Kanser insanlar için adı oldukça korkutucu gelen bir hastalıktır. Birçok kanser türüne sıklıkla karşılaşılmaktadır. Akciğer kanseri, meme kanseri, cilt kanseri gibi kanser türleri en sık karşılaşılan kanser türleri arasında yer almaktadır. Bu konumuzda sizlere en sık karşılaşılan kanser türlerinin muhtemel belirtilerinden bahsedeceğiz. Bu belirtileri gördüğünüzde Devamını Oku…
Prostat Kanserinin Bitkisel Tedavisi
Prostat kanseri özellikle 45-50 yaş üstü erkeklerin en büyük sağlık problemlerinden birisidir. Erkeklerde en çok görülen kanserlerden birisi de yine prostat kanseridir.
Prostat kanseri kısaca; prostat bezindeki hücrelerin aşırı çoğalmasına bağlı olarak bezin büyüyüp genişlemesidir. Prostat kanseri olan kişilerde karın bölgesinin alt kısmında ve bacakların arasında ağrı vardır. Bu ağrı bazen sırtta hatta kollarda da hissedilebilir.
Kanserin tedavisi mutlaka bir doktor gözetiminde uygun koşullarda yapılmalıdır. Kanser çok ciddi bir problemdir ve kesinlikle ihmale gelmez. Bu nedenle doktor tavsiyesi olmadan hiçbir şekilde tedavi uygulanmamalıdır.
Tedaviyi sadece doktor uygulasın dedik. Fakat bazı uzmanların bitkisel önerileri de var. Doktorunuza danışarak bunları uygulayabilirsiniz. Bunlardan sizlere kısaca bahsedelim…
Prostat kanserine iyi gelen bitki at kestanesidir. At kestanesini haşlayarak günde 5 tane yerseniz faydası olabilir. Tekrar hatırlatalım; kanser önemli bir hastalıktır. Doktorunuza danışmadan hiçbir yöntemi uygulamayın…
Kadınlarda en çok karşılaşılan kanser türü olan meme kanserinin tanısından sizlere bahsedeceğiz. Meme kanserinin tanısı çeşitli yollarla yapılabilir.
Meme muayenesi: Kendi kendine yapılacak meme muayenesi 20 yaşından başlayarak her ay yapılması önerilir.
Klinik meme muayenesi: Bu muayenenin 20-40 yaş arasında 2-3 yılda bir, 40 yaş üzerindeki kadınlarda ise her yıl doktor tarafından yapılması önerilir.
Mammografi (meme rontgeni): 50 yaş üzerindeki kadınlarda yılda bir yapılması önerilirken, 40-50 yaş arasındaki kadınlarda meme dokusu daha yoğun olduğu için şüpheli kitleleri gösterme başarısı daha düşüktür. Bu yaşlar arasında yapılıp yapılmayacağı, yapılacaksa da hangi sıklıkta yapıması gerektiği tartışmalıdır. Amerikan Kanser Cemiyeti mammografi çekimlerinin 40 yaşında başlamasını ve her yıl tekrarlanmasını önermektedir.
Ultrason: Tek başına bir tarama testi değildir. Gerekli görüldüğünde diğer testlere eklenmelidir.
Meme MR’ı: Ailesinde meme kanseri olan, yüksek riskli kişilerde faydalı olduğu düşünülmektedir. Bu kişilerde tarama testi olarak kullanımını inceleyen çalışmalar devam etmektedir.
Merhabalar. Bu yazımızda sizlere tiroid bezinden gelişen tümörlerin belirtilerinden bahsedeceğiz.
Tiroit bezi doğrudan kontrol edilebilen, yüzeysel bir organımızdır. Fakat tiroid tümörleri çoğunlukla guatr hastalarında ortaya çıktığından gözden kaçabilir. Tiroit işlevlerinin değiştiğine ilişkin klinik belirtiye rastlanmayan kişilerde ve seyrek olarak tireotoksîkozlu hastalarda da sintigrafi incelemesiyle bulunan, özellikle tek “soğuk” nodul kötü huylu tiroit tümörünün başlıca belirtisi olabilir. Bu sintigrafi sonucu tümörün kötü huylu olduğunu gösteren yeterli bir kanıttır.
Yayılma özelliği az olan tümörlerde kanserin ne ölçüde ilerlediği, ikincil kanser odaklatma (metastazlarına) göre belirlenir. Tümörün kemik, iç organ ve lenf düğümlerine sıçradığını gösterecek belirtiler genellikle tiroitin elle muayenesi sonucu anlaşılamaz. Önceden belirlenen bir tiroit nodulunun büyümesi ve sertliğinin artması, kötü huylu tümörün önemli bir göstergesi sayılabilir. Ayrıca yıllardır ilerlemeyen bir tiroit nodülü de kötü huylu olabilir.
Tiroit şişliğinin kötü huylu olduğunu gösteren işaretler arasında, boyun bölgesinde ağrı, ses telleri felci, solunum güçlüğü nöbetleri ile birlikte hırıltılı solunum ya Devamını Oku…
Son Yorumlar