Depresyon günümüzde sıkça karşılaşılan problemlerden birisidir. Depresyon ile savaşmada kişinin inancı son derece önemlidir. Bunun yanında mutlaka bir uzmana başvuru yapılmalıdır. Bu sayede hem siz, hem uzman depresyonla mücadele edecektir. Bunun yanında depresyona karşı genellikle ilaçlar kullanılmaktadır. Doktorun tavsiyesine göre uygun ilaçlar kullanabilirsiniz. Doktorunuz size bir tedavi yolu önermiş olabilir. Bu ilaç ise muhtemelen depresyon tedavisinde kullanılan bir antidepresan ilaç olacaktır. Bu arada şunu aklınızda bulundurun ki; depresyon ilaçları bağımlılık yapmazlar. Piyasada birçok türde antidepresan ilaç mevcuttur. Doktorunuz sizin için uygun olanını ve yaşam tarzınıza uyum sağlayan birini yazmış olacaktır. Bağımlılık yapmaz. Korkulacak yan etkileri yoktur.
Doktorunuza böbrek, kalp, troid vs. hastalıklarınız var ise hatırlatmanız gereklidir. Doktorunuzun planladığı randevuları aksatmamalı ilaçlara ilave olarak düzgün beslenmeli, düzenli egzersiz yapmak aile çevrenizden destek tedaviyi olumlu yönde etkileyecektir. Doktorunuzu hissettiklerinizi paylaşmak veya tedavinizdeki gelişmelerle ilgili olarak arayabilirsiniz. O her zaman yanınızda olacaktır.
Araştırmacılardan yepyeni bir araştırma daha. Kontollü olmak zihinsel olarak insanı rahatlatıyormuş. Daha sağlıklı olunuyormuş
Yaptıklarınız üzerinde ne kadar çok kontrollü olursanız bedeninize o kadar az stres yüklersiniz. Ama bu sağlıklı olmayı ya da sorunsuz bir yaşam sürdürmeyi seçtiğiniz anlamına gelmez. Bu, karşınıza çıkan sorunlann çözümleri üstünde yoğunlaşarak dikkatinizi yapamayacaklannızın değil yapacaklarınızın üstüne toplamanız anlamına gelmektedir.
Dean beklediği terfiyi alamayınca kendini olumsuz düşüncelere kaptırmış. “Berbat bir haldeydim,” dedi Dean. Alabora olmuştu. Kendini kapana kıstırılmış gibi hissediyordu. “Saatlerce hiçbir şey yapmadan oturup duruyordum. Dikkatimi bir türlü bir şeyin üstüne toplayamıyordum.”
İşyerinde yaşadığı bu büyük düşkınklığı sağlık konusundaki alışkanlıklannı da olumsuz etkilemeye başlamıştı. “Kendime sürekli olarak şöyle diyordum: ‘Yaşam çok kısa. Belki de artık her şeyi bir kenara bırakıp yaşamdan tat almaya başlasam daha iyi olacak. Bunca zaman kilo almamak için çırpındım durdum da ne oldu? Zaten artık sağlıklı olmaya çalışmanın da bir anlamı kalmadı.’”
Beslenme uzmanı Ann Norris yaşamın güçlüklerinin sağlık hedeflerini etkilediğini ve zayıflattığını belirtmektedir. “İnsanlar işlerini yitirdiklerinde ya da işyerlerinde sorunlarla karşüaştıklannda yağlı yiyeceklerin tüketimi yüzde 80′lere varan oranlarda artmaktadır,” diyor Ann Norris.
“Başlanna kötü bir şey gelen birçok kişi o anda kilo almamaya ya da sağlıklı olmaya çalışmanın hiçbir önemi olmadığını düşünebilirler. Ama aslında bu çok daha önemli olabilir, çünkü o anda bu konu onlara üstünde düşünebilmeleri, dikkatlerini bir noktada top-layabilmeleri için bir fırsat niteliğindedir.
“Keder ve endişe sırasında bedenimizin kendini savunma mekanizması üstünde çok önemli etkileri olabilecek unsurlardan biri de spordur. Spor hem fiziksel hem de ruhsal streslerin ortadan kalkmasına yardımcı olur,” diyor Ann. Bu durumda olan kişilerin her şeyi bırakma eğilimine kendilerini kaptırmamalan gerektiğini de vurgulamaktadır. “İnsanın kendisine sınır koyması kontrolü ele geçirdiğinin somut bir göstergesidir ve bu da aynı zamanda tüm kontrolü ele geçirmek için atılan ilk adımdır.”
