Ağu 10

İnfeksiyöz mononükleoz yani öpücük hastalığı solunum sistemini etkiler. Özellikle çocuklarda ve gençlerde daha fazla görülür. İnfeksiyöz mononükleoz, genellikle birkaç hafta içinde kendiliğinden iyileşir. Fakat bu dönemde boğaz ağrısı, lenf yumrularında şişkinlik ve ateş gibi semptomlar görüldüğünden destekleyici tedavi uygulanması uygun olur. Hastalığın teşhisi genellikle klinik belirtiler ile konur. Bunun yanında çeşitli tahlillerde yapılır.

Hastalığın tanısı klinik bulgular yanında, kan tahlilleri ile konur.

Ortalama 1-4 haftada kendiliğinden iyileşen olgularda büyük ölçüde destekleyici tedavi yapılır. Hastaya, ateşinin olduğu ilk 2-3 hafta süresince istirahat önerilir. Parasetamol, ateş ve ağrılar için verilebilir. Reye sendromuna yol açabileceğinden aspirin tercih edilmez. Hastalar dalak rüptürlerine karşı, 3-4 hafta süreyle riskli hareketlerden kaçınmalıdır.

Hastalığın komplikasyonları oldukça nadir olup, en sık görülen komplikasyonlardan biri, bir nevi kansızlık olan otoimmün hemolitik anemidir. Bazı hastalarda; bedemciklerde büyüme, boğazda lenfoid hiperplazi ve beyaz zar oluşumuna bağlı üst solunum yolu tıkanıklığı gelişebilir. Dalak yırtılması çok nadir; ancak akılda tutulması gereken bir komplikasyonudur. Nörolojik koplikasyonlardan olan beyin iltihapları bu yolla ölümlerin en önemli nedeni olmasına rağmen; vakaların büyük kısmı iyileşme ile sonlanır.
Hastalık ile ilgili olarak aşı çalışmaları vardır, ancak henüz uygulanan bir bağışıklama yolu yoktur.

Tem 10

İnfeksiyöz mononükleoz, öpücük hastalığı olarak da bilinir. Bu hastalık özellikle solunum sistemi üzerine etkilidir. Boğaz ağrı ve lenf yumrularında şişme görülür. En önemli belirtileri bunlardır. Bunun yanısıra yüksek ateş bu hastalıkta en sık karşılaştığımız belirtiler arasındadır.

Hastanın yaşı, klinik belirtilerde önemlidir. Özellikle çocukluk çağında; lenf bezlerinde büyüme, bademcik iltihabı gibi tipik bulguların yanı sıra; boğaz iltihabı, kulak iltihabı, karın ağrısı ve ishal gibi belirtilere de neden olabilir. Genç ve erişkinlerde ise; yüksek ateş, boğaz ağrısı, lenf bezlerinde şişme ve kanda atipik hücreler görülür. Genellikle 3-5 gün kadar süren halsizlik, iştahsızlık, bulantı ve sigaradan tiksinme, batında dolgunluk hissi, kas ağrıları, ateş basması, üşüme, titreme, terleme gibi belirtileri görülebilir. Hastalar en sık boğaz ağrısı şikayeti ile doktora başvururlar.

Hastaların büyük bir çoğunluğunda öğleden sonra 40°C’yi bulan ateş görülür. Ateşli dönem ortalama 10-14 gün kadar sürer. Bedemcikler büyük, boğaz kızarık görünümlü ve bezen beyaz zar ile kaplı olabilir. Boğaz ağrısı şikayeti 7-10 gün kadar devam eder. Bazı hastalarda yumuşak-sert damak birleşim yerinde 1-2mm. çaplı kırmızı lekeler görülebilir. Bazı hastalarda göz etrafında şişlik görülebilir. Olguların çoğunda arka boyun kısmında lenf bezi büyümesi vardır. Bazı hastalarda karaciğer ve dalak büyümesi görülebilir. Bazı hastalarda ise; gövde, el ve ayakların üst tarafında döküntüler görülebilir. Ampisilin kullananlarda yaygın döküntü ortaya çıkabilir ve ilacın kesilmesi ile bu döküntüler kaybolur.

Hastaların yüzde 90′ında karaciğer enzimleri normalin 2-3 katına çıkar. Yaşlılarda ender görüldüğü için, hastalığın tanısı hayatın geç dönemlerinde güçlükle konulur. 40 yaşın üzerindeki toplumun yüzde 6′sı EBV infeksiyonuna yatkındır. Yaşlı kişilere gençler ve çocuklara göre belirti ve bulgular daha farklıdır.

Kas 26

Bu yazımızda sizlere yine sıkça karşılaşılan sorunlardan olan solunum yetmezliğinden kısaca bahsedeceğiz. Solunum yetmezliğinin birçok nedeni olabilir bu nedenlerden ve tedavisinden bahsedeceğiz.

Solunum yetersizliği Akciğerlerin istirahatte gaz değişimini gerektiği kadar yapamaması. Solunum yetersizliği, solunumun güçlükle ve nefes darlığı ile yapıldığını gösterir. Solunum yetersizliğinde olan hastada bütün gayretine rağmen, daha iyi bir solunum yapılamaz ve kişi hava açlığı duyar. Nefes darlığının teşhisi şahsi değişiklikler gösterdiğinden ve abartılmış bir his de olabileceğinden bunu, kandaki gaz basınçlarıyla tayin etmek en emin yoldur. Bunun için kullanılan iki kan gazı değeri vardır; bunlar, atardamarlardaki oksijen basıncıyla yine atardamarların karbondioksit basıncıdır. Solunum yetersizliğinin Devamını Oku…

Ağu 25

Özellikle soğuk kış günlerinde hemen hemen herkesin boğazı ağrımıştır. Boğaz ağrısı basitte olsa insana rahatsızlık verir. Bu ağrı gerekli tedaviler ve uygulamalar yapılmaz ise kış sonuna kadar devam eder. Şimdi sizlere boğaz ağrısını gidermek için yapılan araştırmanın püf noktalarını anlatacağız.

Fransız “Prescrire” tıp dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, sert şekerleri emerken tükürük bezleri harekete geçiyor, dolayısıyla yutkunma artıyor, şekerlerin yanındaysa sıcak içecekler içmek boğaz Devamını Oku…