Neden ağlarız
İnsanoğlu çoğu zaman yardım ve rahatlama isteğiyle ve bazen de saldırganlığı savuşturmak(bayanların ağlaması erkeklerin hareketlerini değiştirebilir) için ağlamaktadır. Bu özellikleri birine bağlı ve yardıma muhtaç olarak yaşadığımız bebeklik evresinde görmekteyiz ve bu özelliğin yaşımız arttıkça kaybolduğuyla ilgili pek az kanıt bulunmaktadır. Yaşımız arttıkça hayat tecrübemiz de artış gösterir ancak çaresiz kaldığımızda yine başvurduğumuz en temel savunma yöntemi ağlamaktır.
Ağlamak neden rahatlatır
Ağlama davranışı rahatlamak için önemli olan parasempatik sinir sistemini uyarır. Gözyaşı dökmek keyif almamızı etkileyen opioidlerin vücuttan atılmasını sağlar ve aynı zamanda güven duygusunu geliştirmemizi ve stres azaltmamızı sağlayan oksitosin hormonunun salgılanmasına yardımcı olur. Ancak en büyük rahatlamayı ağlama davranışından çok gözyaşlarınızı gören ve size rahatlık ve destek veren şahıslar sağlamaktadır. Tüm bunların yanı sıra ağlamayı engellemeye çalışmak sağlığınızı doğrudan etkilememektedir. Ancak hislerinizin doğal tepkilerini sürekli ertelemek veya engellemeye çalışmak zaman içerisinde vücudunuzda sıkıntılara yol açabilir.

Ağlamak
Kadınlar neden daha çok ağlar
Bu konuyla ilgili ilk söylenmesi gereken şey erkeklik hormonu olan testesteronun ağlamayı engelleyici özelliklere sahip olmasıdır. Buna istinaden bayanlardaki prolaktin hormonu duygusal eşiği düşürmektedir.
Buna ek olarak kadınların daha fazla özen gösterilmesi gereken durumlara rol model olması ve empatik düşünceye daha yatkın olmaları da bir sebep sayılabilir. Erkeklerin gözyaşlarını kontrol edebilmeleri beklenmesi de bayanların daha fazla ağlıyor gözükmesine neden olabilir.
Sevinç gözyaşları bir şehir efsanesi mi
Bazı uzmanlar olumlu sebepler için ağlıyor olmamıza inanmıyor. Sevinçli bir anımızda üzüntülü bir moda bürünmemiz pek nadir rastlanan bir hadise olsa gerek. Örneğin ayrılıktan sonra tekrar bir araya gelme durumunda “sevinç gözyaşı” döktüğümüzde aslında ayrı kalınan zamana ağlıyor olabiliriz. Evlenmek genelde olumlu bir durumdur ve aynı zamanda hayatın belirli bir döneminin sonu anlamına gelmektedir ve bu da ağlamayı tetikliyor olabilir. Başka bir teori ise aşırı olumlu hislerin bir çeşit çaresizlik hissettirebileğini savunur. Böyle bir durumda duygularınızı nasıl açığa çıkaracağınızı bilemezsiniz. Ve bu yetersizlik sizi yine ağlamaya sevkediyor olabilir.
Bu konumuzda sizlere ruhsal problemlerden birisi olan panik bozukluğun belirtileri hakkında kısaca bilgi vereceğiz.
İlk olarak panik bozukluk problemi ile karşı karşıya olan kişiler; genellikle dışarıya çıkarlar. Evlerinde rahatı bulamadıklarından dolayı dışarıyı tercih ederler.
Peki panik bozuklukta ne gibi belirtiler görülür. Bunlardan da kısaca bahsedelim.
Çarpıntı; panik bozukluğun en büyük belirtilerinden birisidir. Kişi sürekli olarak çarpıntı ve çarpıntı hissi yaşar.
Göğüs bölgesinde ağrı ve göğüste sıkıntı; panik bozukluk olan kişiler göğüs bölgelerinde ağrı hissederler; aynı zamanda göğüste sıkıntı hissederler.
Sarsılma ve titreme; panik bozukluğun bir diğer belirtiside sarsılma ve titremedir. Kişi sık sık titremeler yaşar ve sarsıntı vardır.
Ateş basmaları; panik bozukluğun belirtilerinden birisidir.
Üşüme ve Ürperme; panik bozukluk olan kişide üşümeler ve ürpermeler de kendisini gösterir.
Terleme; yine panik bozukluğun belirtilerinden birisidir.
Bulantı; panik bozuklukta bulantıda görülebilmektedir.
Karın ağrısı; panik bozukluğun belirtileri arasında yer almaktadır.
Karıncalanma ve uyuşma; panik bozuklukta vücudun çeşitli yerlerinde uyuşma ve karıncanlanmalar görülebilmektedir.
Baş dönmesi; panik bozuklukta görülebilmektedir. Baş dönmesi ile beraber sersemlik gibi yan bulgularda gözlenebilmektedir.
Delirme korkusu; panik bozukluğu olan kişilerdeki en büyük belirtilerden biriside delirme korkusudur.
Panik bozukluğun belirtilerini bu şekilde sıralayabiliriz. Panik bozukluğu olan kişilerde bu belirtiler çeşitlilik gösterebilmektedir.
Panik atak ile ilgili sizlere birçok bilgi vermiştik, vermeye de devam ediyoruz. Bu konumuzda sizlere panik atağın belirtilerinden ayrıntılı olarak bahsedeceğiz.
-Kalp atışlarının çok hızlanması, kalbin yerinden fırlayacakmış gibi olması, çarpıntı, göğüste basınç bazen sol kola yayılan ağrı ve uyuşmalar…
-Bazen sıcak, bazen soğuk terleme
-Titreme, sarsılma hissi
-Boğaza bir şey takılmış hissi, çok zor nefes alma
-Soluğun kesilmesi veya çok zor nefes alma durumu
-Göğüs bölgesinde daralma ve ağrı
-Karında ağrı, bulantı ve şişkinlik
-Sersemleşmiş gibi bir hal ve baş dönmesi
-Derealizasyon (Gerçek dışılık duyguları panik yaşandığında olaylar bir sis perdesinin gerisinde algılanır, cisimler, küçülür her şey bulanıklaşır.
-Depersonalizasyon (Benliğinden ayrılmış olma hali; sanki bedenle ruh birbirinden ayrılıyor ve kişinin kendisini hissedememe, algılayamama kendisine yabancılaşma durumu oluşur.)
-Panik anında kontrolünü kaybedeceği yada çıldıracağı korkusu (kendisine, çocuklara, çevreye zarar verme korkusu)
-O esnada “yaşamım buraya kadarmış” duygusu, yani ölüm korkusu
-Ellerde, kollarda, bacaklarda, başta ve birçok yerde uyuşmalar, yanmalar, karıncalanmalar
-Üşüme, ürperme ya da ateş basmaları
Panik atağın en sık rastlanan belirtileri bunlardır.
Bu yazımızda sizlere unani yani endişenin belirtilerinden bahsedeceğiz.
Bu hastalığın ilk zamanlarında, korkudan dolayı kaynaklanan rahatsızlık ve depresif durum söz konusudur. Eğer bu koşullar sürerse;
-Ellerde titremeler
-Çarpıntı hissi
-İshal
-Aşırı terleme
-Nefes alma güçlüğü ve nefessiz kalma
-Baş ağrısı ve baş dönmesi
-Dengesizlik ve dengesiz yürüme
-Uzayda yürüme hissi
-Havada uçuyormuş duygusu
-Boşlukta asılı olma duygusu meydana gelebilir.
Son Yorumlar