Pennsylvania Eyalet Üniversitesi araştırmacılarının yaptığı bir araştırmada, deneklerin yarısı gürültülü bir ortama alınmış ve kendilerine böylesine gürültülü bir ortamda stresle baş edebildikleri takdirde gürültünün kesileceği söylenmişti. Diğer yarısına ise ne yaparlarsa yapsınlar gürültünün süreceği söylenmişti. Araştırmacılar her iki grubun da bu uygulamada herhangi bir kontrollerinin söz konusu olmadığını ileri sürmelerine karşın ilk grubun kontrol duygusundan söz ettiğini belirtmişlerdi.
Unutkanlık küçük çapta her yaşta görülebilen bir sorundur. Çok nadir görüldüğünde problem yoktur. Fakat unutkanlık aşırı olduğunda ve birçok şey unutulduğunda bu bir problemin işaretidir. Aşırı unutkanlık özellikle yaş ile birlikte kendisini gösterir. Yaşlıların birçoğu az veya çok unutkanlık problemi yaşamaktadır. Unutkanlığa karşı en etkili çözüm ise hafızayı güçlendirmek ve hafızayı sürekli olarak çalıştırarark aktif kalmasını sağlamaktır. Bunun çeşitli yolları vardır. En etkili yolları vereceğiz.
Unutkanlık sorunu, yaşlanan insanın en önemli korkularındandır. Özellikle 50′li yaşlar sonrasında ufak tefek unutkanlıklar ile ciddi bellek sorunları birbirine karıştırılır. Orta yaşlıların nerdeyse yarısı kendilerinde bir bellek kaybı sorununun başladığını zanneder. Hemen belirtelim! Bunların çoğu küçük ve hoş unutkanlıklardır. Hayatı tatlandıran ve keyif katanlar biraz da bu nükteli olaylardır! Belleği güçlü tutmanın pek çok püf noktası, uyulması gereken çok sayıda kuralı var. İşte önemli bazı kurallar…
- Her gün egzersiz yapın. Günde 30-45 dakika, haftada en az 4 gün yürümeye, iş saatlerinde daha çok aktif olmaya, kısa mesafelerde taşıt kullanmamaya çalışın. Özellikle yürümenin beyin sağlığı ve yeniden yapılanma sürecini olumlu yönde etkilediğini gösteren çok sayıda kanıt var. Beynin yeni yetenekler kazanabilmesi beyin hücreleri arasında güçlü ve yoğun yeni bağlantılar oluşturabilmesinin başlıca desteklerinden biri de düzenli ve ılımlı egzersizlerdir. Bizim önerimiz fırsat buldukça yürümenizdir.
- Kullandığınız ilaçları yeniden gözden geçirin. Özellikle beyni etkileyen ilaçları doktor önerisi olmadan kullanmayın. Depresyon giderici, uyku verici, ruhsal gevşetici ilaçlara komşu, eş dost tavsiyeleri ile başlamayın.
- Reçetesiz satılan ilaçları rasgele yutmayın. Doğal ya da zararsız diye kullanabileceğiniz Devamını Oku…
Panik atak tüm Dünya’da sıkça karşılaşılan ruhsal problemlerden birisidir. Panik atak özellikle genç çağda diyebileceğimiz insanların sorunu haline gelmiş bir durum olarak kendisini belli ediyor. Panik atak genellikle bazı psikolojik rahatsızlıklar ile kendini gösteriyor. Bunların başında depresyon ve obsesif kompulsif bozukluk geliyor. Obsesif kompulsif bozukluk halk arasında takıntı hastalığı olarak da biliniyor. Bunun dışında panik atağın kişiden kişiye değişmek ile birlikte birçok belirtisi bulunuyor.
Çarpıntı, nefes darlığı
Halsizlik, baş dönmesi
El ve ayaklarda uyuşma-karıncalanma
Korku, kaçma isteği
Titreme, sallanma, bayılma hissi
Çarpıntı, nefes darlığı
Bulantı, karın ağrıları ve krampları
Halsizlik, baş dönmesi
Tansiyon yükselme ve düşmeleri
Kızarma, ürperme
Göğüste ağrı, yanma hissi
Yutma güçlüğü
Bütün bu belirtilere eşlik eden endişe, ölüm korkuları, çaresizlik ve panik duyguları…
Son Yorumlar