkili bir alternatif olarak anti-reflü cerrahisi yönteminden yarar görebileceklerinden mutlak surette haberdar edilmeleri gerekmektedir.</p>
<p>Zamanımızda tüm PPB  arasında en etkin olanı Esomeprazol olup (örneğin: Nexium) en sık kullanılanı da budur.</p>
<p>2 &#8211; Prokinetik ajanlar</p>
<p>Sindirim sistemindeki ileri doğru hareketliliği arttıran metoclopramid (örn: Metpamid) gibi ajanların reflü hastalığının tedavisindeki rolleri sınırlıdır. Ayrıca santral sinir sistemine ait yan etkileri nedeni ile bu ilaçlar uzun süre kullanılamazlar. Kimi zaman PPB&#8217;na ek olarak , ancak kısa süre ile ilaç tedavilerine eklenebilmektedir bu ilaçlar.</p>
<p>3 &#8211; Alginik asit içeren ilaçlar</p>
<p>Bunlardan en iyi bilineni kuşkusuz Gaviscon dur. Bu ilaç yemeklerden sonra alınarak mide içeriğinin üstünde adeta bir filim tabakası gibi kalarak mide içeriğinin yukarıya kaçmasına engel olmaya çalışır. Genellikle bir PPB ilacı ile birlikte kullanılır.</p>
<p>Sosyal yaşam ve dietle ilgili önlemlerin yetersiz kalıp ilaç uygulamasının kaçınılmaz olduğu hastalarda ilaçlar genellikle iki değişik yaklaşımla uygulanmaya başlanabilmektedir:</p>
<p>Yukarı çıkma yaklaşımı (Step-up therapy): Öncelikle daha hafif etkili (örneğin Famotidin gibi) bir HRB ilacı ile düşük doz tedaviye başlanır. Sonra etki yeterli değilse bunun dozu arttırılır. Halen istenilen etki oluşmuyorsa daha etkili olan (örneğin Nexium gibi) bir PPB&#8217; ye geçilir. </p>
<p>Aşağı inme yaklaşımı (Step-down therapy): Direkt olarak çok etkin bir PPB ile tedaviye başlanır ve hasta iki ay süre ile şikayetsiz kaldığında doz yarıya indirilir. Bundan sonra ya ilaç kesilerek bir daha şikayetler oluşuncaya dek verilmez ya da çok düşük doz idame tedavisine geçilir. </p>
<p>Her iki ilaçla tedavi yaklaşımı  sonuçsuz kaldığında ise anti-reflü cerrahi yöntemleri kaçınılmaz olarak gerekecektir. Zira ilaçlara rağmen rahatlayamayan ya da ilaçlar kesildiğinde şikayetleri nüks eden hastalarda ya da artık tüm önlemlerden ve ilaçlardan sıkılmış genç hastalarda cerrahi tedavi en geçerli ve yüz güldürücü seçenektir. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mcrgrup.com/ilac/reflu-tedavisinde-kullanilan-ilaclar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sivilce (akne) ilaçları</title>
		<link>http://www.mcrgrup.com/ilac/sivilce-akne-ilaclari.html</link>
		<comments>http://www.mcrgrup.com/ilac/sivilce-akne-ilaclari.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 2009 07:43:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlaç]]></category>
		<category><![CDATA[akne ilaçları]]></category>
		<category><![CDATA[akne kremleri]]></category>
		<category><![CDATA[lokal sivilce ilaçları]]></category>
		<category><![CDATA[oral sivilce ilaçları]]></category>
		<category><![CDATA[sivilce ilaçları]]></category>
		<category><![CDATA[sivilce kremleri]]></category>
		<category><![CDATA[sivilce tedavisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mcrgrup.com/?p=577</guid>
		<description><![CDATA[Sivilceler özellikle gençlik yıllarında sıkça görülen bir sorundur. Gençler bu dönemle sivilceleri patlatarak onların daha fazla yayılmasına neden olur. Bunun yerine sivilceler için uygun ilaç kullanımı tabi ki doktor tavsiyesi ile daha uygundur. İşte sivilce tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar. A)Topikal sivilce ilacı ; Harici olarak kullanılan topikal ilaçlar cilt yüzeyine uygulanan sivilce ilaçlarıdır. Ergenlikte ortaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sivilceler özellikle gençlik yıllarında sıkça görülen bir sorundur. Gençler bu dönemle sivilceleri patlatarak onların daha fazla yayılmasına neden olur. Bunun yerine sivilceler için uygun ilaç kullanımı tabi ki doktor tavsiyesi ile daha uygundur. İşte sivilce tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar.</p>
<p>A)Topikal sivilce ilacı ;</p>
<p>Harici olarak kullanılan topikal ilaçlar cilt yüzeyine uygulanan sivilce ilaçlarıdır. Ergenlikte ortaya çıkan sivilcelerin tedavisi için büyük oranda fayda sağlarlar. Ama bırakıldığı takdirde sivilcenin tekrarlama olasılığı vardır. Bu tür sivilce geçirici ilaçlar krem, jel ve losyon<span id="more-577"></span> şeklindedir. Topikal tedavi yalnızca sivilce çıkan noktalara değil sivilce çıkabilecek bölgelere de uygulanır.</p>
<p>1.Hidroksi asitler:  Tıkanan gözeneklerin açılmasına yönelik etkileri vardır.</p>
<p>2.Benzoil peroksit:  Günde 1-2 kez uygulanan benzoil peroksitin krem jel ve losyon gibi çeşitleri bulunmaktadır.</p>
<p>3.Tretinoin:  Siyah noktaları azaltıcı etkisi vardır. Ağız göz  burun kenarlarına sürülmemesi gerekir. Krem şeklinde günde bir defa ya da iki günde bir kez sürülür.</p>
<p>4. Antibiyotikli sivilce kremi: Bakterinin çoğalmasını engelleyici etkisi vardır. Ancak oral antibiyotiklere nazaran etkinliği daha azdır.</p>
<p>B)Oral sivilce ilaçları ;</p>
<p>Sivilcelerin yok olması için ağızdan alınarak kullanılan ilaçlar daha şiddetli durumlarda sözkonusu olur. Genellikle topikal ilaçlarla beraber kullanılır. Sivilcelerin gitmesi için kullanılan ilaçlar şunlardır;</p>
<p>1.Sivilce için antibiyotik: Sivilce tedavisi için kullanılan antibiyotikler bakterinin çoğalmasını engelleyerek meydana gelen iltihablanmayı giderici etkilerde bulunurlar.</p>
<p>2.Hormon tedavisi: Sadece bayanlara yönelik bir tedavidir. Doğum kontrol ilaçları kullanılır. Sivilcelerin  meydana gelmesinde etkisi olan hormonların kontrolüne yönelik bir tedavi biçimidir.</p>
<p>3.Retinoitler-(Roacuttane) : Özellikle ciddi durumlarda ve tekrarlayan sivilcelerin görülmesi halinde dr gözetiminde kullanılır. En etkili sivilce ilaçlarıdır. Öbür tedavilerle bir sonuç elde edilememişse bu tedaviye başvurulur. Ancak ilacın kullanımı dr kontrolünde olur. Tedavi sırasında burun kanaması gibi yan etkiler görülebilir. Hamileler ya da hamile kalma ihtimali olanlar kesinlikle kullanmamalıdır. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mcrgrup.com/ilac/sivilce-akne-ilaclari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

